17 Ekim 2009 Cumartesi

geri sayım

2 yaşımızı doldurmamıza sadece 6 gün kaldı:)) ...
  • artık bana anne diyor..allahım ne büyük mutluluk. abba lıktan anneliğe terfi etmek:)
  • arabalar vazgeçilmezimiz. hele ağzıyla sürmesi yok mu gel beni ye bitir diyor.
  • kelimelerimiz cümlelerimiz arttı.
  • iyi ki doğdun eren dediğimizde başlıyor oynamaya üflemeye çalışıyor.
  • apartmandan çıkarken kapıdaki aynadan saçlarını düzeltmeden çıkmıyor.::)
  • yorgan yastık battaniye hastası. odanın ortasına getirip içine girip iyidecelerr diiyp yatıyor. ama uyumak yok:)
  • çok güzel top oynuyor. atmalarını geliştirdi. yakında avizeye ulaşacak.
  • kıyafetlerini kendi seçiyor cici cici diye seviyor.
  • güzel hatun hastası . tv de gördüğü an kitleniyor.:)

annecim seni çok seviyom ben..

13 Ekim 2009 Salı

sahipli eşyalar..
















sevgili (http://sudenazarabaci.blogspot.com/ ) eylemcim bi psotunda sude'nin eşyaların sahiplerine ait olması gerektiği takıntısı yazmıştı. aynı durum bizdede başladı.
dün çorapları katlıyorum eren'le başladık oynamaya. ten çoraplara 'annii', babasının çoraplarına 'babba'' diye diye ayırdı. ama bu artık zıvanadan çıktı. yastıktan tutnda bardağa kadar herşeyin bi sahibi var.
çakmak görür ''baba''
bim poşetini görür 'dede'
krem görür 'anni''
akşama kadar eşyaların sahiplerini sayıklayıp duruyoruz:))
dil gelişimimiz iyice artmaya başladı. yavaş yavaş sohbetlere ible başaldık artık. her dediğimizi tekrarlıyor. şu sıralar favori sözcüğü ''bak bi'':))) geçen gece uyuttum yatırıyorum uyku arasında bile bak bi diyordu:))
kitap hastasıyız. saatlerce bakıyor anlatıyor taklit ediyor. bende fırsat buldukça kitap alıyorum oğluşuma.
araba hastalığımızda git gide artıyor. benide yanına çağırıyor düüütt düüüt diye diye ana oğlu deli gibi araba sürüyoruz.
günler böyle karmaşa telaş ilklerle dolu dolu geçiyor. 2 yaşına az kaldı. dün gibi...yaş günümüzü yine aile arasında kutlayacağız.

11 Ekim 2009 Pazar

olmalı mı olmamalı mı?

dün sabaha karşı sancılar içinde kalktım. midemde acayip bir sancı vardı. bi yandan midem bulanmaya başladı. güne çok kötü bi şekilde başladım.
eren kalktı çocuğa kahvaltı hazırlanacak temizlenecek ama bende derman yok ..eşim biraz oyaladı falan ama olmadı. kalktım sancılar içinde kahvaltısını hazırladım. temizledim yedirdim ve babaya teslim ettim. erenimonun da bu arada burnu akıyor sürekli. ama maşallah hiç hasta hali yok ordan oraya hoplayıp zıplayıp duruyor.
akşama kadar tek lokma yiyemedim. kuzumla ilgilenemedim. yavrum gel kaak oynayalım diyor ama kalkmaya mecalim yoktu. oturdu tv falan izledi. ama ben hiç rahat edemedim.
anne olunca hasta olmak bir lüks bence. olmamalıydı...hasta olmaya hakkım yoktu diye düşündüm durdum. oğlumla ilgilenemedim. yediremedim içiremedim. akşama doğru babasıyla dışarı çıktı. ben biraz uyudum tabi sancı girmediği sürece.
sonra annem ve babam geldi çorba yaptılar ailecek içtik. tam uyuduk derken eren mızmızlandı. gece boyunca salladım onu. sabah kalktık cavidan olmuyor ne olursa olsun kalk diren dedim.
kahvaltı çamaşır süpürme faslı derken minno uyudu.
bazen hiçbişeyi yeteri kadar beceremediğimi layığıyla yapamadığımı düşünüyorum. eren'in annesi olmalımıydım olmamalımıydım diye düşündüğüm zamanlar olmuyor değil:(

6 Ekim 2009 Salı

fotoaşk







5 Ekim 2009 Pazartesi

calliou(kayyu)


erenimonun son favorisi kayyu...bizde eren sayesinde izliyoruz.

kayyu hayatta görebileceğiniz en mükemmel çocuk. annesine her şekilde yardım ediyor,kardeşine bakıyor,babasına yardım ediyor. hiç inatçılık etmiyor. zamanında yemeğini yiyip zamanında yatağına gidip yatıyor. daha 4 yaşında..

sürekli araştırmacı bişeyler öğrenmeye çalışıyor. aileside mükemmel ötesi.

annesinde müthiş bir sabır var. hiç ama hiç kızmıyor. sürekli çalışıyor. babada ideal erkek. anneye yardım ediyor. küçük bebeğin bakımın üstleniyor. çamaşır ev süpürme valla elinden her iş geliyor.

babanne ve dede mükemmeller. herbirinin hobisi var. hiç oram ağrıyor buram ağrıyor demiyorlar.

biz eşimle bayılıyoruz bu çizgi filme. ütopik olması bizi cezbediyor sanırsam:)

bide kayyunun ''tamaaaaaaaam'' demesi evimizin yeni sloganı.

2 Ekim 2009 Cuma

eren'in arabaları


arabaya binilir yola çıkılır.

derken bir toros geçer.

erenimo ''dedenin dütdütü''

''evet oğlum dedenin''

yola devam edilir. peoguet geçer.

erenimo ''ibin (emin) in dütdütü ''

''evet oğlum eminin dütdütü''

opel geçer ''baanın dütdütü''

''evet oğlum babanın dütdütü''

bu böyle sürer gider. allahtan diyorum çok kalabalık değiliz. yoksa kafamız araba muhabbetinden patlayacak:))

30 Eylül 2009 Çarşamba

öylesine...

içimde öyle şeyler birikti ve birikmeye devam ediyor ki..neyseki eren var. beni oyalayan telaşlandıran hayatın o acımasız akıntısına kapılmaktan kurtaran oğluşum var.
bazen bi an geliyor olmasaydı diyorum. eren şu an olmasaydı diyorum ne yapıyor olurdum yada olurduk..
ben okula gider bütün etkinliklere kurslara görevlere katılır deli gibi çalışır evde özel ders verir bilgisayar başından kalkmaz akşam eşim eve gelir iki kelam konuşulmaz ben odaya gider ağladıkça ağlardım. belki geceleri uyurdum sabahları 11 lerde kalkardım arkadaşlarımla dilediğim gibi dolaşır laklak ederdim. boşluktan sıkılır içime attıkça atar düşündükçe kahrolurdum.
iyi ki olmuşsun oğluşum. seninle sabahın köründe kalkmak,peşinde gün boyu deli divane olmak,matematik öğretirken her an aklımda olmak,hadi uyu yavrum diye yalvarmak,gece uykularımı bölmek...bunlar dünyaya bedel.
içimdeki o derin acıyı dindirdiğin için teşekkürler benim güzel oğluşum ...hayatıma nefes olduğun için tşkler aşkım.
öylesine..