27 Eylül 2010 Pazartesi

okul yolunda....

sabah kalktık. saat 6 civarı. Erenimo okul için motive edildi. Bunun için giydirilip foto çekildi. (terlik ayrıntısına dikkat çekerim. bu ayrı bi post konusu)
Önden arkadan sağdan soldan her yönden çekim yaptık..

Gül diyince aniden dişler görünüyor..








Sponsorumuz Ben 10 abiye teşekkürler...


21 Eylül 2010 Salı

Öyle Bir Geçer Zaman ki...........


Dizi enflasyonu yaşandığı şu günlerde seçerek izlediğim dizilerden biri oldu. Henüz 2. bölüm yayınlandı ama beni aldı götürdü. Özellikle 68 dönemi yaşananlar hep ilgimi çekmiş kitaplarını belgesellerini filmlerini izlemişimdir.

Şimdi bu miniğin bloğunda dizi ne alaka diyeceksiniz.. Erenimo ile yatmadan önce kol sevme seyansları yaşarız. Kucağıma yatar elini koluma götürür sevmeye başlar. Benim için terapi gibidir o anlar. İşte bu akşam dizinin bir bölümünde öyle bir sahne vardı. Gözlerim dolu dolu izledim. Osman'ın yanına yattı annesi minik annesine döndü gömdü başını göğsüne ve kolunu sevmeye başladı. İşte o an koptum. Sonra elleriyle annesinin saçlarını okşadı.

O an anladım oğlumla aramızda kurduğumuz bağ bambaşka...Emmeyi bıraktığında çok yıkıldığımı ağladığımı beni sevmeyecek artık dediğimi hatırlıyorum. Şİmdilerde aklımda inşallah kucağımı kolumu bırakmaz diyip duruyorum.

Zaman bizim öyle bi geçsin ki hep tebessümle hatırlayacağımız anılar bıraksın...

20 Eylül 2010 Pazartesi

ömey bana ayaba veymiyooo

bu cümle beni o kadar mutlu etti ki...hani niye diyeceksiniz? içinde bir sürü olumsuz durum var?
Erenimo'nun kreş macerasını hepimiz biliyoruz. Biraz sancılı bir süreç olsa da sonunda alıştı. Ama kreş dönüşü fazla dönüt alamadığımız için kreşte yaşadıkları bizim için bilmeceden öteye geçemedi.
Bu akşam oğluşla kuleler yapıp yıkıyoruz. Araba yarışları oynuyoruz derken birden ''Ege'nin terlikleri var'' dedi. ( bu arada terlik manyağı bir oğluşum var)
'Ege kim oğluşum okuldan mı dedim''
'' ötmennlerim ona ege diyorlar dedi.''
hazır iletişim başlamışken kurcalayım dedim.
''hımm peki arabaları kimle oynuyorsun okulda''
''atahan ve ömeyle oynuyorum ''dedi ve devam etti.
'' ama ömey bana ayaba veymiyooo''
ben gülmeye başladım '' peki sen ona veriyor musun?
''hayır'' dedi
böyle devam etti. Aslında ömer'i çok seviyormuş. Onunda memişi varmış:)) gibi bir sürü şey anlattı.
AH güzel oğlum arkadaşın olmuş kavgalara başlamışsın kendince diyaloglar geliştirmişsin.
Sen büyümüşsün...

17 Eylül 2010 Cuma

neler...neler..
















uzun zaman oldu bloğa yazmayalı. resim video yüklemesi yaptım ama elim klavyedeki tuşlara bir türlü basmadı.





bayramda tatile gittik. uzun zamandır ihtiyacımız olan bişeydi. alanya'da aska costa otele yer ayırttık. Yolculuğumuz çok keyifli geçti. Eren koltuğunda bizimle sohbet ederek ve bazen uyuyarak tamamladı yolunu. Otelimiz çok rahattı. Büyük yatak dışında iki tanede küçük yatak vardı. Erenimo yemek olayı dışında herşeyi keyifle yaptı. Bol bol havuza atladı kaydı kendince yüzdü. Mini discoda sadece seyir keyfi yaptı.





Bir ara ev diye tuttursa da herşey güzeldi.





Dönüşte ertesi gün kreşe nasıl gidecek diye düşünürken hiç ağlamadı! Öğretmenlerine tatilini anlatmış. Discoda oynadığını söylemiş. İçim çok rahat artık. Seviyor ve seviliyor oğluşum.





Okul başladı..bu sene herşey çok farklı olacak...





5 Eylül 2010 Pazar

NEHİR....

en zor yazım olacak..katıla katıla ağlamak istiyorum ama sessizce süzülüyor yaşlarım..
annesinin deyimiyle nehir'im akıyor..
http://http://nehir-im.blogspot.com/2010/09/nehirim-akyor.html

1 Eylül 2010 Çarşamba

fotoroman

en büyük huzur keyif...kollarımda erenimo. kokusu burnumda , nefesi nefesimde..
poz veren erenimo...ben lisede öğrenmişken bilgisayarı şimdilerde 3 yaşında bir bebe herşeyini biliyor.





seni seviyorum aşkım...