terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terrible two etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2010 Pazar

İSTEK SAATİ

davulla oyuncaklarına verdiği kısa konser...
Anne tüm işlerini bitirmiş kendini koltuğa tam bırakacakken ordan bir ses duyulur.

- Anne su ittiyooom.

Anne ilk seferinde gider suyu verir. Eline dergisini alır tam okuyacakken bücür bitiverir yanında...

- Anne kek ittiyoom.

Anne içinden oflar puflar ama emir büyük yerden hiç sesini çıkarmaz keki verir. Kek biter ortalık toplanır yeniden su verilir.

Anne gerçekten oturmak istemektedir.

_Anne kakam vaaamışş.

Birlikte tuvalete gidilir bücür klozete oturtulur yanında anne de tabureye oturur. Saatlerce konuşulur aynı sorular defalarca sorulur ve aynı cevaplar verilir. Temizlik seyansı biter. Nihayet oturma safhasına geçilir.

Anne az da olsa dinlenir. Sonra akşamın 9'unda bücür başlar deli gibi ağlamaya ....

- Ben davul ittiiiiyooom. Bana davul almayı unuttunuz...

Önce hiç oralı olmaz anne baba..Ama ağlama hiç bitmez. Yaklaşık 15 dakika ağlar da ağlar. Dayanamayan anne baba ikilisi apar topar biner arabaya açık olan markete gidilip davul alınır..

GÜnünmüz sürekli Eren'in bitmek bilmeyen istekleriyle geçiyor. Asla şikayetçi değilim ama bazen çok yoruyor ve imkansız olabiliyor. Sınırı bilmediği zamanlar oluyor..Ve son zamanlarda cevap veriyor bize. ''hayır uyumam''.''gitmem'' ''yemem'' ''giymem''...

2 yaştan sonra herhangi bir sendrom varmıydı benim kaçırdığım...

30 Kasım 2009 Pazartesi

bayram..

öncelikle hepinizin geçmiş bayramınızı kutlarım..huzur sevgi mutluluk dolu nice bayramlar dilerim..
bu bayramda gezdik eğlendik tatilin tadını çıkardık ve sona geldik..yarın okul zamanı..erenimo bize bizde erenimoya daha çok alışıyoruz iş zamanı gelince sudan çıkmış balığa dönüyoruz.
minno daha bi dillendi,daha bi inatçılaştı ve sinirli bi hal aldı..geçer bu da geçer diyip sineye çekiyoruz.
yazacak çok şey var ama toparlayıp bi türlü yazamıyorum...yazasım yok ..
bugün küçük kardeşin doğum günü kutlarız labiş...
sevgiler bizden..

29 Ekim 2009 Perşembe

reset


bu hafta uzun bir tatile merhaba dedik oğluşumla. pazartesi doğum gününü yaptık ve ogün çok yoruldum. gece bir boğaz ağrısıyla uyandım. panik olmadım desem yalan olur. televizyonlarda bangır bangır domuz gribi haberleri yapılırken boğaz ağrısı beni biraz korkuttu. hafta sonu evi zaten çamaşır suyuyla dezenfekte etmiştim. Allahım toplumca panik havası sardı bizi.

salı günü ses kısık biraz burun akıntısıyla okula gittim. öğretmenler olrak risk gurubunda en önde gelenlerdeniz. öğrencilerime ıslak mendil kolonya almalarını tembihlemiştim. Allahtan almışlar. her teneffüs sıralarını sildiler. velileri okula çağırıp detaylardan bahsettik. aslında herkes bilinçlenmiş öğrencilerimiz bile..

çarşamba boş günüm olduğundan uzun bir tatil yapma fırsatı doğdu benim için. ama hastalık beni mahvetti. öksürük eklendi bide dinlenemeyince hala sesim kısık öksürük devam ediyor.

en büyük korkum eren. ona çok yaklaşmamaya çalışıyorum ama velet paçamı bırakmıyor. dinlenmeme izin vermiyor. bugün resmen başımın altından yastığımı çekti. şu sıralar ne beni ne babasını oturtuyor. gel gel diyerek bizi evin içinde dört döndürüyor. ne yapmak istediğini de bilmiyor aslında. elimden geldiğince oyalamaya yeni oyunlar bulmaya çalışıyorum ama olmuyor. adapte olamıyor dikkatini vermiyor. hareket halinde ve isyankar. en ufak kaş çatmamızda bile elini yüzüne kapatıp ağlıyor. bazen ağlama numarası yapıyor. bu konuda çok dertliyim. bir türlü mutlu edemiyorum erenciği..bu durm ayrıca beni streslendiriyor. nerde neyi yanlış yapıyorum diye. aslında yaşadığımız yerin kısıtlı şartları eren'e istediğim şeyleri vermemde beni engelliyor.

eren'in oyun arkadaşlarına ve bol bol enerjisini atacağı bir yere ihtiyacı var. ah bahçeli bir evim olsun ne çok isterdim. çok bahaneler yaratıyorsun şikayetleniyorsun diyorsunuz ama son zamanlarsa bu durum beni darlandırdı.

oğluşum bunlarla birlikte büyüyor. her dediğimiz anlıyor. işine gelince yapıyor. gezmeye parka bayılıyor. havalar soğuyunca bizi zor günler bekliyor kesin. herkese çok yakın...abi abba diyerek çağırıyor yanlarına gidiyor. kitaplara dergilere bayılıyor. belkide birlikte yaptığımız en kaliteli etkinlik o oluyor. dergilere bakıp resimleri anlatıyoruz. hatta geçenlerde benim ders kitapalrıma bakıyordu. kümelerle ilgili bölümlerdeki resimleri kayyu ya benzetti. eşimle koptuk resmen. kayyu kel olduğundan daire şekline kayyu diyor:))

yazdıkça yazasım geliyor pek benim tarzım değil bu ama ne biliyim dedim ya sıkıldım. bi reset lazım bana:)))

herkese gripsiz günler diliyorum..

10 Eylül 2009 Perşembe

erenimo anneyle okula giderse....

seminerler başladığından beri eren ferteğe babannesine gidiyordu. ama bu hafta inatla gitmek istemedi. ağladı bağırdı çağırdı. babannesi bize geldi ondada kadıncağızı mahvetmiş. evin içinde ordan oraya savrulmuşlar. işten bi geldim apartmanın kapısında topaç çeviriyorlar. babannemiz çok yorulmuştu. bende okula götürmeye karar verdim.
iki gündür benimle okula geliyor. keyifler gıcır. herkes onunla ilgileniyor. ordan oraya koşturuyor. karıştıracak biçok şey var. ama ben harap bitap vaziyette eve kendimi zor atıyorum. çünkü merdiven hastası olan deli oğlum bi türlü rahat durmuyor. en tehlikeli yerleri buluyor.
diğer arkadaşların çocukları da geliyor. bazen oynayabiliyorlar. eren biraz kendi haline takılıp keşfetme arzusunda olduğundan oyun onlara pek cazip gelmiyor.
bugün oynadıkları nadir zamanların birinde Atatürk büstünün çevresindeki saksılardaki kumları birbirlerine atmışlar. bi baktım hepsi kum havuzuna dönmüş. iki gündür eve geliyoruz hooop banyo ve uyku. bende kendimi kanepeye atıyorum. sadece bakıyorum. kafayı dinliyorum ayaklarımı dinlendiriyoum.
ev temizlenmeyi bekler halılar yıkanmayı ...herşey bekleyip duruyor. haftaya halletcem inşallah.
eren 2 yaş sendromuna fena yakalandı bizide yakaladı maalesef. sürekli hareket halinde ilgisini toplamıyor. tırmanma koşma zıplama faaliyetleri daha cazip geliyor. beni dinlemiyor inadıma yapıyor. bağırıyor inatlaşıyor..
şikayet yok cavidan herşeye rağmen afacan sağlıklı bir oğluşun var dimi.
p.s: sel felaketini yaşayan herkese geçmiş olsun diliyorum. ülkemiz bi daha bu felaketleri yaşamasın diliyorum.

19 Haziran 2009 Cuma

terrible two ve sağır eden bağlıklar..

bu haftayı sağ salim delirmeden bitirdiğim için çok ama çok mutluyum. seminerler evde sürekli bağıran kıran döken bir yumurcak ve bir türlü ısınmayan havalar..
eren müthiş şekilde değişim gösterdi bu hafta. maalesef bu değişim hiç te iyi yönde olmayan bir değişim oldu. terrible two pençelerini oğluma taktı ve bizde nasibimizi alıyoruz.
sürekli bağırıyor istediği yapılmadığında vuruyor kırıyor döküyor ağlıyor v. s ve bu durum günün her saati baş gösteriyor. eren çok sakindi ve fazla inatlaşmazdı ama sanki sihirli bir değnek değdi ve tamamen değişti bıdık.
babannesini çok iyi kullanıyor ben fazla istediğini yapmamaya çalışıyorum ve bana tepki gösteriyor. ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. bazen sabrım taşıyor bağırıyorum ben bağırınca o da aynen bana bağırıyor ..çaresiz bir durumdayım.
okul tamamen bitince artık işi elime alacağım. bu durumuda kazasız belasız atlatmaya çalışacağım.
ayrıca bu hafta bu kadar bunalımdan sonra bi değşiklik yapıp saçımın rengini değiştirdim. umarım fırsat bulur foto çektirrisem blogta paylaşacağım.
herkese sevgiler...