Yazasım var...ama nerden nasıl başlayacağımı neleri yazacağımı bir toparlayabilsem. Erenimo ile yaşadığımız anlık görüntülerden sohbetlerden mi bahsetsem; hayatın içinde kayboluşumu hissettiğim yalnızlığın ve korkularımdan mı bahsetsem.
Şimdi baba oğul fosur fosur uyuyorlar. Uyumak insanları ne kadar masum saf temiz bir hale sokuyor. Hele Erenimo..uyurken ona her baktığımda gözlerim doluyor. Kızdığım anları yada istediği bişeyleri yapamadığım anları düşünüyorum. Uyurken çok masum oluyor.
Sabah olacak yatağından kalkacak ''anneee ben tenli su ittiyoom' diyecek. Hemen suyu gelecek. Kıyafetlerini getirmeye başladığım anda ağlamaklı bi sesle ''okula gitmiceeem'' . Binbir tebessüm ikna yöntemiyle arabaya bineceğiz. Koltuğuna kurulacak hiç konuşmayacağız. Okul yoluna girdiğimiz anda ben gitmeeem diye ağlayarak kucağımda okula teslim edeceğim...
DÜn gece rüyasında konuşuyordu..''Anneme götür beni diyom sana'' . Çok güldük babasıyla.
Hele diyologlarımız...
Kıyafetini giydirdim. ''Eline şağlık anne''
''Afiyet olsun bitanem''
'Anne o yemekte söylenir...''
''Anne pencereyi açma sinek girer.''
Soruları hep değişik hem de cevaplanamayan türden. Cevaplarken genelde gerçeklerden bahsetmeye çalışıyorum ama bazen öyle bi soru soruyor ki bakakalıyoruz..
Oyuncaklarıyla ilişkisi günlük kısa ilişkiler. Çok maymun iştahlı ama bir oyuncağına taktı mı günlerce gözününü önünde tutuyor. Oynamasa bile onun varlığını hissetmek istiyor sanırsam.
Evde tüm mahalleye yetecek top var. Küçük büyük renklisi baskılısı yani her türden topları var. Gün içerisinde oynadığı süre maksimum 5 dakikadır. Ama onlar gözünün önünde olmalıdır.
Arabaları aynı modelden her renk olma kaydıyla sayılamayacak kadar...Onları sıraya dizip koca bir galeri yapma girişimleri oluyor genelde. Çok güzel araba sürer. Kontağı çevirir çalışma sesini verir ve ıııııın ııııııııın diyerekten evi dolaşır. Belki oynama süresi en fazla bu oyuna ayırır.
Dergilere gazetelere bakmaya resimleri yorumlamaya bayılır. Ama bunu birlikte yapmalıyız. Ne hikayeler türetiriz dergideki resimlerden. Tabi ki favorilerimiz anne bebek dergileridir.
Gece uyanmaları çok olduğu ve artık beni çok yıprattığı için yer yatağı yapmayı denedim. ve çözüm oldu sayılır. Anne oğul oturma odasına taşındık. Baba yatak odasında saltanatını ilan etti. En azından bir kere uyanıp su istiyor. Yer yatağını sevme nedeni 360 derece dönüp yattığı noktaya geri dönmeyi başarabilmesi sanırım.
Yemek düzeni özellikle kreşe başladıktan sonra çok ilerledi. En azından boğazından çorba dışında değişik tatlar geçmeye başladı. Makarna pilav patates börek...Yemek yemeği bir ritüel halinde yapıyoruz. ''ömlüğü getir anne'' önlüğü takılır kaşıklamaya başlar. Tabi bu süreç oyuna dönmediği sürece muhteşem bişey.
Tuvalet eğitimimiz tamamen bitti. Artık çiş kaka doğruca klozete...Gecede kaçırmak yok.
En kötü özelliği saplantıları yada takıntıları diyeyim..Örneğin bir terliği var sürekli ayağında gece yatarken bile...Ben10 baskılı bir bardağı var suyu sadece onda içiyor. Çorapları asla uzun olmayacak..
Yazasım vardı yazdım gitti...