öncelikle hepinizin geçmiş bayramınızı kutlarım..huzur sevgi mutluluk dolu nice bayramlar dilerim..
bu bayramda gezdik eğlendik tatilin tadını çıkardık ve sona geldik..yarın okul zamanı..erenimo bize bizde erenimoya daha çok alışıyoruz iş zamanı gelince sudan çıkmış balığa dönüyoruz.
minno daha bi dillendi,daha bi inatçılaştı ve sinirli bi hal aldı..geçer bu da geçer diyip sineye çekiyoruz.
yazacak çok şey var ama toparlayıp bi türlü yazamıyorum...yazasım yok ..
bugün küçük kardeşin doğum günü kutlarız labiş...
sevgiler bizden..
30 Kasım 2009 Pazartesi
25 Kasım 2009 Çarşamba
öğretmek..

17 eylül 2002 tarihinde ilk adım attım okuluma...bıcır bıcır öğrencilerim..üni yıllarında öğrendiklerimdden çok farklı bir ortamdı...8. seneye başladım öğretmenlik hayatımın..geçte olsa tüm öğretmenlerin öğretme arzusuyla yanıp tutuşan herkesin öğretmenler gününü kutluyorum..
bizde liste çok ama yazacağım...
annecim
babacım
küçük kardeş
emin
dayılarım
yengecim
kuzenler...
öğretmektir bizim aşkımız...
23 Kasım 2009 Pazartesi
25 aylık olduk..

ah zaman su misali akıp giidyorsun biz daha ne olduğumuzu anlamadan.küçük sıpam koca dana oldu artık..25 aylık olduk...çok daha büyüdük benliğimizi kazandık.olmazsa olmazlarımız beğendiklerimiz beğenmediklerimiz sözcüklerimiz cümlelerimiz sevgilerimiz var..
seni seviyorum benim akıllı fındık kurdum..
Fiziksel gelişim2. ve 3. yaşlarda boy ve kilo artmaya devam eder. Ama bu artış ilk yıldaki kadar hızlı değildir. Büyüme hızı zamanla azalır. İki yaşında çocukların boyu yaklaşık 83 - 86 kilosu ise 12 - 14 kilodur; üç yaşında bir çocuğun boyu 93 - 96 cm ve ağırlığı da 14 - 16 kilo civarında olur. İki yaş çocukların 20 süt dişi vardır ve 3 yaşına kadar bu dişlerin çoğu tamamlanır.
Hareket gelişimiBu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır. Ellerini ve parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir kaptan diğerine su boşaltabilir, 5 - 6 küp üst üste koyabilir, topu havadan atabilir. Dendesi oldukça gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top oynayabilir ve yardımla veya yardımsız merdivenlerden aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları cesaretlendirirlerse, bu becerileri hızla gelişecektir. Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini kendileri giymekten çok hoşlanırlar. Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla çocuklarının bu becerilerini geliştirmeleri için onlara fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm nesnelerle oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından itibaren objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı ve sınıflandırmayı becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6 - 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz seramiği ile oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır ama müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına katılıp kendilerini lider gibi hissettirmeniz kendilerine olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişimBu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha dikkatle incelemeye ve yetişkin rollerini daha iyi taklit etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri artmıştır ve oyunlara konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan olayları ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı nesneleri sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az ve çok kavramlarını anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri eşleştirebilirler. Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu, farklı renkteki ve objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri eleştirme oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuz bu dönemde basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimiBu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki kelimeyi yan yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır. Geçmiş yaşantılarını basit bir şekilde anlatır, kendini ve duygularını ifade etmek için sözcükleri kullanabilirler. Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin altına giden topu vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle birlikte bizlerin en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişimÇocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır. 2. yıldan sonra bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir. Diğer çocuklarla oyun oynamaya başlayabilirler, ancak gene de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun süreleri kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz arkadaşlarınızın çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa, onun bencil bir çocuk olduğu yargısına varmanız kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir özelliği olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat oyun oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin üzgün ya da kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilirler. Bu dönem çocukların korkular ve fobiler geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve farklı olan herşeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu değişime kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının yersiz olduğunu anlatmak yerine onların kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar.
Hareket gelişimiBu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır. Ellerini ve parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir kaptan diğerine su boşaltabilir, 5 - 6 küp üst üste koyabilir, topu havadan atabilir. Dendesi oldukça gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top oynayabilir ve yardımla veya yardımsız merdivenlerden aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları cesaretlendirirlerse, bu becerileri hızla gelişecektir. Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini kendileri giymekten çok hoşlanırlar. Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla çocuklarının bu becerilerini geliştirmeleri için onlara fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm nesnelerle oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından itibaren objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı ve sınıflandırmayı becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6 - 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz seramiği ile oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır ama müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına katılıp kendilerini lider gibi hissettirmeniz kendilerine olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişimBu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha dikkatle incelemeye ve yetişkin rollerini daha iyi taklit etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri artmıştır ve oyunlara konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan olayları ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı nesneleri sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az ve çok kavramlarını anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri eşleştirebilirler. Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu, farklı renkteki ve objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri eleştirme oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuz bu dönemde basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimiBu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki kelimeyi yan yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır. Geçmiş yaşantılarını basit bir şekilde anlatır, kendini ve duygularını ifade etmek için sözcükleri kullanabilirler. Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin altına giden topu vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle birlikte bizlerin en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişimÇocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır. 2. yıldan sonra bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir. Diğer çocuklarla oyun oynamaya başlayabilirler, ancak gene de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun süreleri kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz arkadaşlarınızın çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa, onun bencil bir çocuk olduğu yargısına varmanız kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir özelliği olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat oyun oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin üzgün ya da kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilirler. Bu dönem çocukların korkular ve fobiler geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve farklı olan herşeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu değişime kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının yersiz olduğunu anlatmak yerine onların kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar.
http://www.annecocuk.com/ alıntıdır.
21 Kasım 2009 Cumartesi
anne oğul agulaşmaları



- anneee anneee
- efendim oğluşum
-geeel
- noldu
- döktüüü
-olsun annecim toplarız
...............
-anneeeeeee
-efendim
-bopu ve
- annecim uyuyacaksın
- bopu veee
.......................
oyuncaklarıyla oynarken ambulansı görür.
- anneee bak doktu
-aa evet oğlum doktor arabası
- anneee vaaav vaaav ( ambulans sesi yapılır.)
...............................
oğluşumla artık gözlerle konuşmuyor resmen çene çalıyoruz..sevincimi paylaşayım dedim:)))
17 Kasım 2009 Salı
neler neler...
çok ama çok hastayım izin aldım..bu grip salgını bizi vurmadan olmazdı öğretmenliğin garip cilvesi sanırım.
neler neler yapıyoruz biz..
neler neler yapıyoruz biz..
- cümle kurmaya başladık..geç oldu konuşmamız ama güç olmadı çok şükür.
- acayip inatlaşmaya ayaklarımızı yere vura vura ağlamaya başladık. ve istediği yapıldığı an o salya sümük ağlayan velet bi anda kuzu kesiliyor.
- gece uykularımız yiner azap oldu sürekli uyanıp anne anne baba diyerek resmen yoklama alıyor.
- kitap okumaya resimlerle konuşmaya bayılıyor.
- birlikte resim yapmaya bayılıyor. en çok ta kayyunun resmini yapıyoruz.
- elleri kirlendiği an yada üzerine bişey döküldüğü an ammaaan diyerek yanıma geliyor temizlettiriyor. bu kadar da olunmaz ki oğluş...
- diş macunuyla diş fırçalamaya başladık...
- bugün kek yaptık fındığımla...bayıldı ..
- müzik duyduğu an kafayı sallamaya başlıyor rock çı olacak küçük sıpam benim.
13 Kasım 2009 Cuma
imaj yeniledik..





anne oğul bu hafta imaj çalışması yaptık...erenimonun saçları uzamıştı bizde hop bi akşam berbere götürdük. önceki deneyimlerimiz oldukça yorucu ve salya sümük olduğu için biraz endişelendik ama sanki sihirli bi değnek değmişti oğluşuma. tabi koltuğa ben geçtim eren benim kucağıma kuruldu ve amerikan traşı yaptırdık fındığıma.
anneside ertesi gün kuaföre gitti bi güzel perçem kestirdi 5 yaş gençleşti birden:)) oğluşumda yanımdaydı . abisi keserken o da izledi.
son zamanlarda eren çok inatçı ve çabuk sıkılan bir çocuk haline dönüşmeye başladı. sürekli gel kalk otur evde robot haline döndüm. hiçbişeyden memnun değil. youn oynamaktan oyuncaklardan sıkılıyor. tvde sadece kayyu izliyor. seçici bu konuda..ama bende bittim nasıl memnun edeceğimi bilemez oldum. artık arkadaş istiyor sanırsam. biz yetersiz kalıyoruz. havalar boğucu domuz gribi telaşı da ekleninice bu hafta imaj çalışmamız dışında sıkıcı idi.
sevgiler.
10 Kasım 2009 Salı
mim..
tatlı batıkan'ın annesi beni mimlemiş. şu günlerde başlayan kitap aşkıma uygun bir mimi olmuş:))
1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu
elif şafak 'aşk' kitabını okuyorum. aşkın her türlüsünün anlatıldığı bir kitap. tasavvuf aşkı daha baskın.
2.En son aldığınız kitap
elif şafak aşk ve grange siyah kan...
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz
buket uzuner kumral ada mavi tuna hikayesi beni çok etkilemişti.
4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar
orhan pamuk kar ve oya baydar sıcak külleri kaldı.bir gün mutlak bitireceğim.
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap
grange siyah kan okuyacağım..
bende lena ve tatlı ikizlerimin annesi dileği mimliyorum..
1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu
elif şafak 'aşk' kitabını okuyorum. aşkın her türlüsünün anlatıldığı bir kitap. tasavvuf aşkı daha baskın.
2.En son aldığınız kitap
elif şafak aşk ve grange siyah kan...
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz
buket uzuner kumral ada mavi tuna hikayesi beni çok etkilemişti.
4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar
orhan pamuk kar ve oya baydar sıcak külleri kaldı.bir gün mutlak bitireceğim.
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap
grange siyah kan okuyacağım..
bende lena ve tatlı ikizlerimin annesi dileği mimliyorum..
6 Kasım 2009 Cuma
erenimo coşarsa..



hemde ne coşmak..2 yaş sınırımızmış bizim. bıdık bi anda değişti. bilmiş bilmiş davranışlar ordan oraya zıplamalar anne babayı takmamalar ağlamalar v.s v.s..
hafif ses yükseltmeye azcık çatık kaşla bakmaya kalkmayın nasıl ağlıyor sanki etinden et kopartılmış. bide şikayet ediyor. o anda kendinizi insanlık suçu işlemiş gibi görüyorsunuz. kayyu başalyınca kumanda beyefendinin hakimiyetine geçiyor. beynimiz kayyu nun o cırtlak sesiyle dolmuş vaziyette aile keyfi yapıyoruz kendimizce.
coştu bizim oğlan..ama bi o kadarda tatlandı bal oldu. okuldan gelince kucağıma atlamalar anne diyerek 'ma' ( bu ne demek) sorular sorması..birlikte kitap okumak boya yapmak gezmek ..
bu iki yaş mucize gibi bişeymiş valla. dolaplar yine gözdemiz oldu. iç dışı bi güzel karıştırılıyor. ev almış başını gidiyor. anne de tarifsiz bir yorgunluk okulda yoğunluk.
seni seviyorum kuzum hayatımıza renk hareketlilik ve kayyu yu kattığın için:)
3 Kasım 2009 Salı
mim...
eylemcim beni mimlemiş..tşkler canım.
1.dolabını açtığında hangi renkler fazla?
genellikle siyah ve tonları mevcuttur. ama mavi vazgeçilmezimdir. her türü vardır.
2.alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramazsan olmaz?
Niğde de yaşadığımdan öyle avm lerimiz yok bizim:) ama son olarak niğde halkını memnun eden lcw uğramadan olmaz dediğim yer. ama büyük şehirlere gittiğimde mothercare,zara,collezione gezmeye bayılırım.
3.kendini rahat hissettiğin giyim tarzı?
spor giyim tarzı. imkan olsa okula da kotla gitmek isterim.
4. kesinlikle seksi diyebileceğin şeyler.?
siyah gece elbisesi.
5. asla giymem dediğin kıyafetler?
fantazi olan herşey.
6.fiyatı gereği ulaşılması zor olan markalardan beğendiğin?
valla markalarla çok aram iyi değildir. bilmem ki:))
7.en fazla yatırım yaptığın sektör.
kesinlikle oyuncak,bebek kıyafetleri ve kitap.
8.kitap,film,spor hangisini diğerlerine göre daha fazla yapıyorsun?
kitap olmazsa olmazım. mutlaka okuyacak bişey bulurum. film ise erenden önce geniş bi film arşivim vardı ama şimdilerde tv ile yetiniyoruz. sinema dvd keyfimiz yok. spor maalesef hyatımda hiç olmadı.
9.dışardayken yemek yemeği en çok tercih ettiğin yerler?
niğdeye özgü yerler. sofra,garden,özsüt.
bende batın umut'un annesini ve batıkan'ın annesini mimliyorum. kolay gelsin.
1.dolabını açtığında hangi renkler fazla?
genellikle siyah ve tonları mevcuttur. ama mavi vazgeçilmezimdir. her türü vardır.
2.alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramazsan olmaz?
Niğde de yaşadığımdan öyle avm lerimiz yok bizim:) ama son olarak niğde halkını memnun eden lcw uğramadan olmaz dediğim yer. ama büyük şehirlere gittiğimde mothercare,zara,collezione gezmeye bayılırım.
3.kendini rahat hissettiğin giyim tarzı?
spor giyim tarzı. imkan olsa okula da kotla gitmek isterim.
4. kesinlikle seksi diyebileceğin şeyler.?
siyah gece elbisesi.
5. asla giymem dediğin kıyafetler?
fantazi olan herşey.
6.fiyatı gereği ulaşılması zor olan markalardan beğendiğin?
valla markalarla çok aram iyi değildir. bilmem ki:))
7.en fazla yatırım yaptığın sektör.
kesinlikle oyuncak,bebek kıyafetleri ve kitap.
8.kitap,film,spor hangisini diğerlerine göre daha fazla yapıyorsun?
kitap olmazsa olmazım. mutlaka okuyacak bişey bulurum. film ise erenden önce geniş bi film arşivim vardı ama şimdilerde tv ile yetiniyoruz. sinema dvd keyfimiz yok. spor maalesef hyatımda hiç olmadı.
9.dışardayken yemek yemeği en çok tercih ettiğin yerler?
niğdeye özgü yerler. sofra,garden,özsüt.
bende batın umut'un annesini ve batıkan'ın annesini mimliyorum. kolay gelsin.
1 Kasım 2009 Pazar
yağ satarım bal satarım..
küçüklüğümüzün belkide en güzel oyunlarından biriydi. heyecanla mendil kimin arkasına düşecek acaba benim arkama düşerse yakalayabilecekmiyim heyecanıyla oynardık. biz küçükken çook güzel oyunlar oynardık. saklambaç,seksek,5 taş (çok opsiyonlu idi. 30 taşa kadar yolu vardı),kutu kutu pense,yağ satarım bal satarım,v..s
şimdilerde ise kendi öğrencilerimden gördüğüm kadarıyla çocuklar deli gibi koşturmaktan başka bişey oynamıyorlar. daha doğrusu oynayamıyorlar. yeterli sabrı gösteremiyorlar nedense. zaman değişiyor bizler değişiyoruz çocukluğumuz değişiyor.
dün eren'i babannesine götürdüm. kuzenlerini görünce deli gibi sevindi. koşturdu. kemal abisine gönül rahatlığı ile teslim edebiliyorum. çok güzel oynadılar. uzaktan izledim oğluşum büyümüş artık onlara karışmıştı. yağ satarım bal satarım oynamaya başladılar. deli gibi sevindim sanki çocuk bişey keşfetti bende gururlandım. ama çok farklı bir duyguymuş. senin çocukluğunun sevincini kuzunun yaşaması. çok mutlu oldu çok güzel oynadı. giderken biraz istemesede onun için çok güzel bikaç saat oldu. ee annede biraz dinlendi.
teşekkürler yağ satarım bal satarım:)))
şimdilerde ise kendi öğrencilerimden gördüğüm kadarıyla çocuklar deli gibi koşturmaktan başka bişey oynamıyorlar. daha doğrusu oynayamıyorlar. yeterli sabrı gösteremiyorlar nedense. zaman değişiyor bizler değişiyoruz çocukluğumuz değişiyor.
dün eren'i babannesine götürdüm. kuzenlerini görünce deli gibi sevindi. koşturdu. kemal abisine gönül rahatlığı ile teslim edebiliyorum. çok güzel oynadılar. uzaktan izledim oğluşum büyümüş artık onlara karışmıştı. yağ satarım bal satarım oynamaya başladılar. deli gibi sevindim sanki çocuk bişey keşfetti bende gururlandım. ama çok farklı bir duyguymuş. senin çocukluğunun sevincini kuzunun yaşaması. çok mutlu oldu çok güzel oynadı. giderken biraz istemesede onun için çok güzel bikaç saat oldu. ee annede biraz dinlendi.
teşekkürler yağ satarım bal satarım:)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


