KENDİNE HAS TARZIYLA İYİ Kİ BABAMSIN, HAYATIMIN PAYLAŞTIĞIM SEVDİĞİM İYİ Kİ OĞLUMUN BABASISIN...
GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN..
serbest kürsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
serbest kürsü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Haziran 2011 Pazar
12 Haziran 2011 Pazar
nerde o eski heyecan..
Bloğu çok ama çok boşladım. Aslında yoğunluktan falan olan birşey değil bu. İstemiyorum, yazmak için heyecanlanmıyorum. Anneliğin her haline alıştığım için '' ayy aman Eren şunu yaptı,şöyle oldu'' hemen yazmalıyım telaşı yok.
Amacı Erenimo'yla yolculuk olsa da hayatımızın çok ekşınlı günleri olmadığından dolayı yazmak gelmiyor içimden. Yazacak birikim de yok gibi..
Eren kreşine sorunsuz gidiyor,her zaman ki gibi az yiyor,çatır çatır konuşuyor. Çişini kendi yapar oldu...Bende bağımsız halde büyüyor velet ne yazayım ki şimdi ben?
Şimdilik durgun gecen hayatımız yaklaşık 1 ay sonra şehir değiştirmemizle bir nebze hareketlenecek.
Bak anca bu kadar elim gitti..
Eyvallah...
Amacı Erenimo'yla yolculuk olsa da hayatımızın çok ekşınlı günleri olmadığından dolayı yazmak gelmiyor içimden. Yazacak birikim de yok gibi..
Eren kreşine sorunsuz gidiyor,her zaman ki gibi az yiyor,çatır çatır konuşuyor. Çişini kendi yapar oldu...Bende bağımsız halde büyüyor velet ne yazayım ki şimdi ben?
Şimdilik durgun gecen hayatımız yaklaşık 1 ay sonra şehir değiştirmemizle bir nebze hareketlenecek.
Bak anca bu kadar elim gitti..
Eyvallah...
2 Haziran 2011 Perşembe
biz mi?
- şehir değiştiriyoruz...Mersin yolları göründü.
- erenimo pazar günü yıl sonu gösterisini yapacak.
- erenimo şimdi yanıbaşımda hasta yatıyor:(( ah bu havalar.
- Minik eylül bizimle..
- Şu yazıyı yazarken ile sıkıldım düşünün ruh halimi...
6 Mayıs 2011 Cuma
ANNE(M)...
Saat 17.00 ..Telefonum çalar bir bakarım gelmiştir servis. Ayağıma çorabımı geçirmeden koşarcasına inerim aşağıya. yanaşır servis kapılar açılır ''aaanneee'' diye bir ses atlar kucağıma. Öperim koklarım , elinde bir poşet olur her daim. Dün o poşetin içinde bir kart çıktı; kocaman bir kelebek..Günlerdir bahsettiği anneler günü kartı! İçinde öğretmeninin yazdığı not '' seni çok seviyorum annecim''...
Buzdolabına yapıştırdım her daim görüyüm, sevineyim diye.
Dün gibi hamileliğimi öğrendiğim,kucağıma aldığım anlar. Şimdi ise kocaman bir adam gibi sohbet eder olduk.
Bu benim 4. anneler günüm...Hergün beni bu dünyaya getirip beni ben yaptığı için anneme,anneliği tattırdığı içime sımsıcak evlat sevgisi verdiği için oğluşuma binlerce kez teşekkür ediyorum.
Ah oğlum öyle bir sevgisin ki sen taştıkça doluyorsun. Kimseyi böyle sevemem ve hiçbir anne evladı gibi kimseyi sevemez.
Tüm annelerin, anneliği gerçekten yaşayan ve yaşatan annelerin gününü kutluyorum...
Annem seni çok seviyorum........
Buzdolabına yapıştırdım her daim görüyüm, sevineyim diye.
Dün gibi hamileliğimi öğrendiğim,kucağıma aldığım anlar. Şimdi ise kocaman bir adam gibi sohbet eder olduk.
Bu benim 4. anneler günüm...Hergün beni bu dünyaya getirip beni ben yaptığı için anneme,anneliği tattırdığı içime sımsıcak evlat sevgisi verdiği için oğluşuma binlerce kez teşekkür ediyorum.
Ah oğlum öyle bir sevgisin ki sen taştıkça doluyorsun. Kimseyi böyle sevemem ve hiçbir anne evladı gibi kimseyi sevemez.
Tüm annelerin, anneliği gerçekten yaşayan ve yaşatan annelerin gününü kutluyorum...
Annem seni çok seviyorum........
23 Nisan 2011 Cumartesi
23 Nisan Neşe Doluyor İnsan...
Sabah Eren'in bugün benim bayramım diyerek uyandı. Önce '23 Nisan kutlu olsun'' şarkısını söyledik. Sonrasında Anıtkabir'de ki törenleri izledik.
- Anne Atatürk nerde?
- Neden uyuyor?
- Neden uyanmadı?
_ Neden çiçek koyuyorlar?
- Ben büyüyünce Atatürk olcam.
- Bak anne 23 nisan dediler...
Bütün program boyunca durmadan soru sordu. Atatürk'ü görmek istediğini söyleyip durdu.
Güzel yavrum sizi düşünüp böylesine anlamlı bir bayram hediye eden Atamızın daima izinde ol; aydın, bilinçli bir genç ol...Sana verilen değerlerin kıymetini bil ve size de kıymet veirlmesini istiyorsanız bu Cumhuriyetin bekçileri olmak için azimle çalışın...
23 Nisan Neşe Doluyor İnsan..........
- Anne Atatürk nerde?
- Neden uyuyor?
- Neden uyanmadı?
_ Neden çiçek koyuyorlar?
- Ben büyüyünce Atatürk olcam.
- Bak anne 23 nisan dediler...
Bütün program boyunca durmadan soru sordu. Atatürk'ü görmek istediğini söyleyip durdu.
Güzel yavrum sizi düşünüp böylesine anlamlı bir bayram hediye eden Atamızın daima izinde ol; aydın, bilinçli bir genç ol...Sana verilen değerlerin kıymetini bil ve size de kıymet veirlmesini istiyorsanız bu Cumhuriyetin bekçileri olmak için azimle çalışın...
23 Nisan Neşe Doluyor İnsan..........
18 Mart 2011 Cuma
OĞLUM
seni o kadar çok seviyorum ki biriciğim benim. Hani oynarken hep sana derim ya ''seni içime sokuyum mu?'' sende kafanı karnıma gömer ''eveet'' dersin...
Canımsın herşeyimsin...Kreşten geldiğinde servis kapısı açıldığında ''aannne'' diyerek boynuma atlayışın , ''bak bugün ne yemişim'' diyerek izleme kağıdını gösterişin, eve girer girmez ''bugün bana ne aldın'' diye soruşun..
Seni seviyorum kuzum benim. Öpmeye doyamadığım..
Canımsın herşeyimsin...Kreşten geldiğinde servis kapısı açıldığında ''aannne'' diyerek boynuma atlayışın , ''bak bugün ne yemişim'' diyerek izleme kağıdını gösterişin, eve girer girmez ''bugün bana ne aldın'' diye soruşun..
Seni seviyorum kuzum benim. Öpmeye doyamadığım..
13 Mart 2011 Pazar
2 ŞEY...
- Erenimo kreşe giderken otobüs götürdü birgün..Akşam elinde kocaman otobüs resmi olan ve kendisinin boyadığı resmi getirdi.
- Yine Erenimo kreşe sünger bob'unu götürdü. Akşam geldiğinde elinde sünger bob çizilmiş ve kendisinin boyadığı resmi getirdi.
İşte bu iki şey beni çok sevindirdi..
1 Mart 2011 Salı
12 Şubat 2011 Cumartesi
SIKILDIM
Sabah kalkıyorum şöyle derin bir nefes almak istiyorum ama birden yapılacak işler geliyor aklıma yarım yamalak bir nefes alıp yataktan apar topar iniyorum başlıyorum güne.
Erenimo erken kalktığı için hemen kahvaltıyı hazırlıyorum. Binbir naz niyaz ile kahvaltısını yedirip ortalığı topluyorum. Ama hergün aynı iş. Yatak odasını topla , odaya geç oyuncakları derle topla. Öğle vakti gelmeden Erenimo'nun çorbasını yap. Erenimo'nun isteklerini yap. Sonra uyut. İşte o arada kendim için yaptığım tek şey internet..Ama bu da çok sıkıcı. Çok boş beni boğan bir aktivite.
Akşam yatana kadar mutfak oda arasında gel gitlerle süren bir yaşam.
Çok ama çok sıkıldım. İş hayatımın daha dolu olmasını tercih eder oldum. Boş kalmayı sevmiyorum. Ev işlerini mecburiyetten yapıyorum. Kendimi bu kısır döngü içerisinde bitik hissediyorum.
Herneyse sadece bir iç dökme yazısı olarak görün..
Hayat herşeye rağmen güzel dimi..
Erenimo erken kalktığı için hemen kahvaltıyı hazırlıyorum. Binbir naz niyaz ile kahvaltısını yedirip ortalığı topluyorum. Ama hergün aynı iş. Yatak odasını topla , odaya geç oyuncakları derle topla. Öğle vakti gelmeden Erenimo'nun çorbasını yap. Erenimo'nun isteklerini yap. Sonra uyut. İşte o arada kendim için yaptığım tek şey internet..Ama bu da çok sıkıcı. Çok boş beni boğan bir aktivite.
Akşam yatana kadar mutfak oda arasında gel gitlerle süren bir yaşam.
Çok ama çok sıkıldım. İş hayatımın daha dolu olmasını tercih eder oldum. Boş kalmayı sevmiyorum. Ev işlerini mecburiyetten yapıyorum. Kendimi bu kısır döngü içerisinde bitik hissediyorum.
Herneyse sadece bir iç dökme yazısı olarak görün..
Hayat herşeye rağmen güzel dimi..
14 Kasım 2010 Pazar
10 Kasım 2010 Çarşamba
3 Kasım 2010 Çarşamba
16 Ekim 2010 Cumartesi
GECE 1...
Hala ayaktayım uyumadım...blog şablonu ile uğraştım. Severim değişiklikleri ama kolay kolay da alışamam. Eski düzen hep devam etsin isterim. Gözüme asla dağınık görünmemeliler.
Gece 1 ve ben ayaktayım. Oysa uyumalıyım....Zira sabahın köründe evde kalk borusu öttürecek bir minik var...
Sevgiyle.
Gece 1 ve ben ayaktayım. Oysa uyumalıyım....Zira sabahın köründe evde kalk borusu öttürecek bir minik var...
Sevgiyle.
30 Eylül 2010 Perşembe
21 Eylül 2010 Salı
Öyle Bir Geçer Zaman ki...........

Dizi enflasyonu yaşandığı şu günlerde seçerek izlediğim dizilerden biri oldu. Henüz 2. bölüm yayınlandı ama beni aldı götürdü. Özellikle 68 dönemi yaşananlar hep ilgimi çekmiş kitaplarını belgesellerini filmlerini izlemişimdir.
Şimdi bu miniğin bloğunda dizi ne alaka diyeceksiniz.. Erenimo ile yatmadan önce kol sevme seyansları yaşarız. Kucağıma yatar elini koluma götürür sevmeye başlar. Benim için terapi gibidir o anlar. İşte bu akşam dizinin bir bölümünde öyle bir sahne vardı. Gözlerim dolu dolu izledim. Osman'ın yanına yattı annesi minik annesine döndü gömdü başını göğsüne ve kolunu sevmeye başladı. İşte o an koptum. Sonra elleriyle annesinin saçlarını okşadı.
O an anladım oğlumla aramızda kurduğumuz bağ bambaşka...Emmeyi bıraktığında çok yıkıldığımı ağladığımı beni sevmeyecek artık dediğimi hatırlıyorum. Şİmdilerde aklımda inşallah kucağımı kolumu bırakmaz diyip duruyorum.
Zaman bizim öyle bi geçsin ki hep tebessümle hatırlayacağımız anılar bıraksın...
6 Eylül 2010 Pazartesi
29 Ağustos 2010 Pazar
benim için...

bu postu sadece ve sadece kendim için yazıyorum. yapmam gerekenler var ve artık zamanı geldi çok geç kalındı hatta..
buraya yazıyım ki unutmayım yapmazsam kafamı taşlara vurayım.
- 7 kasımda KPDS sınavı var. ^13 eylülde başvuru var.
- 28 kasımda ALES var. 4 ekimde başvuru var.
şimdi yarın gidilecek birer kitap alınacak çalışılacak sonra seneye baş vurulacak gerisi Allah kerim:)
22 Ağustos 2010 Pazar
yazdım gitti...
Yazasım var...ama nerden nasıl başlayacağımı neleri yazacağımı bir toparlayabilsem. Erenimo ile yaşadığımız anlık görüntülerden sohbetlerden mi bahsetsem; hayatın içinde kayboluşumu hissettiğim yalnızlığın ve korkularımdan mı bahsetsem.
Şimdi baba oğul fosur fosur uyuyorlar. Uyumak insanları ne kadar masum saf temiz bir hale sokuyor. Hele Erenimo..uyurken ona her baktığımda gözlerim doluyor. Kızdığım anları yada istediği bişeyleri yapamadığım anları düşünüyorum. Uyurken çok masum oluyor.
Sabah olacak yatağından kalkacak ''anneee ben tenli su ittiyoom' diyecek. Hemen suyu gelecek. Kıyafetlerini getirmeye başladığım anda ağlamaklı bi sesle ''okula gitmiceeem'' . Binbir tebessüm ikna yöntemiyle arabaya bineceğiz. Koltuğuna kurulacak hiç konuşmayacağız. Okul yoluna girdiğimiz anda ben gitmeeem diye ağlayarak kucağımda okula teslim edeceğim...
DÜn gece rüyasında konuşuyordu..''Anneme götür beni diyom sana'' . Çok güldük babasıyla.
Hele diyologlarımız...
Kıyafetini giydirdim. ''Eline şağlık anne''
''Afiyet olsun bitanem''
'Anne o yemekte söylenir...''
''Anne pencereyi açma sinek girer.''
Soruları hep değişik hem de cevaplanamayan türden. Cevaplarken genelde gerçeklerden bahsetmeye çalışıyorum ama bazen öyle bi soru soruyor ki bakakalıyoruz..
Oyuncaklarıyla ilişkisi günlük kısa ilişkiler. Çok maymun iştahlı ama bir oyuncağına taktı mı günlerce gözününü önünde tutuyor. Oynamasa bile onun varlığını hissetmek istiyor sanırsam.
Evde tüm mahalleye yetecek top var. Küçük büyük renklisi baskılısı yani her türden topları var. Gün içerisinde oynadığı süre maksimum 5 dakikadır. Ama onlar gözünün önünde olmalıdır.
Arabaları aynı modelden her renk olma kaydıyla sayılamayacak kadar...Onları sıraya dizip koca bir galeri yapma girişimleri oluyor genelde. Çok güzel araba sürer. Kontağı çevirir çalışma sesini verir ve ıııııın ııııııııın diyerekten evi dolaşır. Belki oynama süresi en fazla bu oyuna ayırır.
Dergilere gazetelere bakmaya resimleri yorumlamaya bayılır. Ama bunu birlikte yapmalıyız. Ne hikayeler türetiriz dergideki resimlerden. Tabi ki favorilerimiz anne bebek dergileridir.
Gece uyanmaları çok olduğu ve artık beni çok yıprattığı için yer yatağı yapmayı denedim. ve çözüm oldu sayılır. Anne oğul oturma odasına taşındık. Baba yatak odasında saltanatını ilan etti. En azından bir kere uyanıp su istiyor. Yer yatağını sevme nedeni 360 derece dönüp yattığı noktaya geri dönmeyi başarabilmesi sanırım.
Yemek düzeni özellikle kreşe başladıktan sonra çok ilerledi. En azından boğazından çorba dışında değişik tatlar geçmeye başladı. Makarna pilav patates börek...Yemek yemeği bir ritüel halinde yapıyoruz. ''ömlüğü getir anne'' önlüğü takılır kaşıklamaya başlar. Tabi bu süreç oyuna dönmediği sürece muhteşem bişey.
Tuvalet eğitimimiz tamamen bitti. Artık çiş kaka doğruca klozete...Gecede kaçırmak yok.
En kötü özelliği saplantıları yada takıntıları diyeyim..Örneğin bir terliği var sürekli ayağında gece yatarken bile...Ben10 baskılı bir bardağı var suyu sadece onda içiyor. Çorapları asla uzun olmayacak..
Yazasım vardı yazdım gitti...
Şimdi baba oğul fosur fosur uyuyorlar. Uyumak insanları ne kadar masum saf temiz bir hale sokuyor. Hele Erenimo..uyurken ona her baktığımda gözlerim doluyor. Kızdığım anları yada istediği bişeyleri yapamadığım anları düşünüyorum. Uyurken çok masum oluyor.
Sabah olacak yatağından kalkacak ''anneee ben tenli su ittiyoom' diyecek. Hemen suyu gelecek. Kıyafetlerini getirmeye başladığım anda ağlamaklı bi sesle ''okula gitmiceeem'' . Binbir tebessüm ikna yöntemiyle arabaya bineceğiz. Koltuğuna kurulacak hiç konuşmayacağız. Okul yoluna girdiğimiz anda ben gitmeeem diye ağlayarak kucağımda okula teslim edeceğim...
DÜn gece rüyasında konuşuyordu..''Anneme götür beni diyom sana'' . Çok güldük babasıyla.
Hele diyologlarımız...
Kıyafetini giydirdim. ''Eline şağlık anne''
''Afiyet olsun bitanem''
'Anne o yemekte söylenir...''
''Anne pencereyi açma sinek girer.''
Soruları hep değişik hem de cevaplanamayan türden. Cevaplarken genelde gerçeklerden bahsetmeye çalışıyorum ama bazen öyle bi soru soruyor ki bakakalıyoruz..
Oyuncaklarıyla ilişkisi günlük kısa ilişkiler. Çok maymun iştahlı ama bir oyuncağına taktı mı günlerce gözününü önünde tutuyor. Oynamasa bile onun varlığını hissetmek istiyor sanırsam.
Evde tüm mahalleye yetecek top var. Küçük büyük renklisi baskılısı yani her türden topları var. Gün içerisinde oynadığı süre maksimum 5 dakikadır. Ama onlar gözünün önünde olmalıdır.
Arabaları aynı modelden her renk olma kaydıyla sayılamayacak kadar...Onları sıraya dizip koca bir galeri yapma girişimleri oluyor genelde. Çok güzel araba sürer. Kontağı çevirir çalışma sesini verir ve ıııııın ııııııııın diyerekten evi dolaşır. Belki oynama süresi en fazla bu oyuna ayırır.
Dergilere gazetelere bakmaya resimleri yorumlamaya bayılır. Ama bunu birlikte yapmalıyız. Ne hikayeler türetiriz dergideki resimlerden. Tabi ki favorilerimiz anne bebek dergileridir.
Gece uyanmaları çok olduğu ve artık beni çok yıprattığı için yer yatağı yapmayı denedim. ve çözüm oldu sayılır. Anne oğul oturma odasına taşındık. Baba yatak odasında saltanatını ilan etti. En azından bir kere uyanıp su istiyor. Yer yatağını sevme nedeni 360 derece dönüp yattığı noktaya geri dönmeyi başarabilmesi sanırım.
Yemek düzeni özellikle kreşe başladıktan sonra çok ilerledi. En azından boğazından çorba dışında değişik tatlar geçmeye başladı. Makarna pilav patates börek...Yemek yemeği bir ritüel halinde yapıyoruz. ''ömlüğü getir anne'' önlüğü takılır kaşıklamaya başlar. Tabi bu süreç oyuna dönmediği sürece muhteşem bişey.
Tuvalet eğitimimiz tamamen bitti. Artık çiş kaka doğruca klozete...Gecede kaçırmak yok.
En kötü özelliği saplantıları yada takıntıları diyeyim..Örneğin bir terliği var sürekli ayağında gece yatarken bile...Ben10 baskılı bir bardağı var suyu sadece onda içiyor. Çorapları asla uzun olmayacak..
Yazasım vardı yazdım gitti...
15 Haziran 2010 Salı
-anneziiim(annecim)
yıllardır bu sesi duymak için bekledim didindim ağladım yıprandım direndim...nedir şimdi verdiğim bu savaş,öfke nöbetleri. oğluşuma patlamam..beni güçlü mü yapıyor bu durum. ona değil ki sinirim. çevreme yaşayamadıklarıma başaramadıklarıma ama neden ona patlıyorum?
pişmalığımın haddi hesabı yok..her seferinde özürdiliyorum ve o kocaman siyah gözleriyle 'damam' diyor.
ah güzel oğlum anneciğini affet söz veriyorum seni öfke nöbetlerime maruz etmeyeceğim. seni o kadar çok seviyorum ki...sen benim bu dünyadaki tek arkadaşımsın. günümü aydınlatansın.
başlık bile bulamadım o kadar kızgınım kırgınım ki kendime ilerde okumaya bile yüzüm olmayacak ama silmeyeceğim.........
yıllardır bu sesi duymak için bekledim didindim ağladım yıprandım direndim...nedir şimdi verdiğim bu savaş,öfke nöbetleri. oğluşuma patlamam..beni güçlü mü yapıyor bu durum. ona değil ki sinirim. çevreme yaşayamadıklarıma başaramadıklarıma ama neden ona patlıyorum?
pişmalığımın haddi hesabı yok..her seferinde özürdiliyorum ve o kocaman siyah gözleriyle 'damam' diyor.
ah güzel oğlum anneciğini affet söz veriyorum seni öfke nöbetlerime maruz etmeyeceğim. seni o kadar çok seviyorum ki...sen benim bu dünyadaki tek arkadaşımsın. günümü aydınlatansın.
başlık bile bulamadım o kadar kızgınım kırgınım ki kendime ilerde okumaya bile yüzüm olmayacak ama silmeyeceğim.........
19 Mayıs 2010 Çarşamba
bizden-gündemden-den den...
ilerde mutlaka okuyacaksın bloğunu oğluşum...şöyle düşündüm de neler olup bitiyor yazmak lazım. bilmen lazım..geçmişi,yaşananları,mücadeleleri..bilmelisin.
Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan bilmelisin. Geçmişte yaşanan ihtilalleri o ihtilallere verilen kurbanları...haklar için verilen mücadeleleri,hiç uğruna verilen canları...fazla açılmadan gündemle ilgili bikaç şey yazayım..
Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan bilmelisin. Geçmişte yaşanan ihtilalleri o ihtilallere verilen kurbanları...haklar için verilen mücadeleleri,hiç uğruna verilen canları...fazla açılmadan gündemle ilgili bikaç şey yazayım..
- şu sıralar en büyük ve en komik gündem olamadığımız şampiyonluğumuz..biz kimiz fenerbahçeyiz. yanlış bir anonsla sevinen yurdum insanı atlar sahaya futbolcular sevinir..ve bi ses böler coşkuyu bursa şampiyon.:)) sevindim hem de çok fbli olarak. Anadolu haketmişti bi şampiyonluğu. şimdi herkes birbirine suç atıyor. geriye yanan tribünler kaldı!
- diğer bir gündem maalesef göcük altında iki gündür bekleyen 30 can...bilmem sen büyüdüğünde böyle felaketler olacak mı? İnsan hayatı böyle ucuz mu olacak...insanlar umutsuz gözlerle etraflarına bakacak mı? zor bebeğim bu dünya zor..
- CHP kaynıyor...Ve büyük bi değişim başlıyor. Kemal Kılıçdaroğlu nam-ı diğer gandi:) geliyor. Yeni soluk olur diye umuyor insanlar.
- Bunun yanında bir sürü cinayet taciz v.s gündem sürekli değişiyor. Bunlardan bahsetmek nefesimi kesiyor bebeğim. Umarım sizlerin yaşadığı zamanlarda bunlardan eser kalmaz..umut fakirin ekmeğidir....
- Bizim gündemimizde senin baş gösteren kıskançlığın vardı bugün..Evimize gelen küçük Efe'yi çok kıskandın. salıncağını paylaşmadın..üstüne üstük onun emziğini deli danalar gibi ağlayarak istedin. emziği bırakmana rağmen. Kardeşe katlanamayacakmısın yoksa!
- Anne de bahar rehaveti yine geçmişe özlem var..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









