valla artık kendimi şikayet ederken bulunca çok kötü hissediyorum. herkes aynısını yaşıyor senin farkın özelliğin ne diyip duruyorum. şu sıralar kendimle inanılmaz bir çekişme içerisindeyim.
herneyse iki gecedir eren uyumuyor. aslında uyuyor gözler kapalı ama sürekli ağlıyor beni istiyor. babasını istiyor gezdirin diyor salıncakta sallayın diyor. her isteğini istisnasız yapıyoruz. dün gece hiç kolumu bırkamadı sürekli o yana bu yana döndü durdu. napacağımı şaşırmış durumdayım. dualar okuyorum karnın ovuyorum dün hiç gereksiz yere ağrı kesici bile verdim.
sanırım dişlerde son demlere geldik. arka azılarımız çıkıyor . gündüzleri çok neşeli uyumlu yemeğini yiyen çocuk gece tamamen değişiyor. bugün farkettim eli sürekli ağzında kaşıyor. umarım diştir başka şeyler değildir.
bunların yanı sıra güzel şeyler paylaşımlar yaramazlıklar yaşıyoruz.
en önemli problemimiz eren'in çok sıkılıyor olması. oyuncaklarıyla çok haşır neşir değil. en fazla 10 dakika. bende yanına oturuyorum oyuncakları konuşturuyorum yediriyoruz içiriyoruz ama nafile. yaşadığımız yerin sıkıntısını çocuk yetiştirirken bi kez daha gördüm. kuzum sürekli dışarda gezmek isityor. maalesef evimizin çevresi ona uygun değil. anca kapı önüne indiriyorum ondada arabalar geçtiğinde sürekli panik halde çocuğu da boğuyorum. inşallah ev aldığımızda site olmasına dikkat edeceğim. birlikte dışarı çıktığımızda elimden tutup marketleri geziyoruz işte ozaman tam bi arkadaş modundayız. birlikte rafları inceliyoruz arabaları seyrediyoruz ..benim küçük dostum:))
konuşma olayı yavaş ama her geçen gün artarak devam ediyor. eren kendi isteği dışında zorlamayla bişeyleri yapan bir çocuk değil. konuşması da öyle. durup dururken bişey diyor bizde şaşırıyoruz. şimdiki kelimesi bibi(pipi) :)) çok şirin söylüyor.
uykularımızda artık kucağıma geliyor başını omzuma koyuyor bi bakıyorum uyumuş. emzik olayımız ise sadece uykularda onun dışında yatağımıza atıyoruz birlikte bundada yavaş ve üzmeden halledeceğimize eminim.
çok sevgi dolu bir oğluşum var. gün boyu defalarca sarılır öper beni babasını. en ufak bir üzüntümüzde hemen gelir yanımıza..canım benim..hayat kaynağım..
yaramazlıklarımızda yok değil ama ben onun o halini daha çok seviyorum afacanın.. bugün eline boya kalemlerini almış duvarı bulaşık makinesini hep çizmiş. allahtan sildiğimde hepsi çıkmşıtı. bulaşık makinesi bu anlamda iyi bir alternatif her türlü sanatsal çalışma yapılabilir. :) sürekli hoppa hoppa diyerek hopluyor bayılıyor. babasıyla boğuşmayı çok seviyor. onunla oynamaktan ayrı bi zevk alıyor. çünkü çok az zaman geçiriyorlar:(
şimdiki takıntımız taş:)) yolda bulduğu taşları inceliyor atmaya çalışıyor ayrı bir bağ oluştu:))
tv ye sadece kendi seçtiği programları seyrediyor. onlarda çok az..gece bahçesi,bernard..favorileri. çok bağımlı değil allahtan..zaten öyle oturup izleyen bir cins değil:)
herşeye rağmen kendimi çok yetersiz hissediyorum. ona bişeyler verirken dikkatli olsamda hep bişeylerin eksik kaldığını düşünüyorum. dediğim gibi yaşadığım yer beni bu anlamda etkisiz kılıyor. komşuluk olayımda maalesef yok..bunlardan dolayı ikimizin kurduğu bir dünyada oğlumla birbirimizi eğliyoruz.
çok uzuuuuuuuun bir yazı oldu farkındayım. umarım beni okuyan beni anlayan yada bana yol göstermek isteyen anneler vardır...
sevgiler.