yaramazlıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaramazlıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2010 Pazar

İSTEK SAATİ

davulla oyuncaklarına verdiği kısa konser...
Anne tüm işlerini bitirmiş kendini koltuğa tam bırakacakken ordan bir ses duyulur.

- Anne su ittiyooom.

Anne ilk seferinde gider suyu verir. Eline dergisini alır tam okuyacakken bücür bitiverir yanında...

- Anne kek ittiyoom.

Anne içinden oflar puflar ama emir büyük yerden hiç sesini çıkarmaz keki verir. Kek biter ortalık toplanır yeniden su verilir.

Anne gerçekten oturmak istemektedir.

_Anne kakam vaaamışş.

Birlikte tuvalete gidilir bücür klozete oturtulur yanında anne de tabureye oturur. Saatlerce konuşulur aynı sorular defalarca sorulur ve aynı cevaplar verilir. Temizlik seyansı biter. Nihayet oturma safhasına geçilir.

Anne az da olsa dinlenir. Sonra akşamın 9'unda bücür başlar deli gibi ağlamaya ....

- Ben davul ittiiiiyooom. Bana davul almayı unuttunuz...

Önce hiç oralı olmaz anne baba..Ama ağlama hiç bitmez. Yaklaşık 15 dakika ağlar da ağlar. Dayanamayan anne baba ikilisi apar topar biner arabaya açık olan markete gidilip davul alınır..

GÜnünmüz sürekli Eren'in bitmek bilmeyen istekleriyle geçiyor. Asla şikayetçi değilim ama bazen çok yoruyor ve imkansız olabiliyor. Sınırı bilmediği zamanlar oluyor..Ve son zamanlarda cevap veriyor bize. ''hayır uyumam''.''gitmem'' ''yemem'' ''giymem''...

2 yaştan sonra herhangi bir sendrom varmıydı benim kaçırdığım...

26 Mayıs 2010 Çarşamba

vukuat var!!!!

Hiç aklıma şöyle diyeceğim gelmezdi..Gaz sıkıntını,diş acılarını,emmeni özledim be yavruş. Şimdilerde onlarda dertmiymiş diyorum.
Büyüyorsun dolayısıyla keşfetmeye bayılıyorsun. Ama gel gör ki herşey keşfedilmez sana zarar verebilir. Herşeyi anlamana rağmen bunu bir türlü anlamıyorsun. Belki de ben anlatma yolarını bir türlü beceremiyorum.
Çalışan anne olmama rağmen birlikte çok vakit geçirebiliyoruz. Ama senin de benim de özgürlüğe ihtiyacımız var. Birbirimizi özlemeye yaşadıklarımızı anlatmaya ihtiyacımız var. Maalesef seni evde kendi haline bırakamıyorum. Çünkü bütün tedbirleri almama rağmen mutlaka kendine zarar verecek bişey buluyorsun. Sana fanusta yapamam ki bebeğim!
Dün okuldan geldim uyuyordun. Babannen namaz kılıyordu. yatak odasına geçtim etrafı topladım. babannenin yanına gittim. Kadıncağız bembeyazdı..Anladım ki yine vukuat var!!
gözle kaş arası benim saç düzleştiricisini alıp tv nin fişine sokmuş . TAbi ısınıca eli yanmış bağırmaya başlamış.
Duyunca şaşırmadım ama telaşlandım kendime kızdım. Biraz daha tedbir almalısın diye.
uyandığında sorduğumda lafı değiştiriyor. Suçlu olduğunda her zaman yaptığı taktiktir bu:)
Akşam babası banyodayken kapısında tepiniyordu. Bende yemeği hazırlıyorum ses kesildi. KOrkmak gerekli ses kesildi mi bir iş üzerindedir. Gittim baktım çamaşır makinesinin musluklarından birini açmış su akıyor. Akan su bir kutu dolusu deterjanın içine akıyor. Heryer göl olmuş...Kızsam mı ne yapsam bilemedim..
içimden bir ses daha yeni başlıyoruz diyor:)

22 Mayıs 2010 Cumartesi

düşe kalka büyür mü?

Eren büyüdükçe kazalarımız artıyor. keşfetmek denemek istiyor ama bazen tehlikenin farkında olmayabiliyor.
Bugün olağan kahvaltımızı yapıp anne ev işlerine dalmıştı. Oturma odasını süpürme işine girişmişken erenimo koltuğun tepesinde hopluyor baba nete dalmıştı. Eren'i bikaç kez uyarmamıza rağmen deli danalar gibi hoplamaya devam etti ve beklenen son! iki koltuk arasına tepe taklak düştü. Babasıda bende yetişemedik. Çok ağladı kucağıma aldım sakinleştirmeye çalıştım ama olmadı. Bir yandanda sinirlendik. çok uyardık ama bir türlü anlamadı. Gözünde bir çizikle atlattık bu kazayı.
Bu kazalar daha çok başımıza gelecek gibi. Akşama kadar sürekli takibindeyim. kısıtlamakta istemiyorum ama o kadar tehlikeli işler yapıyor ki müdahele etmemek mümkün değil. Düşmesine rağmen sürekli hoplamaya tepinmeye devam etti.
En korktuğum olay balkon! artık tek başına çıkabiliyor. Sandalye tabure v.s şeylere ihtiyaç duymadan..Odada yalnız bıraksam bile dakika başı gidiyorum. Acaba pencere açık mı bişeylerin tepesinde mi? diye..Çocuk bu düşe kalka büyür dediğinizi duyar gibiyim ama korkularım çok fazla...enerjisini atabileceği ortam yok..Sağlayamıyorum da..en büyük eksikliğimiz kendi odası olmaması..Evimiz olduğunda tek hayalim ona uygun bir oda dizayn etmek..
Ağustosta erenimo kreşe başlayacak...Şimdiden ona anlatmaya başladım. Hatta görüşmeye birlikte gitmeyi düşünüyorum. Çok heyecanlıyım...
Son bir not pazartesi doktora gideceğiz. Eren!in kafasının üst bölümünde ufak tefek yaralar var ve pul pul dökülüyor geçmesini bekledim ama bir türlü geçmedi. Onu göstereceğiz hem de genel kontrol var.
Şimdi mışıl mışıl uyuyor kimbilir rüyasında neler görüyor nerelerden atlayıp zıplıyor yumurcak:))

15 Mart 2010 Pazartesi

ha damam:))

zaman akıyor ...biz büyüyoruz(yaşlanıyoruz) eren daha da büyüyor. artık gevezeliğinden bahsetmeme gerek yok. konuşuyor oğluşum bende bi rahatlayım. şu anne milleti ne doyumsuz oluyoruz. konuşamıyor diye dört döndüm...zamanı var diye millet anlattı ama dinlenir mi hiç..komplo teorileri doktorlar internet makaleleri falan..:)) manyağım işte kabul ediyorum.
eren'in son zamanlardaki favori kelimesi ''haaa damam''..çok bilmiş söylüyor. ıssırasım geliyor bazen.
evde yine üstümde gün boyu...boğuşalım oynayalım ama bi yere kadar. yoruluyorum yapmama gerek işler var ve bu çocuğun bağımsızlığa kendi kendine oynamaya ihtiyacı var. ben bunlardan dert yanarken gittiğimiz gezmelerde çocuğa bişeyler oluyor kendi kendine oynuyor. yanıma sadece tuvalete gitmek için geliyor. çözemedim ben bu işi..sıkılıyor anlıyorum ama sürekli evi ve kendimi oyun haline getiremem ki...dün migrostan tübitak yayını meraklı minik dergisini aldım. birlikte yapıştırdık biraz okuduk hoppaaa sonra sıkıldı yere attı..bilmiyorum bu işi beceremiyorum. eren'i bişeylere odaklayamıyorum.
evi sürekli karıştırmak istiyor. geçenlerde küpemi kayınvalidemin cebinde buldum. kızmıyorum ama bi an geliyor sabır taşıyor. işten gelince evi derliyor topluyorum sonra hoop dağıt ...fazla şikayet ettim galiba..
bunun dışında sürekli sevişiyoz fındıkla...boğuşuyoruz saçımı yapıyor. toz alıyor araba sürüyoruz. televizyon izliyoruz ..günlerimiz böyle geçiyor. çok ekşın yok anlayacağınız.
sevgiler..

12 Aralık 2009 Cumartesi

kısa..kısa..

  • bir haftadır küçük bi şeytanla baş etmeye çalıştım..bağırmalar vurmalar sürekli nedensiz ağlamalar ve ne yapacağının bilemeyen bir anne..
  • haoldu olacak derken konuşmalarımız tam gaz devam ediyor..
  • ben okula gittikten sonra susmayan bi minik olmuş oğluşum..anneee diye diye ağlıyormuş:(
  • arabalar,kitaplar,kalemler ve toplar sevdiğimiz nadirde olsa dikkatimizi vererek oynadığımız oyunlar.
  • bide diğer blog annelerininde yazdığı kremler...akşama kadar yağlı güreş yapar gibi kremleniyoruz.
  • ilgi odağı olmaya bayılıyor ve ilgi başka şeye yöneldiği anda basıyor bağlığı. elimde bi kitap gördüğü an kitabı alıp yere atıyor. yemek yaptığım yada temizlik yaptığım anlarda yanıbaşımda bitip menimmm o diye bağrına bağrına ortalığı birbirine katıyor.
  • çişş konusu bir muamma..biliyor ama istemiyor. zorlanacak gibiyim. tatili bekliyorum..

böyle geçiyor bizim günler anlamadan bazen boş bazen dolu...

17 Kasım 2009 Salı

neler neler...

çok ama çok hastayım izin aldım..bu grip salgını bizi vurmadan olmazdı öğretmenliğin garip cilvesi sanırım.
neler neler yapıyoruz biz..
  • cümle kurmaya başladık..geç oldu konuşmamız ama güç olmadı çok şükür.
  • acayip inatlaşmaya ayaklarımızı yere vura vura ağlamaya başladık. ve istediği yapıldığı an o salya sümük ağlayan velet bi anda kuzu kesiliyor.
  • gece uykularımız yiner azap oldu sürekli uyanıp anne anne baba diyerek resmen yoklama alıyor.
  • kitap okumaya resimlerle konuşmaya bayılıyor.
  • birlikte resim yapmaya bayılıyor. en çok ta kayyunun resmini yapıyoruz.
  • elleri kirlendiği an yada üzerine bişey döküldüğü an ammaaan diyerek yanıma geliyor temizlettiriyor. bu kadar da olunmaz ki oğluş...
  • diş macunuyla diş fırçalamaya başladık...
  • bugün kek yaptık fındığımla...bayıldı ..
  • müzik duyduğu an kafayı sallamaya başlıyor rock çı olacak küçük sıpam benim.

13 Kasım 2009 Cuma

imaj yeniledik..
















anne oğul bu hafta imaj çalışması yaptık...erenimonun saçları uzamıştı bizde hop bi akşam berbere götürdük. önceki deneyimlerimiz oldukça yorucu ve salya sümük olduğu için biraz endişelendik ama sanki sihirli bi değnek değmişti oğluşuma. tabi koltuğa ben geçtim eren benim kucağıma kuruldu ve amerikan traşı yaptırdık fındığıma.





anneside ertesi gün kuaföre gitti bi güzel perçem kestirdi 5 yaş gençleşti birden:)) oğluşumda yanımdaydı . abisi keserken o da izledi.





son zamanlarda eren çok inatçı ve çabuk sıkılan bir çocuk haline dönüşmeye başladı. sürekli gel kalk otur evde robot haline döndüm. hiçbişeyden memnun değil. youn oynamaktan oyuncaklardan sıkılıyor. tvde sadece kayyu izliyor. seçici bu konuda..ama bende bittim nasıl memnun edeceğimi bilemez oldum. artık arkadaş istiyor sanırsam. biz yetersiz kalıyoruz. havalar boğucu domuz gribi telaşı da ekleninice bu hafta imaj çalışmamız dışında sıkıcı idi.





sevgiler.

6 Kasım 2009 Cuma

erenimo coşarsa..







hemde ne coşmak..2 yaş sınırımızmış bizim. bıdık bi anda değişti. bilmiş bilmiş davranışlar ordan oraya zıplamalar anne babayı takmamalar ağlamalar v.s v.s..



hafif ses yükseltmeye azcık çatık kaşla bakmaya kalkmayın nasıl ağlıyor sanki etinden et kopartılmış. bide şikayet ediyor. o anda kendinizi insanlık suçu işlemiş gibi görüyorsunuz. kayyu başalyınca kumanda beyefendinin hakimiyetine geçiyor. beynimiz kayyu nun o cırtlak sesiyle dolmuş vaziyette aile keyfi yapıyoruz kendimizce.



coştu bizim oğlan..ama bi o kadarda tatlandı bal oldu. okuldan gelince kucağıma atlamalar anne diyerek 'ma' ( bu ne demek) sorular sorması..birlikte kitap okumak boya yapmak gezmek ..



bu iki yaş mucize gibi bişeymiş valla. dolaplar yine gözdemiz oldu. iç dışı bi güzel karıştırılıyor. ev almış başını gidiyor. anne de tarifsiz bir yorgunluk okulda yoğunluk.



seni seviyorum kuzum hayatımıza renk hareketlilik ve kayyu yu kattığın için:)

17 Eylül 2009 Perşembe

okul macerası

çılgınım benim...
biraz nostalji...eren 4 aylık

şirinem benim. eren 4 aylık


bitip bilmeyen seminer çalışmalarımız devam ederken eren yine benimle okula geldi. onun için büyük bir zevk olan bu durum bana işkence olarak geri dönüyor maalesef.



ptesi salı babnnemiz geldi baktı bıdığa. çarşamba günü evde temizlik olduğundan aldım oğluşu doğru okula. bu hafta anasınıfların uyum süreci başladığı için eren'in hemen dikkatini çekti bu durum. saolsun anasınıfı öğretmenimiz hemen eren'i aldı sınıfa. fındık yıllardır okula gidiyormuş gibi hemen kaynaştı oyunlar oynadı heryeri keşfe başladı ve beni çok aramadı. bu durum hoşuma gitmedi desem yalan olur. çünkü seneye eren için kreş düşündüğümden bu kararda ne kadar haklı olduğumu görmek beni sevindirdi. bugün yine okula gittiğimizde hemen ayakkabılarını göstererek beni sınıfa götür dedi. yine girdik sınıfa oynadı hatta birini dövmeye bile çalıştı. bu yeni huyumuz maalesef. bide sahiplenme uhyumuz başladı. herşeye menimmm diyerek bağırıyor. allahtan çok ısrarcı değil.



biz hala yapışık ikiz gibiyiz. gün boyunca yanıbaşımda bazen daralıyorum. hele son zamanlarda artan diş ağrım nedeniyle dinlenmeye ihtiyacım var ama ne mümkün. akşamüstü uyuyum dedim babası geldiğinde sürekli uyandırdı. başımda dikildi.



son zamanlarda sütedüşkünlüğümüz arttı. acaba emziği bıraktığımız için onunla boşluğumu dolduruyor diye düşünmeye başladım.



fındıkkurdu büyüyor öğreniyor ve bizi parmağında daha çok oynatacağa benziyor:)

10 Eylül 2009 Perşembe

erenimo anneyle okula giderse....

seminerler başladığından beri eren ferteğe babannesine gidiyordu. ama bu hafta inatla gitmek istemedi. ağladı bağırdı çağırdı. babannesi bize geldi ondada kadıncağızı mahvetmiş. evin içinde ordan oraya savrulmuşlar. işten bi geldim apartmanın kapısında topaç çeviriyorlar. babannemiz çok yorulmuştu. bende okula götürmeye karar verdim.
iki gündür benimle okula geliyor. keyifler gıcır. herkes onunla ilgileniyor. ordan oraya koşturuyor. karıştıracak biçok şey var. ama ben harap bitap vaziyette eve kendimi zor atıyorum. çünkü merdiven hastası olan deli oğlum bi türlü rahat durmuyor. en tehlikeli yerleri buluyor.
diğer arkadaşların çocukları da geliyor. bazen oynayabiliyorlar. eren biraz kendi haline takılıp keşfetme arzusunda olduğundan oyun onlara pek cazip gelmiyor.
bugün oynadıkları nadir zamanların birinde Atatürk büstünün çevresindeki saksılardaki kumları birbirlerine atmışlar. bi baktım hepsi kum havuzuna dönmüş. iki gündür eve geliyoruz hooop banyo ve uyku. bende kendimi kanepeye atıyorum. sadece bakıyorum. kafayı dinliyorum ayaklarımı dinlendiriyoum.
ev temizlenmeyi bekler halılar yıkanmayı ...herşey bekleyip duruyor. haftaya halletcem inşallah.
eren 2 yaş sendromuna fena yakalandı bizide yakaladı maalesef. sürekli hareket halinde ilgisini toplamıyor. tırmanma koşma zıplama faaliyetleri daha cazip geliyor. beni dinlemiyor inadıma yapıyor. bağırıyor inatlaşıyor..
şikayet yok cavidan herşeye rağmen afacan sağlıklı bir oğluşun var dimi.
p.s: sel felaketini yaşayan herkese geçmiş olsun diliyorum. ülkemiz bi daha bu felaketleri yaşamasın diliyorum.

5 Eylül 2009 Cumartesi

Eren'in listesi



  • 12 dev adam şarkısına bayılıyor..hu ha diye diye oynuyor.

  • burun,kulak,ağız,diş,saç,göz,pipi,ayak,el sorulduğu zaman gösteriyor..

  • arabanın kontak anahtarı şimdilerdeki tek oyuncağı. gördüğü tüm deliklere yerleştirip araba sürüyor.

  • kendi ve benim saçımı taramaya bayılıyor.

  • tehlikeli hareketlere devam. salıncağına kendi çıkıyor,sabdalyeye çıkıp ordan hoop bilgisayar masasına devamında duvara tırmanacak diye bekliyoruz:)

  • oyuncak laptopunda anne,baba,otobüs,ördek kelimelerinin yerini gösterebiliyor.

  • uyku konusu bir işkence..dün gece ilk defa uyudu(K)...

  • bugün çişşş diyerek klozete götürdü beni ama icraat gerçekleşmedi:)

  • konuşma çabası tam gaz devam az bi zaman sonra açılacak bi dil bizi bekliyor. ve sanırsam bitmek bilmeyen sorularda:))

2 Eylül 2009 Çarşamba

kime çekmiş ?

annem küçüklüğümü anlattığında çok uslu her dediğimizi yapan akıllı her zaman olgun gibi tanımlamalarla beni anlatırdı. kendimi hatırladığım dönemlerde de öyleydim. çılgınlıklar yapmazdım . hiç evcilik oynadığımı hatırlamıyorum daha farklı şeylere yönelirdim. yaşımın üstünde davranışlar sergilerdim.
babamıza gelince kayınvalideme sorduğumda düşse bile ağlamayan çok hareketli olmayan oldukça sakin bir çocukluk geçirdiğini anlatırdı. belki bunlardı eşimle bizi birbirimize bağlayan.
peki erenimo kime çekti? gün boyu düşündüm durdum. asla yerinde armut gibi oturan bir çocuk istememişimdir. ama hiç oturmayan bir çocukta hayal etmemiştim:))
bugün eren sabır taşımı defalarca çatlattı. ferteğe gittiğimizde uyuyordu ve uyuyalı 5 dakika olmuştu. sesimizi duyar duymaz kalktı . ve başladı maraton. bi dakika durmadı. merdivenleir tırmandı . tandır ocağının bulunduğu balkona indi çıktı bi ara az kalsın tandıra düşüyordu. bisiklete bin kere bindi indi bindi indi...ben hiç seslenmeden sürekli peşindeyim. yemek namına bişey yemedi. uyumadı kesinlikle. en sonunda kayınvalidemle azmettik uyuttuk.
1 saat sonra uyandı kuzenleri geldi. mahallenin diğer çocuklarıyla oynadı koşturdu durdu. ama ne koşturma her an düşecek gibi. cavinan diye diye bana top attı. en sonunda bir çığlık ve ağlama sesi. korktuğum başıma geldi. eren düşmüştü. kucağıma aldım sakinleştirmeye çalışıyorum . olmadı bi baktım alnında koca bi şişlik. hemen ekmek basmaya çalıştık olmadı. babasıyla doğru arabaya gitti. oynadı sakinledi. ee böyle bir durumda çocuk sakinler oturur ağrısını çeker dimi. cık bizimki öyle değil. daha bi coştu. bisikletin tepesine çıkmalar merdivene farklı yöntemle çıkmalar. coştu da coştu. en sonunda babasıyla gülmeye başladık. çok afacan bir çocuğumuz vardı ve kendine zarar vermediği sürece bu durum bizi rahatsız etmiyordu.
düşündüm de bu minik oğluş kime çekmişti? ...
seni seviyorum yaramazım..

1 Eylül 2009 Salı

işbaşı











finish...tatil bitti. bugün işbaşı yaptım. gerçi tüm gün çalışmasamda yinede kuzuyla ayrılık göründü bize.
sabah erken kalktı her zamanki gibi . türlü şebeklikler sevimliliklerden sonra hazırlandık doğru babanneye ferteğe gittik. seminerler boyunca ferteğe gidecek minnoş.
yolda sevindi durdu araba sürdü kahkahalar attı.
babannesini görünce alkışladı sevindi doğruca bisikletlere gitti. bizi unuttu hemen. hoşuma gitti ağlayarak bırakmak yerine böyle güle oynaya kalması içimi rahat ettirdi.
eve geldim hazırlandım yeni bir yıla başlamak için yola düştüm. arkadaşlarla hasret giderdik ortama yeniden alışmaya çalıştık.
öğlen olunca babamızla oğluşu almaya gittik. gittiğimde uyuyordu çok yoruldu dedi babannesi. gün boyunca merdivelerden inmiş çıkmış. uyanmasını bekledik uyanınca benim sesimi duydu. Allahım ne sevindi ne güzel güldü. gittim sarıldık koklaştık seviştik. yüzüme baktı kıyafetlerime baktı. güzel olmuşmuyum oğlum dedim 'hı hı' dedi:)))
sonra hoop eve geldik. soyundu dökündü bi güzel oynadı kendi kendine. çorbasını içti.
sonra küçük teyzemizle emin abisi geldi. emin'i görünce ''ibiiin'' diye sevindi. çok seviyor.
güldü eğlendi yedi içti şimdi uyuyor.
bende ise bi enerji düşüklüğü var sebebini bilmediğim.:((

28 Ağustos 2009 Cuma

kudurdum kuzenimle..







hep annem kendi yazar ya bloğumu bugün ben yazayım dedim.



sabah ''ba'' nidalarıyla uyandım. bu arada ba baba demek benim lügatımda. sonra annemi uyandırdım . sabah temizliği kahvaltı derken her yeri kolaçan etmeliyim hoplamalıyım dedim durdum kendime. annem yemek işiyle haşır neşirken ben içeri dışarı girip çıktım. annemin paçalarına yapıştım. canım sıkılıyor napıyım.



yavaş yavaş uykumun geldiğini hissedince annemin tuttum elinden doğru yatağa. koyun koyuna uyuduk annişimle. bayılıyorum böyle uyumaya.



sonra uyandım annemi aradım bağırdım hemen geldi annişim. şeviştik koklaştık. çorbamı içtim yoğurdumu yedim derken kapı çaldı. bi baktım teyzemle şevval ablam gelmiş. bol bol oyun oynadık kudurduk dans ettik. harika bi gündü. ben şu sıralar çok konuşuyorum ama her zaman dediğimi anlamıyorlar. annem hep güerek evet oğlum tabiki bitanem diyip duruyor.



sütümü içtim gece bahçesini izledim ve hooop uyudum.



hepinize baş baş...

21 Ağustos 2009 Cuma

ah geceler uykusuz geceler..

valla artık kendimi şikayet ederken bulunca çok kötü hissediyorum. herkes aynısını yaşıyor senin farkın özelliğin ne diyip duruyorum. şu sıralar kendimle inanılmaz bir çekişme içerisindeyim.
herneyse iki gecedir eren uyumuyor. aslında uyuyor gözler kapalı ama sürekli ağlıyor beni istiyor. babasını istiyor gezdirin diyor salıncakta sallayın diyor. her isteğini istisnasız yapıyoruz. dün gece hiç kolumu bırkamadı sürekli o yana bu yana döndü durdu. napacağımı şaşırmış durumdayım. dualar okuyorum karnın ovuyorum dün hiç gereksiz yere ağrı kesici bile verdim.
sanırım dişlerde son demlere geldik. arka azılarımız çıkıyor . gündüzleri çok neşeli uyumlu yemeğini yiyen çocuk gece tamamen değişiyor. bugün farkettim eli sürekli ağzında kaşıyor. umarım diştir başka şeyler değildir.
bunların yanı sıra güzel şeyler paylaşımlar yaramazlıklar yaşıyoruz.
en önemli problemimiz eren'in çok sıkılıyor olması. oyuncaklarıyla çok haşır neşir değil. en fazla 10 dakika. bende yanına oturuyorum oyuncakları konuşturuyorum yediriyoruz içiriyoruz ama nafile. yaşadığımız yerin sıkıntısını çocuk yetiştirirken bi kez daha gördüm. kuzum sürekli dışarda gezmek isityor. maalesef evimizin çevresi ona uygun değil. anca kapı önüne indiriyorum ondada arabalar geçtiğinde sürekli panik halde çocuğu da boğuyorum. inşallah ev aldığımızda site olmasına dikkat edeceğim. birlikte dışarı çıktığımızda elimden tutup marketleri geziyoruz işte ozaman tam bi arkadaş modundayız. birlikte rafları inceliyoruz arabaları seyrediyoruz ..benim küçük dostum:))
konuşma olayı yavaş ama her geçen gün artarak devam ediyor. eren kendi isteği dışında zorlamayla bişeyleri yapan bir çocuk değil. konuşması da öyle. durup dururken bişey diyor bizde şaşırıyoruz. şimdiki kelimesi bibi(pipi) :)) çok şirin söylüyor.
uykularımızda artık kucağıma geliyor başını omzuma koyuyor bi bakıyorum uyumuş. emzik olayımız ise sadece uykularda onun dışında yatağımıza atıyoruz birlikte bundada yavaş ve üzmeden halledeceğimize eminim.
çok sevgi dolu bir oğluşum var. gün boyu defalarca sarılır öper beni babasını. en ufak bir üzüntümüzde hemen gelir yanımıza..canım benim..hayat kaynağım..
yaramazlıklarımızda yok değil ama ben onun o halini daha çok seviyorum afacanın.. bugün eline boya kalemlerini almış duvarı bulaşık makinesini hep çizmiş. allahtan sildiğimde hepsi çıkmşıtı. bulaşık makinesi bu anlamda iyi bir alternatif her türlü sanatsal çalışma yapılabilir. :) sürekli hoppa hoppa diyerek hopluyor bayılıyor. babasıyla boğuşmayı çok seviyor. onunla oynamaktan ayrı bi zevk alıyor. çünkü çok az zaman geçiriyorlar:(
şimdiki takıntımız taş:)) yolda bulduğu taşları inceliyor atmaya çalışıyor ayrı bir bağ oluştu:))
tv ye sadece kendi seçtiği programları seyrediyor. onlarda çok az..gece bahçesi,bernard..favorileri. çok bağımlı değil allahtan..zaten öyle oturup izleyen bir cins değil:)
herşeye rağmen kendimi çok yetersiz hissediyorum. ona bişeyler verirken dikkatli olsamda hep bişeylerin eksik kaldığını düşünüyorum. dediğim gibi yaşadığım yer beni bu anlamda etkisiz kılıyor. komşuluk olayımda maalesef yok..bunlardan dolayı ikimizin kurduğu bir dünyada oğlumla birbirimizi eğliyoruz.
çok uzuuuuuuuun bir yazı oldu farkındayım. umarım beni okuyan beni anlayan yada bana yol göstermek isteyen anneler vardır...
sevgiler.

26 Temmuz 2009 Pazar

21 aylık olduk


miniğim küçük adamım artık 21 aylık oldu...çok ama çok değişiyoruz tam bir küçük herif edasıyla dolaşıp özgürlüğümüzü ilan ediyoruz.

neler yaptık neler...


  • çamardıdaydık ...eren orda bol bol eğlendi şımardı şımartıldı.

  • sabah kalktığında uyandınmı oğluşum diyorum ince bir sesle hı hı diyor ıssır işte o zaman.

  • maşallah iştahımız arttı...

  • çok güzel top oynuyoruz oğluşum sol ayak vuruyor topa:)

  • yeni kelimelerimiz dayo(dayı),gege(yenge)..

  • yeni huyumuz nasıl beceriyor bilmiyorum markaların yazılışlarını biliyor. mesela bir kitapta arçelik yazılarını buluyor. yada gazeteye bakıyorsa hürriyet yazılarını gösterip bunlar aynı diyor.

  • yeni kitabımız ninki nong la gezmeye gidiyoruz...gece bahçesi ekibinin tamamı var. kurtarıcımız oldu. en azından iki dakika poposu yer görüyor.

  • yukarıdaki maddede belirttiğim gibi bi sn yerinde durmuyor kapıları açıp kapatıyor,tırmanıyor bugü duvarı denedi olmadı:),..

  • bisiklete merak saldı almayı düşünüyoruz.

  • bir gece uyandı sütünü verdim içmiş sonra ağzıma bir şey değdi bana içirmeye çalışıyor gözümü bi açtım gözleriyle bana bakıyor yedim bitirdim.

  • geçenlerde çok hastalandım çok üzüldü ağladı içlenerek kucağımda ağladı sevdi gece uyumadı hep bana baktı annelik nasıl bir lutuf yarabbim çok şükür çok..

biz şimdilik böyleyiz...sevgiler bizden.

30 Haziran 2009 Salı

nerde kalmıştık....


uzun zamandır yazamıyoruz çok yoğun yorucu ve eren'in peşinden koşuşturmacalarla geçen günler yaşadık.

geçtiğimiz hafta evi bi güzel pakladık temizledik yaladık yuttuk valla:) hafta sonu misafirlerim vardı. tabi bu karmaşa arasında eren her türlü yaramazlık bilumum karıştırma tırmanma bağırma hareketlerini göstererek nedense bizi hiç şaşırtmadı:))

bugün tatilimize başladık. iki gün boyunca eren'i okula götürdüm ve bi sn oturamadım. kah müdürümüzün köpüşü hermesin peşinde kah okulumuzun nadide merdivenlerinde ordan oraya gezdik durduk. eren çok sosyal ve insanlara sevecen bir velet olmaya başladı. eski hırçınlıklarımız yok çok şükürki. ama annesi broş gibi mutlaka yanında takılmalı.

kelimelerimiz yavaşta olsa artmaya başladı.

fark var( barrkk vaa)

tecce(teyze)

abba(abla)

abi

attı

pamam(tamam)

aklıma gelen bikaçı.

eren çok afacan ve hareketli bi çocuk olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. mutlaka dışarı çıkmak istiyor. balkon falan kesmiyor yumurcağı. dışarı çıktığımızdada peşinde helak oluyorum valla. nerdeee o eskiden rejim yapan cavidan..doğal yağ eritici erenimom var artık:)

bugün ferteğe babannemize gittik. bir kapıdan girdi diğerinden çıktı bu saatlerce sürdü. düşmesin diye bende peşinden ..merdivenleri çıktı indi bu sürdü gitti..şimdi sanki bunları şikayet gibi yazıyorum diye düşünmeyin aslında çok hoşuma gidiyor. artık birey olmasa kendi başına bişeyler başarmaya çalışması diyalog kurması ama ister istemez yoruluyoruz.

tatil başladığına göre yapmamız gerekenlerde var. emzik ve çiş olayımız. umarım zaferle çıkarız bu işten..

şu sıralar yaptığımız en keyifli şey biri kızdığında sevimlilik yapıp kendimizi affettirmek. çok yağcı olcak benim sıpam:)

babamız 10 temmuzda izne çıkıyor bizde teyzoşlara burdura arabamızı almaya gidiyoruz:))) evet araba aldık. sakın gögüsüzlük olarak nitelendirmeyin yıllarımız borç ödeyerek geçiren bir çift oarak emeğimizle aldığımız ilk arabamız...ordan bi antalya kaçamağıda yaparız büyük ihtimalle:)) eren'i denizle tanıştırmanın vakti gelmiştir.

çenem düştü....hepinize bol güneşli keyifli tatiller..

19 Haziran 2009 Cuma

terrible two ve sağır eden bağlıklar..

bu haftayı sağ salim delirmeden bitirdiğim için çok ama çok mutluyum. seminerler evde sürekli bağıran kıran döken bir yumurcak ve bir türlü ısınmayan havalar..
eren müthiş şekilde değişim gösterdi bu hafta. maalesef bu değişim hiç te iyi yönde olmayan bir değişim oldu. terrible two pençelerini oğluma taktı ve bizde nasibimizi alıyoruz.
sürekli bağırıyor istediği yapılmadığında vuruyor kırıyor döküyor ağlıyor v. s ve bu durum günün her saati baş gösteriyor. eren çok sakindi ve fazla inatlaşmazdı ama sanki sihirli bir değnek değdi ve tamamen değişti bıdık.
babannesini çok iyi kullanıyor ben fazla istediğini yapmamaya çalışıyorum ve bana tepki gösteriyor. ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. bazen sabrım taşıyor bağırıyorum ben bağırınca o da aynen bana bağırıyor ..çaresiz bir durumdayım.
okul tamamen bitince artık işi elime alacağım. bu durumuda kazasız belasız atlatmaya çalışacağım.
ayrıca bu hafta bu kadar bunalımdan sonra bi değşiklik yapıp saçımın rengini değiştirdim. umarım fırsat bulur foto çektirrisem blogta paylaşacağım.
herkese sevgiler...

14 Haziran 2009 Pazar

civciv eren..

misler gibi yıkandı paklandı fındığım..
minik civcivim annesinin kuzusu..




eren'e havuz aldık ilk işi içinde tv izleyip uyumak oldu:))




bir yaramazlık öyküsü...miniğin hiç sesi çıkmaz anne merak edip yanına gider ve manzara..tüm dolabı boşaltmış ve marifet gibi annesine göstermiştir..





şu sıralar evin delisi gibi askı taktırıp dolanıyor etrafta:)





heyyyt çekilin ulennn ben geliyorum..




4 Haziran 2009 Perşembe

asker selamı:)))


erenimo çok tatlı oldu hemde çoook...son günlerde resmen çeneye vurdu bıdır bıdır bişeyler anlatıyor bağırıyor kendince konuşuyor az bi zaman sonra dili çözülecek gibi:) tabi yaptığı ve bize yaşattığı güzelliklerde var.


  • asker selamı ver dediğimizde elini başına götürüyor selam veriyor.

  • yakın bi zaman sonra duvara tırmanırken bulursam şaşırmam:)) sürekli bi yerlere tırmanıyor ve düştüğü anlarda oluyor.

  • meyve suyunu çok sevmeey başladı. kendi çay bardağıyla şapur şupur içiyor.

  • bulaşık makinesini birlikte boşaltıyoruz o bana tabakları kaşıkları veriyor bende yerleştiriyorum:)

  • bi kaç gündür geceleri uyumakta zorlanıyor yeni dişler yolda galiba..

  • kucağına yatıyorum beni öpüyor seviyor ve uyutmaya çalışıyor:)

  • haberleri izlerken sunucu veda ediyorsa bay bay yapıyor:)

  • daha çok şeyler yapıyor. en önemlisi çok bilinçlendi ve kendi başına bişeyler yapma becerisine sahip olmaya başladı. bu da bana birazcıkta olsa nefes alma imkanı sağladı.