evet 2003 yılı 30 ağustos günü sevgili eşimle dünya evine girdik. el ele başladığımız bu yolculuğumuz küçük oğluşumla devam ediyoruz.
sizleri çok seviyorum oğlum ve biricik eşim..
28 Ağustos 2009 Cuma
kudurdum kuzenimle..



hep annem kendi yazar ya bloğumu bugün ben yazayım dedim.
sabah ''ba'' nidalarıyla uyandım. bu arada ba baba demek benim lügatımda. sonra annemi uyandırdım . sabah temizliği kahvaltı derken her yeri kolaçan etmeliyim hoplamalıyım dedim durdum kendime. annem yemek işiyle haşır neşirken ben içeri dışarı girip çıktım. annemin paçalarına yapıştım. canım sıkılıyor napıyım.
yavaş yavaş uykumun geldiğini hissedince annemin tuttum elinden doğru yatağa. koyun koyuna uyuduk annişimle. bayılıyorum böyle uyumaya.
sonra uyandım annemi aradım bağırdım hemen geldi annişim. şeviştik koklaştık. çorbamı içtim yoğurdumu yedim derken kapı çaldı. bi baktım teyzemle şevval ablam gelmiş. bol bol oyun oynadık kudurduk dans ettik. harika bi gündü. ben şu sıralar çok konuşuyorum ama her zaman dediğimi anlamıyorlar. annem hep güerek evet oğlum tabiki bitanem diyip duruyor.
sütümü içtim gece bahçesini izledim ve hooop uyudum.
hepinize baş baş...
27 Ağustos 2009 Perşembe
kutlamalar başlasın..elveda emzik..
ha oldu olacak derken bu hafta başında iyice niyetlenmiştim. ne olursa olsun emziğe veda edecektik. çünkü hem dil hem de diş gelişimi için emzik bize tehdit oluşturmaya başlamıştı. hele anası gibi 6 yaşına kadar emer diye düşününce:))
artık eren emziksiz..geceleri uyuyor hiç aramıyor. hatta dün gece çok huysuzlanınca dayanamayıp vereyim dedim attı emziği:))
sıra geldi çişşşş olayına. ama ona tam hazır olmadığını düşünüyorum zamanına göre başlamaya karar verdim:))
tabi emziği atınca bıdık daha çok bıdırdamaya başladı. daha çok konuşma hevesli oldu. bişeyler söylemeye yeni kelimeler çıkarmaya başladı. salyalarımız azaldı ve uykuya daha çabuk daldığını farkettim.
şimdilerde en büyük keyfi hopppaa yaparak oynamak koltuklardan hoplamak. hatta dün ana oğul hoppa hoppa diyerekten karşılıklı oynadık bile. biri videoya çekse kesin you tube luk olurduk..
herşey tabii güllük gülistanlık değil. hayatın iki yönü her an kapımıız çalabiliyor. küçük kardeşim ikinci kez hamile idi. ilkini kalp sesi duymadan kaybetmişti. bu sefer kalp sesini duyup çok rahatlamamıza rağmen dün miniğimize veda ettik. yine gelişemedi. herşeyde var bir hayır diyerek kabullendik ama kardeşimin ikinci kez aynı şeyi yaşaması kürtaj olması bizi çok üzdü.
b,izden böyle..
artık eren emziksiz..geceleri uyuyor hiç aramıyor. hatta dün gece çok huysuzlanınca dayanamayıp vereyim dedim attı emziği:))
sıra geldi çişşşş olayına. ama ona tam hazır olmadığını düşünüyorum zamanına göre başlamaya karar verdim:))
tabi emziği atınca bıdık daha çok bıdırdamaya başladı. daha çok konuşma hevesli oldu. bişeyler söylemeye yeni kelimeler çıkarmaya başladı. salyalarımız azaldı ve uykuya daha çabuk daldığını farkettim.
şimdilerde en büyük keyfi hopppaa yaparak oynamak koltuklardan hoplamak. hatta dün ana oğul hoppa hoppa diyerekten karşılıklı oynadık bile. biri videoya çekse kesin you tube luk olurduk..
herşey tabii güllük gülistanlık değil. hayatın iki yönü her an kapımıız çalabiliyor. küçük kardeşim ikinci kez hamile idi. ilkini kalp sesi duymadan kaybetmişti. bu sefer kalp sesini duyup çok rahatlamamıza rağmen dün miniğimize veda ettik. yine gelişemedi. herşeyde var bir hayır diyerek kabullendik ama kardeşimin ikinci kez aynı şeyi yaşaması kürtaj olması bizi çok üzdü.
b,izden böyle..
24 Ağustos 2009 Pazartesi
el ele şehir turu





sabah kalkıldı her zamanki rutuin uygulandı ve ilk emziksiz güne başlandı. öğlen birde kucağıma aldım mis kokulumu bi bakmışım saat üç olmuş bi güzel uyumuşuz. miniğim 4 e doğru uyandı. meyvesini yedi keloğlanı izledi hadi bitanem gezelim biraz dedim. bu teklif kaçar mı doğru yatak odaısna gitti. kıyafetlerini seçti annesini bekledi ve ana oğlu el ele düştük yollara:)
eren'le yolda yürümeye bayılıyorum. öyle kolay kolay elimi bırakmıyor. çok temkinlidir arabalara çok yaklaşmaz kendini sağa sola atmaz. izin verdiğim anda istediği gibi yürür çevreyi kolaçan eder. yani el ele şehir turu atmak her zaman keyiflidir erenimo ile.
şimdilerde sokakta gördüğü her kişiye el sallama abba ebi gibi sıfatlar yakıştırmada üstümüze yok. kuzumla yeni açılan lc waikiki ye gittik. çok beğendim özellikle miniğim için bol çeşit beni memnun etti. orda her yeri kolaçan etti kendine kıyafet baktı bir abi buldu onunla kendince oynadı derken bi ara bi baktım yanımda değil. sadece 2 sn lik bir zaman diliminde yanımdan yokolmuştu. başımdan kaynar sular döküldü çıldırcaktım bi baktım soyunma kabinin orda. hemen aldım karşıma yanımdan ayrılma dedim^'hı hı' diye cevap verdi bilmiş ..
sonrasında eve doğru yola çıktık. uzun bir yürüyüşten sonra eve geldik.
şimdi yine emziksiz uyudu umarım gece çok uyanmaz şu emziği çöpe atar kutlamalar yaparız:))
ps: sude naz'ın tatlı annesi eylemcim ya ben o arka planı bulmadım yaa:(( linkini verir misin?
23 Ağustos 2009 Pazar
22 aylık olduk...
ağustos-200922 Aylık Bebekler : Merdiven çıkabilir. İlk kısa cümlelerini kurabilir Ellerini yıkayıp kurulayabilir. Zıplayabilir ve tümsek yerlerden atlamak ister. Etrafını daha dikkatli izler. Kendi kendine yemek yiyebilir. Büyük parçalı legolarla 7-8 parçalı kule yapabilir. Kitaplardaki resimler daha çok ilgisini çeker. Boya kalemleri ile resim yapabilir. Yüksek eşyalara tırmanmaktan hoşlanır. İsteklerini daha rahat ifade edebilir. Yardımla dişlerini fırçalayabilir. Gösterilen resimdeki tanıdık nesnelerin ya da kişilerin adını söyler. Tuvaleti geldiğinde haber verir. Kendi kendine giyinmek ister. Şarkılar söyler, dans eder. Evdeki elektronik eşyaları kullanmak ister.
ağustos 2008
ağustos 2008küçük danam 22 aylık oldu...
neler yapıyoruz..
- ayakkabılarını kendi giyebiliyor..
- kelime hazinemiz hergeçen gün artıyor..ekbek(ekmek) yeni kelimelerimizden.
- hoplamaya kanepelerden zıplamaya bayılıyor. hooppa diyerek kendine cesaret vermeyide ihmal etmiyor.
- elinde taş varsa attı diyor atıyor yada atar gibi yapıyor.
- bazen hayır dediğimiz şeyleri gözümüzün içine baka baka yapıyor sonra gülerek bizden kaçıyor. kendince oyun oynuyor.
- vücudundaki her organı rahatlıkla gösterebiliyor.
- çok güzel taklit yapıyor.
- elektronik eşyalara çok düşkün ilgisini çekiyor ve çalışmalarını dikkatlice izliyor.
- gezdiği dolaştığı yerleri biliyor. marketlerin yerlerini gösterip illa gidelim diye tutturuyor:)
- çok sıcakkanlı ve sempatik olmaya başladı. insanlardan eskisi gibi çekinmiyor hatta hiç çekinmiyor. dün kırmızı ışıkta durmuştuk bi baktım yandaki arabadaki bayana el sallıyor oda ona salladı. çok güldük:)
2 yaşımıza 2 kala bizi şaşırtıyor sevindiriyor mutlu ediyorsun bebeğim.
21 Ağustos 2009 Cuma
ah geceler uykusuz geceler..
valla artık kendimi şikayet ederken bulunca çok kötü hissediyorum. herkes aynısını yaşıyor senin farkın özelliğin ne diyip duruyorum. şu sıralar kendimle inanılmaz bir çekişme içerisindeyim.
herneyse iki gecedir eren uyumuyor. aslında uyuyor gözler kapalı ama sürekli ağlıyor beni istiyor. babasını istiyor gezdirin diyor salıncakta sallayın diyor. her isteğini istisnasız yapıyoruz. dün gece hiç kolumu bırkamadı sürekli o yana bu yana döndü durdu. napacağımı şaşırmış durumdayım. dualar okuyorum karnın ovuyorum dün hiç gereksiz yere ağrı kesici bile verdim.
sanırım dişlerde son demlere geldik. arka azılarımız çıkıyor . gündüzleri çok neşeli uyumlu yemeğini yiyen çocuk gece tamamen değişiyor. bugün farkettim eli sürekli ağzında kaşıyor. umarım diştir başka şeyler değildir.
bunların yanı sıra güzel şeyler paylaşımlar yaramazlıklar yaşıyoruz.
en önemli problemimiz eren'in çok sıkılıyor olması. oyuncaklarıyla çok haşır neşir değil. en fazla 10 dakika. bende yanına oturuyorum oyuncakları konuşturuyorum yediriyoruz içiriyoruz ama nafile. yaşadığımız yerin sıkıntısını çocuk yetiştirirken bi kez daha gördüm. kuzum sürekli dışarda gezmek isityor. maalesef evimizin çevresi ona uygun değil. anca kapı önüne indiriyorum ondada arabalar geçtiğinde sürekli panik halde çocuğu da boğuyorum. inşallah ev aldığımızda site olmasına dikkat edeceğim. birlikte dışarı çıktığımızda elimden tutup marketleri geziyoruz işte ozaman tam bi arkadaş modundayız. birlikte rafları inceliyoruz arabaları seyrediyoruz ..benim küçük dostum:))
konuşma olayı yavaş ama her geçen gün artarak devam ediyor. eren kendi isteği dışında zorlamayla bişeyleri yapan bir çocuk değil. konuşması da öyle. durup dururken bişey diyor bizde şaşırıyoruz. şimdiki kelimesi bibi(pipi) :)) çok şirin söylüyor.
uykularımızda artık kucağıma geliyor başını omzuma koyuyor bi bakıyorum uyumuş. emzik olayımız ise sadece uykularda onun dışında yatağımıza atıyoruz birlikte bundada yavaş ve üzmeden halledeceğimize eminim.
çok sevgi dolu bir oğluşum var. gün boyu defalarca sarılır öper beni babasını. en ufak bir üzüntümüzde hemen gelir yanımıza..canım benim..hayat kaynağım..
yaramazlıklarımızda yok değil ama ben onun o halini daha çok seviyorum afacanın.. bugün eline boya kalemlerini almış duvarı bulaşık makinesini hep çizmiş. allahtan sildiğimde hepsi çıkmşıtı. bulaşık makinesi bu anlamda iyi bir alternatif her türlü sanatsal çalışma yapılabilir. :) sürekli hoppa hoppa diyerek hopluyor bayılıyor. babasıyla boğuşmayı çok seviyor. onunla oynamaktan ayrı bi zevk alıyor. çünkü çok az zaman geçiriyorlar:(
şimdiki takıntımız taş:)) yolda bulduğu taşları inceliyor atmaya çalışıyor ayrı bir bağ oluştu:))
tv ye sadece kendi seçtiği programları seyrediyor. onlarda çok az..gece bahçesi,bernard..favorileri. çok bağımlı değil allahtan..zaten öyle oturup izleyen bir cins değil:)
herşeye rağmen kendimi çok yetersiz hissediyorum. ona bişeyler verirken dikkatli olsamda hep bişeylerin eksik kaldığını düşünüyorum. dediğim gibi yaşadığım yer beni bu anlamda etkisiz kılıyor. komşuluk olayımda maalesef yok..bunlardan dolayı ikimizin kurduğu bir dünyada oğlumla birbirimizi eğliyoruz.
çok uzuuuuuuuun bir yazı oldu farkındayım. umarım beni okuyan beni anlayan yada bana yol göstermek isteyen anneler vardır...
sevgiler.
herneyse iki gecedir eren uyumuyor. aslında uyuyor gözler kapalı ama sürekli ağlıyor beni istiyor. babasını istiyor gezdirin diyor salıncakta sallayın diyor. her isteğini istisnasız yapıyoruz. dün gece hiç kolumu bırkamadı sürekli o yana bu yana döndü durdu. napacağımı şaşırmış durumdayım. dualar okuyorum karnın ovuyorum dün hiç gereksiz yere ağrı kesici bile verdim.
sanırım dişlerde son demlere geldik. arka azılarımız çıkıyor . gündüzleri çok neşeli uyumlu yemeğini yiyen çocuk gece tamamen değişiyor. bugün farkettim eli sürekli ağzında kaşıyor. umarım diştir başka şeyler değildir.
bunların yanı sıra güzel şeyler paylaşımlar yaramazlıklar yaşıyoruz.
en önemli problemimiz eren'in çok sıkılıyor olması. oyuncaklarıyla çok haşır neşir değil. en fazla 10 dakika. bende yanına oturuyorum oyuncakları konuşturuyorum yediriyoruz içiriyoruz ama nafile. yaşadığımız yerin sıkıntısını çocuk yetiştirirken bi kez daha gördüm. kuzum sürekli dışarda gezmek isityor. maalesef evimizin çevresi ona uygun değil. anca kapı önüne indiriyorum ondada arabalar geçtiğinde sürekli panik halde çocuğu da boğuyorum. inşallah ev aldığımızda site olmasına dikkat edeceğim. birlikte dışarı çıktığımızda elimden tutup marketleri geziyoruz işte ozaman tam bi arkadaş modundayız. birlikte rafları inceliyoruz arabaları seyrediyoruz ..benim küçük dostum:))
konuşma olayı yavaş ama her geçen gün artarak devam ediyor. eren kendi isteği dışında zorlamayla bişeyleri yapan bir çocuk değil. konuşması da öyle. durup dururken bişey diyor bizde şaşırıyoruz. şimdiki kelimesi bibi(pipi) :)) çok şirin söylüyor.
uykularımızda artık kucağıma geliyor başını omzuma koyuyor bi bakıyorum uyumuş. emzik olayımız ise sadece uykularda onun dışında yatağımıza atıyoruz birlikte bundada yavaş ve üzmeden halledeceğimize eminim.
çok sevgi dolu bir oğluşum var. gün boyu defalarca sarılır öper beni babasını. en ufak bir üzüntümüzde hemen gelir yanımıza..canım benim..hayat kaynağım..
yaramazlıklarımızda yok değil ama ben onun o halini daha çok seviyorum afacanın.. bugün eline boya kalemlerini almış duvarı bulaşık makinesini hep çizmiş. allahtan sildiğimde hepsi çıkmşıtı. bulaşık makinesi bu anlamda iyi bir alternatif her türlü sanatsal çalışma yapılabilir. :) sürekli hoppa hoppa diyerek hopluyor bayılıyor. babasıyla boğuşmayı çok seviyor. onunla oynamaktan ayrı bi zevk alıyor. çünkü çok az zaman geçiriyorlar:(
şimdiki takıntımız taş:)) yolda bulduğu taşları inceliyor atmaya çalışıyor ayrı bir bağ oluştu:))
tv ye sadece kendi seçtiği programları seyrediyor. onlarda çok az..gece bahçesi,bernard..favorileri. çok bağımlı değil allahtan..zaten öyle oturup izleyen bir cins değil:)
herşeye rağmen kendimi çok yetersiz hissediyorum. ona bişeyler verirken dikkatli olsamda hep bişeylerin eksik kaldığını düşünüyorum. dediğim gibi yaşadığım yer beni bu anlamda etkisiz kılıyor. komşuluk olayımda maalesef yok..bunlardan dolayı ikimizin kurduğu bir dünyada oğlumla birbirimizi eğliyoruz.
çok uzuuuuuuuun bir yazı oldu farkındayım. umarım beni okuyan beni anlayan yada bana yol göstermek isteyen anneler vardır...
sevgiler.
Etiketler:
.takıntılar,
dişlerimiz,
günce,
serbest kürsü,
yaramazlıklarım
18 Ağustos 2009 Salı
küçük beyefendi
dün küçük beyefendiyle sabah işlerimizi halledip uzun bir öğle uykusundan sonra gezmeye çıktık. ilk işimiz oyuncakçıya gitmek oldu. Allahım böyle yerlerde ahtopot olmanız lazım birini elinden alırken diğerine saldırıyor fındıkkurdu. neyse en sonunda bir laptop aldık. harfleri kelimeleri öğreten bol müzikli oldukça eğitici bir oyuncak.
akıllı bıdığım bayıldı oyuncağına saatlerce oynadı akşam babası geldiğinde gösterdi nasıl çalıştığını kendi dilince anlatmaya çalıştı.

bu arada tam bir limonata canavarı oldu eren. hele kocaman bardaklarda içişi yok mu ıssır ye beni diyor:)
16 Ağustos 2009 Pazar
son demler..
evet tatilin son demlerini yaşamaktayız. yaklaşık 15 gün sonra okul başlayacak. tatil başlamadan önce kafamda şunlar şunlar yapılacak dediğim hatta bloğumada yazarak sizlerle paylaştığım hiçbişeyi yapamayarak yada beceremeyerek tatili bitiriyorum.
emzik olayı sadece uykuya dlaamda kullanıyoruz bir adım ilerlemiş olduk diyebilirim. hastalanması bırakmamasında büyük etken oldu.
çişşş olayımız ise çok kafayı takmasamda beceremediğim olaylarıdan birisi. mantığını kavrasada henüz hayatına koymuş değil fındık.
kendime hiçbişey yapamamanın vermiş olduğu rahatsızlıkla ne yaptın 2ay boyunca eyy büyük insan demeden de duramıyorum. istemedende bişeyleri erteleyerek yapma alışkanlığı başladı bende. müthiş bi şekilde rahatsız ediyor bu durum beni. ama eren konusunda çok şükür ki öyle değilim. yemekleri uykusu oyunu herşeyini zamanında yapabiliyorum. ama kendimi çin bişeyleri yaparken hep erteliyorum. zamanda yerinde saymadığından 30 lu yaşlara merhaba dediğimizdeen pekte iyi bir durum olmuyor malum benim için. allahım cümle ible kuramıyorum doğru düzgün.
çamardıya dedemiz ile ananemizin yanına gittik. eren bu yaz hiç olmadığı kadar sosyalleşti . tam bi sokak çocuğu oldu. toprakla taşla kayayla haşır neşir vaziyette tatilini geçirdi. müthiş şekilde sokak hastası oldu kışın ne yapacağımızı kara kara düşünüyorum.
parmaklarını saymaya başladı. '' biii ki üüüc dö bes'' bide tempolu yapıyor bu işi. iştahımız çok olmamakla beraber açılmaya başladı. yanına uzandığımda 5 dakikada kendi kendine uyuyor. gece bi kere kalkmalarımız devam ediyor. artık alıştık o durumlara. gazete okumaya bayılıyor. markaları göstermeye devam ediyor. yediği içtiği okuduğu herşeydeki markaları gösteriyor. baban nerde çalışıyor oğlum dediğimde ''çima' yani çimsa:))
kedi köpek bilumum hayvanlara hastayız. çamardıda bol bol kedi kovaladı sinek kelebek yakalamaya çalıştı. anası ise kedilerden köşe bucak kaçtı..
silkinip kendime gelmeliyim kendim için ve en önemlisi oğluşum için şart bu..
emzik olayı sadece uykuya dlaamda kullanıyoruz bir adım ilerlemiş olduk diyebilirim. hastalanması bırakmamasında büyük etken oldu.
çişşş olayımız ise çok kafayı takmasamda beceremediğim olaylarıdan birisi. mantığını kavrasada henüz hayatına koymuş değil fındık.
kendime hiçbişey yapamamanın vermiş olduğu rahatsızlıkla ne yaptın 2ay boyunca eyy büyük insan demeden de duramıyorum. istemedende bişeyleri erteleyerek yapma alışkanlığı başladı bende. müthiş bi şekilde rahatsız ediyor bu durum beni. ama eren konusunda çok şükür ki öyle değilim. yemekleri uykusu oyunu herşeyini zamanında yapabiliyorum. ama kendimi çin bişeyleri yaparken hep erteliyorum. zamanda yerinde saymadığından 30 lu yaşlara merhaba dediğimizdeen pekte iyi bir durum olmuyor malum benim için. allahım cümle ible kuramıyorum doğru düzgün.
çamardıya dedemiz ile ananemizin yanına gittik. eren bu yaz hiç olmadığı kadar sosyalleşti . tam bi sokak çocuğu oldu. toprakla taşla kayayla haşır neşir vaziyette tatilini geçirdi. müthiş şekilde sokak hastası oldu kışın ne yapacağımızı kara kara düşünüyorum.
parmaklarını saymaya başladı. '' biii ki üüüc dö bes'' bide tempolu yapıyor bu işi. iştahımız çok olmamakla beraber açılmaya başladı. yanına uzandığımda 5 dakikada kendi kendine uyuyor. gece bi kere kalkmalarımız devam ediyor. artık alıştık o durumlara. gazete okumaya bayılıyor. markaları göstermeye devam ediyor. yediği içtiği okuduğu herşeydeki markaları gösteriyor. baban nerde çalışıyor oğlum dediğimde ''çima' yani çimsa:))
kedi köpek bilumum hayvanlara hastayız. çamardıda bol bol kedi kovaladı sinek kelebek yakalamaya çalıştı. anası ise kedilerden köşe bucak kaçtı..
silkinip kendime gelmeliyim kendim için ve en önemlisi oğluşum için şart bu..
Etiketler:
agu agu konuşuyoruz,
alışkanlıklar,
serbest kürsü
10 Ağustos 2009 Pazartesi
erenimo iyileşti..

başlıktanda anlaşılacağı üzre eren iyileşti. hala mızmızlığımız ve iştahsızlığımız var ama :(( ama eve neşe ve uyku geldi:) babasıyla bitmiştik valla.
minik kuşum artık sokak kedisi oldu. abileriyle fertekte sokakta çok güzel oynuyor. her türlü hınzırlığı öğrendi maşallah:)
konuşmamız yavaş ve bıdırlamalarla devam ediyor. en son öğrendiği kelime arçelik:)))))))
tabi bu hastalık düzenimizi alt üst etti .. bırakmaya başladığı emziğini yeniden sevmeye başladı:( iyice iyileşsin tekrar çalışmalara başlıcaz.
bizden böyle..
sevgiler..
7 Ağustos 2009 Cuma
hasta olma annecim kıyamam:(((
herşey güllük gülüstanlıkken yememiz içmemiz keyfimiz yerindeyken nerden çıktı bu hastalık.
allahım isyan etmek istemiyorum dünyanın her köşesinde kimbilir ne çaresiz hastalıklarla boğuşurken insanlar bizim yenemediğimiz ateş bizi perişan etti.
akşama kadar ağzına tek lokma koymadı koyduğunuda sabah kustu. ateş indi çıktı en son akşam üzeri 39 dereceye dayandı. sürekli mızmızdık kucağımdan inmedi . oyuncaklarıyla oynadık ıgglepıggle kitabını okudum onları seslendirdim ama sadece kısa süreli oyaladı. tv izledik ama bir türlü miniğimi mutlu edemedim.
akşam üzeri babamız gelince ferteğe gittik. öncesinde acile gitmeyi düşündük ama salgın olunca iyice hastalanır diye vazgeçtik.
fertekte neşelendi abileriyle oynadı güldü ateşi biraz düştü. ama sonrasında yine kucağımdan inmeyen mızmzılanan eren'e dönüştü. ağladıkça içim cız etti o yandıkça ben daha bi yandım.
şiddetli olmasada ishalimiz de var. eczaneye uğradık fitil aldık evimize geldik. ıslak bezle vücudunu sildim fitili verdim ve uyuttum.
allah herkesin çocuğunu iyilik versin. benim canımada iyilikler versin.
dün geceden beri uykusuzum ama uyumak istemiyorum. yeter ki erenimo eski gücüne neşesine kavuşsn.
allahım isyan etmek istemiyorum dünyanın her köşesinde kimbilir ne çaresiz hastalıklarla boğuşurken insanlar bizim yenemediğimiz ateş bizi perişan etti.
akşama kadar ağzına tek lokma koymadı koyduğunuda sabah kustu. ateş indi çıktı en son akşam üzeri 39 dereceye dayandı. sürekli mızmızdık kucağımdan inmedi . oyuncaklarıyla oynadık ıgglepıggle kitabını okudum onları seslendirdim ama sadece kısa süreli oyaladı. tv izledik ama bir türlü miniğimi mutlu edemedim.
akşam üzeri babamız gelince ferteğe gittik. öncesinde acile gitmeyi düşündük ama salgın olunca iyice hastalanır diye vazgeçtik.
fertekte neşelendi abileriyle oynadı güldü ateşi biraz düştü. ama sonrasında yine kucağımdan inmeyen mızmzılanan eren'e dönüştü. ağladıkça içim cız etti o yandıkça ben daha bi yandım.
şiddetli olmasada ishalimiz de var. eczaneye uğradık fitil aldık evimize geldik. ıslak bezle vücudunu sildim fitili verdim ve uyuttum.
allah herkesin çocuğunu iyilik versin. benim canımada iyilikler versin.
dün geceden beri uykusuzum ama uyumak istemiyorum. yeter ki erenimo eski gücüne neşesine kavuşsn.
pişmanlık ve ateş
dün her zamanki gibi güzel başladı. miniğim uyandı kahvaltısını yaptı oynaştık uyudu kalktı yemeğini yedi kapıcının çocukları geldi oynadı..banyo yaptı ama hiç dışarı çıkarmadım. akşam üzeri birlikte uyuduk babası geldi bu arada çorapalrını çıkarmayı öğrendiği için sürekli çorap çıkardı çıplak ayakla yere bastığından sanırım gece ateşlenmiş. ateşlenmiş diyorum sabaha karşı farkettim:(((
gece hiç uyumadı bende naz yapıyor yanımıza gelmek istiyor diye uyumasını söyleyip durdum. kontrol etsene kadın çocuğun belli ki bir derdi var. sonunda pes ettim yanıma aldım yanıyor yavrum ciğerim. o an ağlamaay başladım o kadar çok üzüldüm ki bide kakasını yapmış ama onu o anda yapmış . sanırsam üşütmüş. hemen ateş düşürücü verdim sevdim kokladım ama gözyaşlarımı dindiremedim ben ağladıkça abba(bana abbada diyor) abba diyerek sevdi beni. sonrasında bi güzel oynadı güldü sabah 7 buçukta uyudu. ama ben kendimi asla asla affetmicem neden böyle bir hata yaptım anlamıyorum. çok şükür ki şimdi iyi.
affet beni miniğim güzel kokulum tatlım ciğerim.
gece hiç uyumadı bende naz yapıyor yanımıza gelmek istiyor diye uyumasını söyleyip durdum. kontrol etsene kadın çocuğun belli ki bir derdi var. sonunda pes ettim yanıma aldım yanıyor yavrum ciğerim. o an ağlamaay başladım o kadar çok üzüldüm ki bide kakasını yapmış ama onu o anda yapmış . sanırsam üşütmüş. hemen ateş düşürücü verdim sevdim kokladım ama gözyaşlarımı dindiremedim ben ağladıkça abba(bana abbada diyor) abba diyerek sevdi beni. sonrasında bi güzel oynadı güldü sabah 7 buçukta uyudu. ama ben kendimi asla asla affetmicem neden böyle bir hata yaptım anlamıyorum. çok şükür ki şimdi iyi.
affet beni miniğim güzel kokulum tatlım ciğerim.
5 Ağustos 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







