30 Kasım 2008 Pazar

pazar pazar eren azar:)


eren gerçi öyle gün falan dinlemiyor yedi gün azmaya hazır vaziyette miniğim.

bıcır bıcır hiç durmuyor sürekli babasına beni gezdir idyor yazık adamcağız seyyar araba misali evi dört dönüyor. allahtan evimiz büyük ..anlamadığım hiç sıkılmıyor aynı yerleri gezmekten:) bugün doğru düzgün bişey yemedi sürekli bağırdı isteklerini yaptırdı. ben bu hengame arasında evi temizledim çamaşır falan derken eren beye bıcı bcı yaptırdık doğru uykuya oh tam dinlenecem derken yarım saat sonra çığlıklar başladı.

bugünlerde emmiyor bırakacak gibi yine belki diştendir diyip çok üstelemiyorum.

akşam nöbetleşe yemek faslından sonra eren bey uykuya yenik düştü şimdi yanımda uyuyor nefesimi istiyor velet.

yarın ptesi boş günüm oğluşla birlikteyiz kolay gelsin bana:)

yürüme videomuz:)

29 Kasım 2008 Cumartesi

minik teyzoş iyi ki doğdun..


bugün enise teyzemizin doğum günü iyi ki doğdun teyzecim seni çok seviyorum. labişim benim:)

akşam




halamızdan ayrıldıktan sonra sartekse gittik babannesi erene yeni bir ayakkabı aldı ilk adım ayakkabısı erne bayıldı elimizdeen tutup yürüdü markette sonra evimize geldik oyuncaklarıyla oynadı en çokta legolarıyla sonra ışığımız nerdne oğlum oyununu oynadık:)
sonrasında uyudu miniğim.
çok tatlısın çokkk:)

halamıza gittik.
















bugün kuzenimiz kemal abimizin doğum günü olduğundan eren beyi hazırladık. aman ne sevindi ne sevindi. gezmeyi duyunca çıldırıyor bıcırık.














sonrasında halamıza geldik eren çıldırdı sevinçten kemal abisine hasta oynadı gezdi her isteği yapıldı. tam paşalar gibiydi oğluşum.











tabiki evi karıştırmayı ihmal etmedi :)
kemal abimizin doğum gününü kutladık pastamızı kestik eren tabi bi sn durmadı yerinde:)




































28 Kasım 2008 Cuma

ÇOK YARAMAZIM ÇOK




bugün okuldan geldiğimde eren babannesine bütün kaşıkları yere döktürmüş oynuyordu . son zamanlarda çok yaramazlaştı istediğini bağırarak ve ağlayarak yaptırmaya çalışıyor ben kızıncada basıyor yaygarayı ve gün boyunca benimle konuşmuyor küsüyor kendince.


bütün dolap kapaklarını açmaya çalışıyor. işimiz git gide zorlaşmaya başladı. büyüyünce dertler artar derlerdi doğru demişler:(

yapbozlarımız






















eren bu yapbozlara bayılıyor.
ayrıca artık yerlerine doğru şekilde yerleştiriyor.





27 Kasım 2008 Perşembe

emme:)


emme emzik anlamına geliyor ve şu sıralarda oğlum ilk doğduğunda aldığımız ve hiç ağzına almadığı emziğe yapışmış durumda:)) değişik bir kişilik:)

eren ve köpüş


geçen gece eren uyumak istemeyince önce köpüşünü uyutalım ded,im ve sallamaya başladık sonra eren sarıldı ve köpüşle birlikte sallanarak uyudu. maşallah kuzuma ...
eren son günlerde çok huysuz yeni yeni huylar öğrendi bişey olmadığı zaman bağırıyor hırçınlaşıyor galiba üst dişlerin çıkması çok yoruyor miniğimi.. iştahsızdı bugün allahtan yedi bana çok fevri davranıyor sebebini bilmiyorum bu da beni çok üzüyor hayırlısı artık. şimdi uyuyor minnoşum.
bugün ona zingo mega şurubu aldım. iki tane ahşap yapboz ve lego aldım bayıldı.
seni seviyorum kuşum..

banyo sonrası




eren tam bir su kuşu bayılıyor banyo yapmaya hemen bıcı bıcı diyince saçlarını yıkamaya başlıyor kendince:) işte banyo sonrası hamam sefası yapan minnoş:)


24 Kasım 2008 Pazartesi

doğum günü fotoları 2

kuzuma pasta yedirirken

dedemiz ananemiz ve biz











erene ayrıca o gün diş buğdayı yaptık kuzum kitap seçti hemde can dündar:))

doğum günü foto 1

halası kuzeni ve babannesi

pastamız


dedemiz babamız kuzenler






sitemiz yenilendiği için eren'in doğum günü fotolarını yeniden sizlerle buluşturcaz. 23 ekim 2008




öğretmenler günü(m)


bugün gerçekten yapmaktan zevk duyduğum öğretmenlik mesleğimin günü. tüm öğretmenlerin öğretmenler günü kutlu olsun.

23 Kasım 2008 Pazar

babasının oğlu:)




eren bugün babasını hiç bırakmadı özlüyor miniğim babamız hafta içi akşam 8 de anca eve geliyor özel iş kolay değil maalesef:( ondan dolayı hafta sonu babasını hiç bırakmıyor.
bugün ereni babasıyla baş başa bıraktım çamaşır temizlik vs işleri yaptım eren saolsun hiç fırsat vermiyor bu gibi işlere uyuyunca makine sesinden uyandığından yapamıyorum.
oğluşum bugün ışığı göstererek kendi kendine söylendi durdu:)) kelimeler üretiyor ama biz anlamını bilmiyoruz:)
erene aldığım tahta yapboz gerçekten harika eren bayılıyor. yerlerini öğrendi yerleştirmeye başladı onlarla tüm gün oynuyor. oyuncaklarla vakit geçirmeye başladı ama yanında biz de olcaz.
kuşum şimdi uyuyor seni seviyoruz geveze miniğim benim.


bebek geldi hoş geldi..

bugün kardeşim kadar sevdiğim çalışma arkadaşım yeşim doğum yaptı. eren abi oldu...minicik bir oğlumuz oldu allah analı babalı büyütsün şansı açık olsun inşallah.
geçen sene bugün eren 1 aylık olmuştu aylar yıllar ne çabuk geçiyor...

foto show:)

seksi eren:)

miniğim yaramazlıklara son sürat devam ederken.


13 aylık olduk...

13 Aylık Bebekler : Eşyalara tutunarak etrafta gezinebilir. Yürüyebilir. Kendi kendine oturabilir. Emekleyerek basamak çıkabilir. Bir yere tutunarak ayağa kalkabilir. Saplı nesneleri iter. Karşılıklı oturarak top yuvarlayabilir. El çırpabilir. İsteklerini belli etmek için ağlamanın dışında yollar kullanabilir. Bir nesneyi bir kaba koyabilir. İstediği bir nesneyi işaretle gösterebilir. Anlaşılabilir tek bir sözcük kullanabilir. Çıkardığınız sesleri taklit etmeye çalışır. Müzik duyduğunda dans eder. Yemeklerde masada oturmak ister.

Bu dönem çocuğunuzun pek çok şey öğrenip, pek çok gelişim yaşayacağı bir dönemdir. Her ne kadar çocuğunuzdaki gelişmeler ilk bir sene içerisinde gözlemlediğiniz gelişmeler kadar hızlı ve dikkat çekici olmasa da bu üç aylık dönemin sonuna doğru fiziksel, algısal ve sosyal gelişimindeki önemli değişiklikleri farkedeceksiniz.Fiziksel Gelişim:Bebeklerin yüzde doksanı bu üç aylık dönemin sonlarına doğru yürümeye başlamış olurlar. Ancak her çocuğun gelişim tablosu farklı olduğu için kimi çocuklar 9 aylıkken yürümeye başlayabileceği gibi kimilerinde bu süre 18 aya kadar çıkar. Çocuğunuz bir kez yürümeye başlayıp özgürlüğün tadına varınca onu tekrar kucağınıza almak ya da bıraktığınız yerde aynı pozisyonda yatıyorken bulmak zorlaşacaktır.Yürümeyi öğrenirken çocuğunuzun sık sık düşmesi kaçınılmazdır. Düştüğü zamanlarda eğer ciddi bir durum sözkonusu değilse panik yapmamaya ve hemen duruma müdahale etmemeye özen gösterin, aksi takdirde çocuk korkabilir, kendine olan güvenini yitirebilir. Sabırlı olun ve çocuğunuzun yürüme denemeleri yapabilmesi için güvenli mekanlar sağlamaya çalışın. Çocuğunuzun gittikçe hareketlendiği bu dönemde ev içinde ve çevresinde onun güvenliğini sağlamak için hangi önlemleri almanız gerektiğini biliyor musunuzAyakkabı konusunda acele etmeye gerek yoktur. Yumuşak bir halı üzerinde, çim alanda ya da kum üzerinde yaptığı yürüme denemelerinde çıplak ayakla olması kas gelişimi ve dengesini sağlaması açısından daha faydalı olabilir. Çıplak ayakla yürümesinin tehlikeli olacağı mekanlar için ise ayak sağlığına uygun ayakkabılar seçmeye özen gösterin. Daha uzun bir süre kullanabileceği düşüncesiyle ayağına büyük gelen ayakkabılar almayın, bu dengesini sağlamasını zorlaştıracaktır.Bu dönemde çocuğunuzun el becerileri de gelişmeye başlar. El becerilerini kullanabilecekleri oyunları severek oynarlar (Objeleri şekillerine uygun boşluklara yerleştirme, blokları üstüste dizip sonra yıkma gibi). Ayrıca yürürken aynı zamanda bir nesne taşıyabilir; saplı nesneleri itebilir; ayakkabı ve çoraplarını ayaklarından çıkarabilirler. Algısal ve Sosyal Gelişim:Bu dönemde çocuğunuz sizin tüm ilginizi ona yöneltmenizi ister. Oyuncaklarını, yiyeceklerini ve özellikle de sizin ilginizi; yani sevdiği şeyleri başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanmaz. Yaşıtı olan çocuklarla birarada olduğu ortamlarda da diğer çocuklarla iletişim kurmaya ya da onlarla birlikte oyun oynamaya pek hevesli olmadığını görebilirsiniz. Sizler, anne ve baba olarak hala bebeğinizin hayatındaki en önemli insanlarsınız, bu sebeple sizin ilginize çok ihtiyacı vardır, sizinle olan yakın ve doyurucu iletişimi kendisine olan güvenini de artırır. Sizin ilginizi çekebilmek için de elinden geleni yapar; size gülümser, dokunur, iter ya da dürter, bağırır, sızlanır veya ağlar. Bu çabalarına karşı verdiğiniz tepkiler onun bundan sonraki davranışlarında belirleyici rol oynayabilir. Örneğin istediği ilgiyi ağlamak veya bağırmak yerine gülümsediği ya da olumlu bir davranışla belirttiği takdirde elde ettiğini birkaç denemeden sonra öğrenip, ağlama ve bağırma huylarından vazgeçebilir. Eğer onun çeşitli davranışlarına verdiğiniz tepkilerde istikrarlı olursanız kısa sürede o da hangi davranışlarının iyi hangilerinin kötü olduğunu öğrenebilir. Sizin ilginize ve varlığınıza hala bu denli ihtiyaç duymasına rağmen yavaş yavaş bağımsızlığını ve kendine güvenini de geliştirdiğini farkedeceksiniz.Çocuklar etraflarında gördükleri tüm yeni objeleri dokunarak tanımaya çalışırlar; dokunmak bu dönem çocukları için önemli bir öğrenme aracıdır. Bu yüzden herhangi bir tehlike sözkonusu olmadığı müddetçe, etraftaki nesneleri dokunarak tanımaya çalışmasını engellemeyin.Artık çocuğunuz sadece komik şeylere gülmekle kalmaz, sizi güldüren davranışlarının da farkına varıp bu davranışları tekrarlamaya başlayabilir. Yani artık sadece eğlendirilmeyi beklemez, sizi eğlendirmeye çalışır.Çocuğunuz artık daha anlaşılır kelime ve hareketlerle kendini ifade etmeye başlayacaktır. Onu iletişim kurmaya teşvik edin; onunla konuşurken uzun ve karmaşık cümleler yerine kısa, net, anlaşılması kolay cümleleri tercih edin. Bu dönemin sonuna doğru çocuğunuz sorulduğunda gözlerinin, burnunun ya da ağzının yerini işaret edebilir.Çocuğunuz bu dönemde sıklıkla duygu değişimleri yaşar (kızgınlık, mutluluk, korku gibi). Bu duygularına onun yanındayken isim verip tekrarlarsanız, bir müddet sonra çocuğunuz kendi hislerini ifade etmede bu kelimeleri kullanmaya başlayacaktır. Örneğin bir kutuyu açamadığında ya da topu istediği yere yuvarlayamadığında kızıyorsa hemen “Bu seni kızdırıyor” diyerek o an içinde bulunduğu duygusal durumu isimlendirin. Bu dönemde çocuğunuz tanımadığı insanlara karşı ürkek ve endişeli davranışlar sergileyebilir, bu son derece normaldir. Onu bu konuda zorlamayın; yabancılara alışması ve kendini yeni insanların arasında daha rahat hissetmesi için ona zaman tanıyın. Tanımadığı insanlar ona yaklaşıp sevmek istediğinde, bu insanları bebeği ürkütmeyecek şekilde davranmaları konusunda uyarın. İlk kez girdiği, tanımadığı ortamlarda bebeğinizi yalnız bırakmayın, en azından ilk başlarda onu kucağınızda tutup kendini güvende hissetmesini sağlayın. Değişik sosyal ortamlara onunla birlikte katılın ve sizi bu ortamlarda gözlemlemesine olanak tanıyın. Örneğin markette, parklarda ya da hayvanat bahçesinde sizin diğer insanlarla rahatlıkla iletişim kurduğunuzu görmek onu da rahatlatacaktır. Artık çocuğunuzu giydirirken onun da size yardımcı olmaya çalıştığını farkedeceksiniz (örneğin kolunu uzatabilir). Oyun:Oyun bu dönemde çocuğunuz için çok iyi bir öğrenme aracıdır. Oyunlar vasıtasıyla renkleri, şekilleri, yeni kelimeleri öğrenebilir; iletişim becerilerini geliştirirler. En çok hoşlanacakları oyunlar:• Görünüp kaybolma (saklambaç): Sizi saklandığınız yerden bulmaya çalışmak veya sizden saklanmak çok hoşuna gidecektir. Sizi kolaylıkla bulabileceği bir şekilde saklanın, böylece kazandığı başarıdan dolayı mutlu olacak ve kendine güveni artacaktır. Sizden saklanmaya çalıştığında da onu bulmakta zorlanıyormuş gibi davranın ve bir süre için aramayı sürdürün. Saklandığı köşede sizin onu arayışınızı büyük bir neşeyle izleyecektir. • Top Yuvarlama: Çocuğunuzla karşılıklı oturup yerdeki bir topu birbirinize yuvarlamanız onun için eğlendirici bir oyun olabilir.• Çocuğunuz eline geçirdiği nesneleri ya da oyuncakları yere fırlatmaktan ve sizin bunları ona geri vermenizden çok hoşlanır. Ayrıca boş kutuların içine objeleri doldurmak, sonra bunları boşaltmak da sevdiği oyunlardandır.• Gözlerinizi, burnunuzu vs yüzünüzdeki organları tek tek işaret edip isimlerini söyleyerek bebeğinize yüzünü tanıtmaya çalışın; bunu bir oyun haline dönüştürün. Kısa bir süre sonra “Burnunu göster” dediğinizde eliyle burnunu işaret ettiğini göreceksiniz.• Kitapları sever, onunla birlikte resimli kitaplara bakabilir, ona bu tür kitaplardan hikayeler okuyabilirsiniz.Çocuğunuzun ne kadar çok oyuncağı olursa olsun, evdeki dolapları, özellikle de mutfak dolaplarını karıştırmak onların en büyük eğlencesidir. Önlem olarak dolaplara kilit taktırabilirsiniz. Ancak çocuğun merakını canlı tutmak, keşfetme yeteneğini engellememek için dolapların birine kilit taktırmayıp içine çocuğa zarar vermeyecek tahta ya da plastik birkaç mutfak araç gereci koyabilirsiniz. Bunlar ona diğer tüm oyuncaklarından daha ilgi çekici gelebilir. Çocuğunuz bu dönemde yaşıtlarıyla ortak oyun oynama ve onlarla iletişim kurmaya pek meyilli değildir. Diğer çocuklar onun için bir oyun arkadaşı olmaktan çok, bir oyuncak ya da bir obje durumundadır. Yine de onun diğer çocuklarla sosyalleşme aşamasına geçişini hızlandırmak için onu yaşıtlarıyla birlikte olabileceği oyun alanlarına götürmeyi deneyebilirsiniz. Aşılar:Bebeğinizin su çiçeği aşısını yaptırmadıysanız 15. ayda yaptırabilirsiniz. Su çiçeği hastalığı da virüslerin sebep olduğu son derece bulaşıcı bir hastalıktır ve bebek hasta olduğunda ev halkına bulaştırma ihtimali % 90’dır. Kızamıktakine benzer çok kaşıntılı döküntüler olur ve bunlar mikrop kapıp vücutta ömür boyu kalıcı izler bırakabilirler. Su çiçeği ağır seyrederse, nadir de olsa zatürre veya beyinde enfeksiyona sebep olabilir. İyileştikten yıllar sonra vücutta saklanan virüs Zona’ya neden olabilir. Bu hastalığa da kızamık, kızamıkçık, kabakulak hastalıkları gibi virüsler sebep olduğu için kesin tedavisi yoktur ve ancak aşı olunarak korunulabilir. Su çiçeği aşısı her ne kadar yeni bir aşı zannedilse de aslında neredeyse 30 yıldır güvenle kullanılmaktadır.Bebeğim ve Ben’den Anneye Not:Bu dönemde çocuğunuz sizin tüm zamanınızı ve ilginizi isteyecektir; bu sebeple zaman zaman kendinizi yorgun ve stres altında hissetmeniz çok normaldir. Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin. Günde en azından 1-2 saati sevdiğiniz şeylere ayırmak (kitap okumak, kısa yürüyüşler yapmak, arkadaşlarınızla görüşmek gibi) sizi rahatlatacak; çocuğunuza daha olumlu ve sağlıklı yaklaşmanızı sağlayacaktır. Diğer annelerle bu konudaki tecrübelerini paylaşmak da rahatlatıcı olabilir.Eğer hissettiğiniz stres ve baskı sürekli hale geldiyse ve bunu etrafınızdakilere ve çocuğunuza da yansıtıyorsanız bir uzmana başvurmanızda fayda vardır.

22 Kasım 2008 Cumartesi

dişlerle dans


erenin dişleri birden atak göstermeye başladı yaklaşık bir ay içinde üç tane diş çıkardı şimdide yan kesicilerimiz çıkıyor. çok acı çekiyor miniğim özellikle geceleri döne döne uyuyor ağlıyor emziğini hırsla emiyor. yavrum benim allah kolaylık versin acını dindirsin yavrum.
dolven verdim uyuyor miinğim şimdi. umarım ağrısız bir gece geçirir.

merhaba


miniğimin yeni yaşına yeni siteyle merhaba demek geldi içimden. eski sitemizde bizim için çok özel bir çok ilki yazdım sitemize haftanın sitesi seçildik daha neler neler..fakat daha kolay takip edilebilmek adına sitemizi yenilemeye karar verdim.
yeniden merhaba yolculuğumuz devam ediyor.