içimde öyle şeyler birikti ve birikmeye devam ediyor ki..neyseki eren var. beni oyalayan telaşlandıran hayatın o acımasız akıntısına kapılmaktan kurtaran oğluşum var.
bazen bi an geliyor olmasaydı diyorum. eren şu an olmasaydı diyorum ne yapıyor olurdum yada olurduk..
ben okula gider bütün etkinliklere kurslara görevlere katılır deli gibi çalışır evde özel ders verir bilgisayar başından kalkmaz akşam eşim eve gelir iki kelam konuşulmaz ben odaya gider ağladıkça ağlardım. belki geceleri uyurdum sabahları 11 lerde kalkardım arkadaşlarımla dilediğim gibi dolaşır laklak ederdim. boşluktan sıkılır içime attıkça atar düşündükçe kahrolurdum.
iyi ki olmuşsun oğluşum. seninle sabahın köründe kalkmak,peşinde gün boyu deli divane olmak,matematik öğretirken her an aklımda olmak,hadi uyu yavrum diye yalvarmak,gece uykularımı bölmek...bunlar dünyaya bedel.
içimdeki o derin acıyı dindirdiğin için teşekkürler benim güzel oğluşum ...hayatıma nefes olduğun için tşkler aşkım.
öylesine..
30 Eylül 2009 Çarşamba
28 Eylül 2009 Pazartesi
bad cumartesi-etkinlik günü pazartesi
yazıya başlarken nasıl bir başlık atıyım diye düşünürken bunlar çıktı:)) ctesi günümüz biraz yorucu üzücü idi. eren o gün yine tam gaz yaramazlık keşfetme seferberliğine çıkmışken öğleden sonra gezmeye gideceğimiz için ellerimizi yıkayalım dedim oğluşa. lavobaya bi sn dönmemle eren düştü ve dudağını vileda kovasına çarptı. allahım öyle bir kan aktı ki anlatamam. ölecem sandım. çok ağlamadı eren ama üstü başı bizim heryerimiz kan oldu. sonrasında temizlediğimde baktığımda dudağı yarılmıştı. Allahtan daha kötü bişey olmadı. Eren'i hiçbişey engellemediği gibi bu da engellemedi ve tam gaz günü bitirdi.
bugün kuşumla birlikteyiz. ptesilerim boş..sabah kalktık babayı biraz ağlayarak uğurladık. ( bu arada ağlama durumlarımız benim içinde başladı. işe giderken ağlıyoruz. içim burkularak gidiyorum valla) resimde görüldüğü üzere foto. makinesinin bağlantı kablosunu takıyor. teknoloji canavarı.
kahvaltı , temizlik, calliou derken eren'e eşleştirme kartları yapmayı düşündüm. böyle el işi olaylarınada bayılırım.
dergileri biraraya getirdik. makas,bant,karton aldık. ben ciddi ciddi uğraşırken eren dergieri karıştırdı kendince okudu. bana markaların isimlerini tek tek sordu. o hengamede bende kartları bitirdim. aferim bana dedim valla:)) benim bile oynayasım geldi. erenimo çok beğendi. tek tek eşleştirme yaptı . bence ço keyifli oldu erende en azından ben bunları yaparken izlediği için 15 dakika oturabildi:)
banyomuzu yaptık evimiz biraz soğuk olduğundan bebeklik hırkamızı giydik doğru uykuya gittik. annemizde her işi bitirmenin keyfiyle pc nin başına geçti.son olarak erenimo nun son zamanlardaki hünerleri;
manganın beni benimle bırak şarkısı favorimiz. başımızı sallaya sallaya dinliyoruz. hatta söylüyoruz kendimizce. ''meni menimle bıraa uhummm seninn''
kitapları çok seviyoruz saatlerce bakıyoruz okuyoruz.
babasıyla bana baş parmağını oynatarak kızıyor. ama diyologlar çok komik mimiklerde. eren parmağını kaldırır..''bak bak durrr'' sonra birden bağırmaya başlar ama ne bağırma.. babayla biz koparız o anda.:))
gevezelik diz boyu ben kaçanzi.
Etiketler:
agu agu konuşuyoruz,
bizi üzenler,
fotolarım,
günce,
oyunlar
23 Eylül 2009 Çarşamba
22 Eylül 2009 Salı
21 Eylül 2009 Pazartesi
iyi bayramlar...bayramın 1. günü

herkese öncelikle keyifli huzurlu tüm sevdikleriyle doya doya geçireceği bir bayram diliyorum.
bizde bayrama keyifle uyandık. çünkü erenimo bu bayram daha bilinçli ve herşeyin farkında idi. önceki gün bayramlık almaya gittiğimizde bile kendisine yeni ciciler alınacağının farkında idi denerken bile kıpır kıpır kaynayan çocuk put gibi durdu:))
el öpmeyi öğrettim yine bu bayram..çok komik öpüyor eli..mmmmuhah diye bir ses çıkarıyor gül gül kopuyoruz. ilk gün çamardıya benim ananeme gittik. eren yine başladı koşturmaya ordan oraya tırmanmaya sevimlilikler yapmaya ve her bayramın kabusu olan şeker komasına girmeye. bir türlü vazgeçiremedik illa yicem diye tutturdu. oöyle bi bağırıyor ki artık sabrım tükendiğinden ye de gör dedim..
tabi o kadar curcuna içinde uyumadı ama enerjide en ufak bi düşme olmadı:)) sonra niğdeye doğru yola çıktık yolda hoop uykuya daldı. bende biraz dinlendim. tek dinlence yerim araba valla:)
ferteğe babannemize gittik ama durmadı illa gidelim dedi. 5 dk sonra kalktık eve geldik.
şu sıralar bilgisayar masasının alt boşluk kısmını kendine oyun yeri yaptı. alıyor minderini yastığını bi güzel yerleştiriyor kendi kendine bişeyler söylüyor sanki evcilik oynuyor. büyük bir keyif onu izlemek.
bugün resim çekemedik unutmuşuz ama mutlaka yarın çekip eklicem...
en güzel bayramlar sizin ve sevdiklerinizle olsun.
17 Eylül 2009 Perşembe
okul macerası
çılgınım benim...
biraz nostalji...eren 4 aylık
şirinem benim. eren 4 aylıkbitip bilmeyen seminer çalışmalarımız devam ederken eren yine benimle okula geldi. onun için büyük bir zevk olan bu durum bana işkence olarak geri dönüyor maalesef.
ptesi salı babnnemiz geldi baktı bıdığa. çarşamba günü evde temizlik olduğundan aldım oğluşu doğru okula. bu hafta anasınıfların uyum süreci başladığı için eren'in hemen dikkatini çekti bu durum. saolsun anasınıfı öğretmenimiz hemen eren'i aldı sınıfa. fındık yıllardır okula gidiyormuş gibi hemen kaynaştı oyunlar oynadı heryeri keşfe başladı ve beni çok aramadı. bu durum hoşuma gitmedi desem yalan olur. çünkü seneye eren için kreş düşündüğümden bu kararda ne kadar haklı olduğumu görmek beni sevindirdi. bugün yine okula gittiğimizde hemen ayakkabılarını göstererek beni sınıfa götür dedi. yine girdik sınıfa oynadı hatta birini dövmeye bile çalıştı. bu yeni huyumuz maalesef. bide sahiplenme uhyumuz başladı. herşeye menimmm diyerek bağırıyor. allahtan çok ısrarcı değil.
biz hala yapışık ikiz gibiyiz. gün boyunca yanıbaşımda bazen daralıyorum. hele son zamanlarda artan diş ağrım nedeniyle dinlenmeye ihtiyacım var ama ne mümkün. akşamüstü uyuyum dedim babası geldiğinde sürekli uyandırdı. başımda dikildi.
son zamanlarda sütedüşkünlüğümüz arttı. acaba emziği bıraktığımız için onunla boşluğumu dolduruyor diye düşünmeye başladım.
fındıkkurdu büyüyor öğreniyor ve bizi parmağında daha çok oynatacağa benziyor:)
Etiketler:
geziler,
günce,
hastalıklar,
nostalji,
yaramazlıklarım
15 Eylül 2009 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






