Öğretmen olmanın en büyük avantajı (eğer branşçı iseniz) ders programınızı ayarlayabilmenizdir. Pazartesi boş günüm dolayısıyla öyle büyük pazartesi sendromları yaşamıyorum. Ama haftasonu ceee ee yaparak bitmesi beni deli ediyor. Cuma günü haftasonu için planlarımı yapıp pazartesi günü geldiğinde hiçbirini uygulayamamanın verdiği kırıklığı yaşıyorum.
işte size bizim haftasonu hikayemiz..ha öyle büyük ekşınlar aktiviteler beklemeyin..orta anadolu şehrindeki bir hikayedir bu:))
Cumartesi sabahı kargalara eşlik etmek için erkenden kalkılır. Anne 5 dakika uyku molası ister ama baba ve oğluş için bu önemli değildir. Anne de kalkmalıdır. Hemen kurulmuş saat gibi anne kalkar çayı koyar. Tuvalete bile son anda yetişir. Oğluş ayaklarının altında baba ise o meşhur koltuğundadır. Kahvaltı hazırlanır miniğe zorla yedirilir. Anne kahvaltıyı toplar.Baba oğluşla ilgilenirken anne banyoya girer. Hızla hazırlanılıp ehliyet sınavında görevli olarak yola koyulur. Bu fırsattan istifade baba oğluşu berbere götürür. Sınavda arkadaşla sohbet edilir çocuklardan kocalardan bahsedilir. Sonra eve doğru yola çıkılır. Eve gelindiğinde oğluş kabak tatlısı gibi olmuştur. yenir yenir ...Sonra yine hızla babaya öğle yemeği hazırlanır anne oğluşu hazırlar arkadaşa doğru gidilir...Bu koşturma yatana kadar devam edilir.
Pazar sabahı aynen kalkılır.(bkn.yukarı) Sonra dede ve ananeye doğru yola çıkılır. Oğluş orda oynar kudurur ..ve iki koca gün hiçbişey yapılmadan hooop yutulur..
BÜtün işler pazartesiye kalır...ANne için salı sendromu başlar.
1 yorum:
yavv zorr yaa hakkaten zorr ev, iş, çocukk ayy ne bileyim bennn
Yorum Gönder