25 Şubat 2011 Cuma

Araba sorunsalı

Eren gün boyunca kreşte olduğu için akşam muhabbetlerimiz genelde sohbet şeklinde. Hani eskisi gibi şunu yaptı,şöyle oldu diye yazamıyorum dolayısıyla.
Bende diyaloglarından hatırlayabildiklerimi toparlayayım diyorum.
Dün okuldan geldi . Eve girdik girişteki onun için yeni aldığım arabaları gördü.
- aanne çok düzeller bunlar.
baktı hemen açtı sonra bir hışımla bana döndü.
- bak bir daha araba alma tamam mı? Yeter çok araba alıyorsun..
Ben mi dumur vaziyetteyim.
Akşam babamıza anlattım.
-Bak oğlan bile anlamış sen anlamadın dedi.
Ben mi günlük dumur limiti mi doldurdum..

23 Şubat 2011 Çarşamba

ÇORBA TARİFİ

Erenimo sabah kreşe babasıyla gider. Ben sabah 6 buçukta evden çıkarım baba oğul uyur genelde. Akşamdan eşyalarını hazırlarım. Kavga dövüş kreşe giderler:))
Dün yine kalkmış.
- baba açıktım ben. Çorba getiy bana demiş.
- Oğlum çorba yok şimdi hem kahvaltı yapacaksın okulda.
- sen yapsana baba.
- ben bilmiyorum ki.
- sende hiçbişiyi bilmiyorsun. Böyle çencereyi alcan kaşıkla karıştırcan. işte bu kadar..
Baba dumur..

22 Şubat 2011 Salı

20 Şubat 2011 Pazar

HAFTANIN TOP 5'İ

  • Erenimo'ya aldığım kitaplar...Her akşam hepsini okuyoruz. Calliou telefon görüşmesi,Calliou alıştırma tekerlekleri,Uzayda yaşam,Gofret ve Babası,Pufidik karanlıktan korkuyor..



  • Bende kitaplandım..Nasıl yapmalı 1. cilt başladım..
  • Ales çalışmalarına başladım. Test çözüyorum.
  • Okula gitmek ittemiyorum nidaları hala sürüyor.
  • FB4-BJK2:))))))))))

17 Şubat 2011 Perşembe

OKULA GİTMEK İTTEMİYOOOMM

Oysa ne güzeldi...Her sabah heyecanla kalkıyor giyiniyor okula sevinerek gidiyordu. Hatta kendi isteğiyle yarım gün olan okulunu tüm gün bile yapmıştık.
Tatil nedeniyle verdiğimiz ara başa dönmemize neden oldu. Yaklaşık bir haftadır yine ağlayarak gidiyor okula. Ne yapacağımı nasıl davranacağımı bilemiyorum. Kreşi aradığımda hemen susutuğunu etkinliklere katıldığının söylüyorlar.
Bıktım artık birşeyleri başaramayıp herşeyi sil baştan yaşamaktan...

13 Şubat 2011 Pazar

DİYALOGLAR...1

E:ERENİMO
A: ANNE

Gece 3 civarları. Yatağından zombi gibi uyanan ;
E: AAAnnee yanına gelcem.
A: Hadi oğlum uyu artık.
E: Kolunu sevceem ama.
A: Yat oğluşum lütfeen.

Sabah 6 civarları;
E: aannee uyan güneş açtı.
A: Oğlum daha sabahım körü .
E: Babaa anneme kız uyanmıyor.

E: Annee ekmek kalmamış babamla alalımm mı?
A: Alın oğlum.
E: Bana mı dedin...Alalımmı?
A: Evet alın oğlum.
E: Babaa hadi giyin bakkala gidiyoruz.


E: Şimdi sen bu arabayı al anne ben de bunu tamammı?
A: Tamam oğlum.
E: Ama sürecen sürmüyon ki..

E: Aaanne bana mercinbek(mercimek) çorbası yapar mısın? lütfen lütfeen..
A: tamam oğlum.
E: oleeeey yaşasın.

E: Eyvah.
A: NOldu?
E: Kırdım oyuncağımı.

E: Aaanne dergi okuyalım mmı?
A: tamam.
E: yoo dergi öyle tutulmaz bak böyle tutulur..

Şİmdilik bu kadar olsun....

12 Şubat 2011 Cumartesi

SIKILDIM

Sabah kalkıyorum şöyle derin bir nefes almak istiyorum ama birden yapılacak işler geliyor aklıma yarım yamalak bir nefes alıp yataktan apar topar iniyorum başlıyorum güne.
Erenimo erken kalktığı için hemen kahvaltıyı hazırlıyorum. Binbir naz niyaz ile kahvaltısını yedirip ortalığı topluyorum. Ama hergün aynı iş. Yatak odasını topla , odaya geç oyuncakları derle topla. Öğle vakti gelmeden Erenimo'nun çorbasını yap. Erenimo'nun isteklerini yap. Sonra uyut. İşte o arada kendim için yaptığım tek şey internet..Ama bu da çok sıkıcı. Çok boş beni boğan bir aktivite.
Akşam yatana kadar mutfak oda arasında gel gitlerle süren bir yaşam.
Çok ama çok sıkıldım. İş hayatımın daha dolu olmasını tercih eder oldum. Boş kalmayı sevmiyorum. Ev işlerini mecburiyetten yapıyorum. Kendimi bu kısır döngü içerisinde bitik hissediyorum.
Herneyse sadece bir iç dökme yazısı olarak görün..
Hayat herşeye rağmen güzel dimi..