1 yıldır evimizin misafiri,dert ortağım,herşeyim oldun sen...Seninle Hülya'nın tunası bloğunun sahibi sevgili Hülya sayesinde tanıştım. Üye olduğum anda kendimi bambaşka bir dünyada buldum. Kolay kolay vazgeçemediğiniz,çocuğunuzla ilgili her türlü sorunu rahatça ifade edip; çözüm yollarına da ulaşabildiğiniz bir site..
Arkadaşlar edindim,dünya tatlısı minikler tanıdım. Erenimo'nun ilklerini,kelimelerini tek tek kayıt edebildim. Yeri geldi sevinçlerle sevindik, üzüntülü anlarımızda birbirimize kenetlendik.
Eren ilk kreşe başladığı anlarda o günlerdeki umutsuzluğuma dert oldu nurturia..
İYİKİ DOĞDUN...İyi ki seninle hergün yeni bir güne uyandım..
29 Ekim 2010 Cuma
28 Ekim 2010 Perşembe
CUMHURİYET COŞKUSU
Son günlerde beni en derinden etkileyen olay Atamızın sesini duymak olmuştur. Tüylerim diken diken oldu. Nasıl bir karizma,kendinden emin tavırlar ve gerçek bir lider duruşu.
Cumhuriyet bayramı benim için özgürlüğün ifadesidir. Coştukça coşası gelir insanın. 10. yıl marşını son ses dinlerim ...Göğsüm kabarır gururdan.
Rejim düşmanları etrafımızı sararken daha bir bağlanalım, kenetlenelim. Yıkılmaz olduğumuzu ispatlayalım.
Dün Eren'i kreşten aldığımda öğretmeni balon ve bayrak istedi sınıflarını süslemek için. İçimde kelebekler uçtu; hemen bir koşu gidip aldım. Sanki ben süsleyecekmişim gibi heyecanlandım.
Oğlumda artık tanışacak o duygularla bağlanacaktı..Gelecek onlar değil mi?
Doya doya yaşayalım cumhuriyet coşkusunu...87. yıl hepimize kutlu olsun,geleceğimiz olan minikler hep korusun..
Cumhuriyet bayramı benim için özgürlüğün ifadesidir. Coştukça coşası gelir insanın. 10. yıl marşını son ses dinlerim ...Göğsüm kabarır gururdan.
Rejim düşmanları etrafımızı sararken daha bir bağlanalım, kenetlenelim. Yıkılmaz olduğumuzu ispatlayalım.
Dün Eren'i kreşten aldığımda öğretmeni balon ve bayrak istedi sınıflarını süslemek için. İçimde kelebekler uçtu; hemen bir koşu gidip aldım. Sanki ben süsleyecekmişim gibi heyecanlandım.
Oğlumda artık tanışacak o duygularla bağlanacaktı..Gelecek onlar değil mi?
Doya doya yaşayalım cumhuriyet coşkusunu...87. yıl hepimize kutlu olsun,geleceğimiz olan minikler hep korusun..
24 Ekim 2010 Pazar
20 Ekim 2010 Çarşamba
ANNE OLMAK...
Çok istemek,ağlamak,içten içe merak etmek,bir varlığı içinde hissetmek. Ah Eren bana neler yaşattın sen.
Önce hiç yoktun. Bir türlü bizimle olmadın. Direndim,sabrettim,ağladım,koşuşturdum,bıraktım. O kadar çok istedim ki rüyalarımda seninleydim. Uyanınca bittiğim anları yaşadım. Her ay bitmek bilmeyen testler iki çizgi görebilme hayali...
Sonra olmayacak bu dedim rüyalarımda yaşayım. Gerçek hayatla boğuşurken bir türlü olmayan hastalığımda son ana kadar bekledim. Ve sessiz sedasız aldığım teste iki çizgiyi gördüm. Defalarca baktım. Gece uyandım gittim baktım doğru mu diye. Babanla hep temkinli sevindik. Hayalkırıklığı yaşamak istemedik.
Kan testinin sonucun aldığımda 580 Bhcg görünce kalbimin duracak kadar hızlı attığını hatırlıyorum.
Kalp sesini duyuşumuz,her ay gittiğimiz kontroller. Rüyalardaki buluşmamız artık gerçekti.
23 EKİM 2007...Minicik bir beden kucağımda nefes almaya çalışırken ben hayatımın en mutlu anını yaşıyordum.
Seni o kadar çok seviyorum ki miniğim hiç yokmuşum gibi geliyor senden öncesi. 3 yıldır varlığınla hayatımızın neşesi rengisin. Sen benim küçük adamım,minik arkadaşımsın.
İyi ki doğdun kuzum yoksa hep yarım kalırdım. İyi ki doğurdum kuzum seni yoksa dünya sensiz anlamsızlaşırdı..
Cuma günü kutlayacağız doğumgünün. Bun niye şimdi yazıyorum. Yarın dedeciğinin ameliyatı var. Sonrasında fırsatım olmayabilir.
Anne olmak şerefini bana layık gördüğün için çok teşekkür ediyorum bitanem. Baban ve ben seni çooooooooook seviyoruz. O minik ellerini hiç üzerimizden çekme,dilediğini yaşa,sevgi dolu bir çocuk ol...
Önce hiç yoktun. Bir türlü bizimle olmadın. Direndim,sabrettim,ağladım,koşuşturdum,bıraktım. O kadar çok istedim ki rüyalarımda seninleydim. Uyanınca bittiğim anları yaşadım. Her ay bitmek bilmeyen testler iki çizgi görebilme hayali...
Sonra olmayacak bu dedim rüyalarımda yaşayım. Gerçek hayatla boğuşurken bir türlü olmayan hastalığımda son ana kadar bekledim. Ve sessiz sedasız aldığım teste iki çizgiyi gördüm. Defalarca baktım. Gece uyandım gittim baktım doğru mu diye. Babanla hep temkinli sevindik. Hayalkırıklığı yaşamak istemedik.
Kan testinin sonucun aldığımda 580 Bhcg görünce kalbimin duracak kadar hızlı attığını hatırlıyorum.
Kalp sesini duyuşumuz,her ay gittiğimiz kontroller. Rüyalardaki buluşmamız artık gerçekti.
23 EKİM 2007...Minicik bir beden kucağımda nefes almaya çalışırken ben hayatımın en mutlu anını yaşıyordum.
Seni o kadar çok seviyorum ki miniğim hiç yokmuşum gibi geliyor senden öncesi. 3 yıldır varlığınla hayatımızın neşesi rengisin. Sen benim küçük adamım,minik arkadaşımsın.
İyi ki doğdun kuzum yoksa hep yarım kalırdım. İyi ki doğurdum kuzum seni yoksa dünya sensiz anlamsızlaşırdı..
Cuma günü kutlayacağız doğumgünün. Bun niye şimdi yazıyorum. Yarın dedeciğinin ameliyatı var. Sonrasında fırsatım olmayabilir.
Anne olmak şerefini bana layık gördüğün için çok teşekkür ediyorum bitanem. Baban ve ben seni çooooooooook seviyoruz. O minik ellerini hiç üzerimizden çekme,dilediğini yaşa,sevgi dolu bir çocuk ol...
16 Ekim 2010 Cumartesi
SON GÜNLERDE
Kreşin bize katkıları çok oldu ve hissettirmeye başladı. Eren eve her geldiğinde o gün olanları en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Öğrendiği şarkıyı yada tekerlemeleri söylüyor. Düzenli olarak sayı sayıyor . Düzene alıştı. Oyuncaklarıyla çok güzel oynuyor, onları konuşturuyor.
Şunu düşünmüyor değilim. Kreşin sağladığı düzeni,alışkanlıkları ben neden başaramadım. Şu sıralar kendimi sorguluyorum. Yaptığım yanlışlıkları,yapmadıklarımı düşünüyorum. Ama içimde huzur var. Eren mutlu dolayısıyla biz de mutluyuz.
Doğumgününe az bir zaman kaldı. Öğretmeniyle konuştum. Kreşte kutlayacağız. Çok sevinecek mutlu olacak eminim. Şimdiden söylemeye başladı. Doğumgünü için aldığımız kıyafetleri hergün giyip foto bile çektiriyoruz. O sevindikçe ben seviniyorum , herşeyi yerinde zamanında görsün bilsin yaşasın istiyorum.
Kreşte öğrenip bize söylediği şarkılar..
'' bini bini bi kuş konmuştu,peenceyeme konuştu,aydım onu içeyiye ,cik cik ötsün diye,pı pı edeeken canlandı,ellleeeyim bak boş kaldı.''
''bi elimde beşşş paamak şay bak şay bak şaaaaay bak..bi idi üç dört beş''
Geçenlerde mama sandalyesine oturdu çorbasını içecekti. Bi baktım ellerini açmış ''yemezsem büyüyemem ,okuluma gidemem,çabuk çabuk yiyelim,okkulumuuzaa gideelim.'' dedi.
Şaşkın şaşkın baktım. Yedim bitirdim.
Bu kadar güzel şeyin yanında sabrımızı zorlayan isyanlara götüren vukuatlar da olmuyor değil. İstediği bişey anında olmalı. İstediği bişey hemen alınmalı. Her kıyafeti giymiyor,çoraplarına kadar karışıyor. Dışarı çıkarken,uyurken terlik giymek istiyor. Kreşe giderken mutlaka yanında bişey götürüyor. Geçenlerde terliğini götürmüş. Bazen durup dururken ağlamaya başlıyor saatlerce sürüyor bu durum. Ne dediğini anlamıyoruz ve söylemiyorda niçin ağladığını. Sadece salya sümük ağlıyor. Bişeyi başaramadığı zaman sinirlerniyor''yapamıyoorum'' diyerek sinir krizlerine giriyor. Bu babası ve benim için çok ama çok yorucu olmaya başladı. Kesinlikle ikna olmuyor. Tatlı dil,ödül , ceza hiçbirisi işe yaramıyor..Bu da zamanla geçer diyip sabrediyoruz.
Geçen gün oyuncaklarını elbirliği ile düzenledik eskileri ayırdık . Oynamadığı oyuncakları okula anasınıfına verdim. Kendi oyuncaklarını mutfakta kullanılan plastik çekmecelere yerleştirdim. Çok iyi oldu. İstediği oyuncağını alıp oynuyor geri yerine koyuyor:)
Son günler de biz böyleyiz işte. Biraz resim ekleyip postu tamamlayalım.
GECE 1...
Hala ayaktayım uyumadım...blog şablonu ile uğraştım. Severim değişiklikleri ama kolay kolay da alışamam. Eski düzen hep devam etsin isterim. Gözüme asla dağınık görünmemeliler.
Gece 1 ve ben ayaktayım. Oysa uyumalıyım....Zira sabahın köründe evde kalk borusu öttürecek bir minik var...
Sevgiyle.
Gece 1 ve ben ayaktayım. Oysa uyumalıyım....Zira sabahın köründe evde kalk borusu öttürecek bir minik var...
Sevgiyle.
14 Ekim 2010 Perşembe
Sevgili Günlük..
Sevgili Günlük
Sabah dit dat dit dat sesleri ile ahali olarak uyandık. Erenimo hala kucağımda horr horr uyurken keyfini bozmadım.
Babamız giyinirken Eren uyandı ve ok misali yerinden fırlayarak tuvalete koştu. Sonrasında giyinme hengamesi. Genellikle Eren'in kıyafetlerini akşamdan hazırlarım. Beyefendinin beğenmesi gerekir ama:) Baba oğul giyindi süslendi püslendi anneyle vedalaşıldı yola koyuldular.
Anne evi hemen toparladı giyindi ve okul yolunu tuttu.
Anne okulda gırtlak patlattı öğretmeye eğitmeye çalıştı. Arada öğrencilerine Erenimo'nun maceralarını da sıkıştırdı. Ders bitti anne eve gitti. Sonra kapı açıldı ''ben geldim'' diye küçücük bir ses duyuldu. Anne sevdi öptü kokladı..
Sonra uyku vakti geldi. En sevdiği oyuncağı eline verildi. Bi müddet sonra horlama sesi duyuldu:)
Anne yemek yaptı nete takıldı. Ütü yaptı.
Günaaaydı diye bi ses duyuldu. ERen uyandı. Çorabasını içti. Tv zamanı için seçtiği çizgi filmi izledi. Sonra annesiyle oyuncaklarını düzenledi. Kağıtlardan kes yapıştır yaptı.
Veee babiş geldi. Babasıyla rutin bakkal ziyaretini yaptı.
Yemekler yendi arabalarıyla oynadı. Hayvanlarına konser verdi. ARada bize şarkılar söyledi.
Saat 9 buçuk gibi ''hadi çocuklar uykuya'' yazını okudum salıncağında rüyalarına daldı.
Yarın aynı gün aynı tempo..
Sabah dit dat dit dat sesleri ile ahali olarak uyandık. Erenimo hala kucağımda horr horr uyurken keyfini bozmadım.
Babamız giyinirken Eren uyandı ve ok misali yerinden fırlayarak tuvalete koştu. Sonrasında giyinme hengamesi. Genellikle Eren'in kıyafetlerini akşamdan hazırlarım. Beyefendinin beğenmesi gerekir ama:) Baba oğul giyindi süslendi püslendi anneyle vedalaşıldı yola koyuldular.
Anne evi hemen toparladı giyindi ve okul yolunu tuttu.
Anne okulda gırtlak patlattı öğretmeye eğitmeye çalıştı. Arada öğrencilerine Erenimo'nun maceralarını da sıkıştırdı. Ders bitti anne eve gitti. Sonra kapı açıldı ''ben geldim'' diye küçücük bir ses duyuldu. Anne sevdi öptü kokladı..
Sonra uyku vakti geldi. En sevdiği oyuncağı eline verildi. Bi müddet sonra horlama sesi duyuldu:)
Anne yemek yaptı nete takıldı. Ütü yaptı.
Günaaaydı diye bi ses duyuldu. ERen uyandı. Çorabasını içti. Tv zamanı için seçtiği çizgi filmi izledi. Sonra annesiyle oyuncaklarını düzenledi. Kağıtlardan kes yapıştır yaptı.
Veee babiş geldi. Babasıyla rutin bakkal ziyaretini yaptı.
Yemekler yendi arabalarıyla oynadı. Hayvanlarına konser verdi. ARada bize şarkılar söyledi.
Saat 9 buçuk gibi ''hadi çocuklar uykuya'' yazını okudum salıncağında rüyalarına daldı.
Yarın aynı gün aynı tempo..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


