31 Mart 2010 Çarşamba

sizin çocuğunuz erenimo olsaydı...



  • Gece yatarken saat kurma gibi bi derdiniz olmazdı çünkü sabahları en geç 7 de kalkan bir çocuğunuz olacaktı.

  • Geceleri deliksiz uyumak gibi bi lüksünüz olmayacaktı..bazen yarım saatte bir bazen uykunuzun en tatlı anında uyanıp oyun oynamak isteyen bir çocuğunuz olacaktı.

  • Sabah kalktığınızda eğer işe gidecekseniz ''bay bi'' diyerek ve size sımsıcak bir öpücük verecek bir çocuğunuz olacaktı.

  • İşten geldiğinizde deli gibi kucağınıza koşan öpücüklere boğan ve tatlı diliyle gününü anlatan bir çocuğunuz olacaktı.

  • Çorbasının yanında mutlaka 'dandino':) yiyen bir çocuk olacaktı.

  • Kayyusuz çıkmam abi sloganıyla yaşaşyan bir çocuğunuz olacaktı.

  • Annenin tam işi bitmiş oturacakken süt isteyen sütü getirdiğinde iki yudum alıp şimdi de şuuu(su) istiyorum diyen bir çocuğunuz olacaktı.

  • Evin her karışı oyuncak,top,araba v..s olmasına rağmen dönüp bakmayan mutfaktaki zerdavatla oynayan bir çocuk olacaktı.

  • Annesinin dişi ağrıdığında 'çok mu ağrıyor'' diye soracak kadar duygusal bir çocuğunuz olacaktı. hatta kendince telefonla dişçiyi arayıp randevu isteyen bir çocuk...

  • Hergün türbe ziyareti yapar gibi migrosa giden bir aile olacaktınız..

  • Çamaşır makinesinin düğmelerine basarak makineyi çalıştıran ve bittiğinde ise sepete çamaşırları koyup annesine yardım eden bir çocuğunuz olacaktı..

  • Anne giyiniyorsa pantolon fermuarını mutlaka çekmek isteyen bir çocuğunuz olacaktı..

  • Akşamları yorgunluktan iki kanapede sızan anne ve babasına rağmen dinç ayakta duran bir çocuğunuz olacaktı.

  • ''anneyimi seviyorsun'' ''babayımı seviyorsun'' sorularına tamamen politik cevaplar veren (örn: ananeyi seviyorum) bir çocuğunuz olacaktı..

Ama yıllar sonra bana şans olarak gelen bu çocuk benim....herşeyim..



28 Mart 2010 Pazar

5N 1K

ne , neden, niçin,nasıl,nerede........vee kim...
son zamanlarda bu sorularla boğulmuş gibi hissediyorum kendimi..
eren nerdesin? niçin ağlıyorsun? neden uyandın? ne yapmalıyım? nerede bıraktın oyuncağını? kim o?..
yetemiyorum sabırlı olamıyorum beceremiyorum..sürekli beceremiyorum dediğim için kendimden nefret ediyorum. bir türlü oğlumu eğlemeyi başaramıyorum.
herşeyi planlı yapmaya uğraşıyorum bi bakmışım günün sonunda kocaa bi gün boyunca hiçbişey yapmamışım.
yoruldum bedenen en çokta ruhen..oğluşumu suçlamıyorum..eşimi zaman zaman suçluyorum...onlar neysede en çok kendimi suçluyorum.
ben bu değilim olmadım da..olmamalıyımda...

26 Mart 2010 Cuma

ah ben...

özlüyorum ....lise yıllarımı heyecanlarımı arkadaşlarımı ...o zaman herşey farklıydı . şimdi niğde sokaklarında yürüdüğümde kendimi yabancılaşmış hissediyorum. lise zamanlarımda adım başı bir arkadaşımızla karşılaşır konuşurduk. renkli renkli kalemler alırdım özenirdim herşeyime..özlüyorum ne diyim..
yapmak isteyipte yapamadığım o kadar çok şey o kadar keşkelerim var ki...
özlüyorum..
ah ben...

23 Mart 2010 Salı

29+park...

dün havanın güzelliği ve erenimonun parka gidelim nidaları eşliğinde dedemizle parka gittik.
minicik kucağımdayken şimdi yanımda başucumdasın bebeğim. bugün 29 aylık oldun..dün gibi herşey...hele 5 sene sonra sana kavuşmak özelimsin benim...güzel bebeğim..


şu sıralar çok asabiyiz havalıyız..kıyafetlerimizi bile kendimiz seçiyoruz. çoraplarımızı bile seçiyoruz. öyle her çorabı giymiyoruz.

bu resimde isyanlarda anne çekme artık diyor. haklı olarak oğlum dur bi poz alıyım tamam bu son desem de isyan etti sonunda.




en sevdiği bölüm..çevir babam çevir. çok atik oldu bir türlü yakalayamıyroum. kaymak istemiyor sürekli ordan oraya dolaşayım istiyor.




artissst..




poz vermeyi becersede bir türlü gülmüyor. sonrasında da anne bakıyım demeyide unutmuyor. şimdilerde sürekli bana karışıyor. telefon çaldı mı kim arıyor ne dedi? anne yemek hazırla babaya tay(çay) koy...yemek bitti..babası yetmedi oğlu tünedi başıma.























bu resme bayılıyorum..









22 Mart 2010 Pazartesi

17 Mart 2010 Çarşamba

arthur


eren büyüdükçe evdeki tercihleri bizden daha ağır basmaya başladı. özellikle tv konusunda...vazgeçemediği iki çizgi filmi var birisi calliou diğeri de arthur:)) bizde mecburen izlemek zorunda kalıyoruz. eşimle yorumlar bile yapmaya başlıyoruz. bugün nolacak acaba diye merak ettiğimiz bile oluyor:))

arthur ailesi arkadaşları çizgi filmin odak konusu...hepsi birer hayvan ama biz fazla keşfedemiyoruz. işin ilginç tarafı evde hayvan besliyorlar:)))

arthur'un en çok kızkardeşine bayılıyorum. Dw ye...erende öğrenmiş Dw diyip duruyor..

gece bahçesiyle başlayan tv yolculuğumuz calliou derken arthurla devam ediyor...ben 10 umarım daha vardır:(

not: resimdekiler..sol baştan bildiklerimi sayıyım..o küçük kız Dw,buster,arthur...diğerlerinin ismini unuttum..

15 Mart 2010 Pazartesi

ha damam:))

zaman akıyor ...biz büyüyoruz(yaşlanıyoruz) eren daha da büyüyor. artık gevezeliğinden bahsetmeme gerek yok. konuşuyor oğluşum bende bi rahatlayım. şu anne milleti ne doyumsuz oluyoruz. konuşamıyor diye dört döndüm...zamanı var diye millet anlattı ama dinlenir mi hiç..komplo teorileri doktorlar internet makaleleri falan..:)) manyağım işte kabul ediyorum.
eren'in son zamanlardaki favori kelimesi ''haaa damam''..çok bilmiş söylüyor. ıssırasım geliyor bazen.
evde yine üstümde gün boyu...boğuşalım oynayalım ama bi yere kadar. yoruluyorum yapmama gerek işler var ve bu çocuğun bağımsızlığa kendi kendine oynamaya ihtiyacı var. ben bunlardan dert yanarken gittiğimiz gezmelerde çocuğa bişeyler oluyor kendi kendine oynuyor. yanıma sadece tuvalete gitmek için geliyor. çözemedim ben bu işi..sıkılıyor anlıyorum ama sürekli evi ve kendimi oyun haline getiremem ki...dün migrostan tübitak yayını meraklı minik dergisini aldım. birlikte yapıştırdık biraz okuduk hoppaaa sonra sıkıldı yere attı..bilmiyorum bu işi beceremiyorum. eren'i bişeylere odaklayamıyorum.
evi sürekli karıştırmak istiyor. geçenlerde küpemi kayınvalidemin cebinde buldum. kızmıyorum ama bi an geliyor sabır taşıyor. işten gelince evi derliyor topluyorum sonra hoop dağıt ...fazla şikayet ettim galiba..
bunun dışında sürekli sevişiyoz fındıkla...boğuşuyoruz saçımı yapıyor. toz alıyor araba sürüyoruz. televizyon izliyoruz ..günlerimiz böyle geçiyor. çok ekşın yok anlayacağınız.
sevgiler..