10 Ocak 2009 Cumartesi

bağımsızlık benim karakterim:)

bu sabah kalktığımızda ailecek kayseriye giidp biraz kafa dağıtalım dedik. yolda giderken eren mayışık vaziyette bakınırken:)
kayseriye geldik ve kayseri park avm ye gittik. eren adımımızı bastığımız anda başaldı mızmızlanmaya. resmini çekmek için emziğini aldığımda bşaladı ağlamaya.


burdada bitik yorgun aynaya bile bakamadan yola çıkmış bir anne ve bilmiş oğlu duruyor.

eren'i arabadan indiridğimiz andan itibaren heryere gitmeye çalıştı asla bizi takmıyor elini tutturmuyor allahım halimizi görecektiniz çekirgeler gibi peşinden zıpladık.




maxi toys a girdiğimizde bu oyuncağa saplandı bırakmak bilmedi elinden almak için çok çabaladım. ordan ona üstünde harfler olan bir tırtıl aldık. fisher price ın bir ürünü.oyuncakçıda bütün reyonları indirmeye çalıştı kucağıma aldığım anda basıyor yaygarayı. resmen kafayı yiyecektik karı koca. miniği uzun süre içerde tutunca dışarı çıkınca saldım çayıra muamelesi yaptı kendine:)





sonrasında bişeyler yemek ve biraz soluklanmak için durduk. eren bu arada arkamızda duran kızlara bakış atıyor çapkın oğluşum benim.


yine eren'in peşinden koşuştruduktan sonra kayserinin o meşhur iskenderini yiyemeden eve kendimizi atmak için yola çıktık . yolda kuzu uyudu. o kadar çok yorulmuş ki gidene kadar uyanmadı. niğdeye geldiğimizde babannemiiz de aldık sofra ya yemeğe gittik. eren ordada performansını gösterdi.





aldığımız oyuncakla haşır neşir miniğim. kuzuma biç ok şey aldım. mother careden body,lc waikikiden ayakkabı çoraplar oyuncak emzik. babamıza seven hill den kazak anneye hiçbişey. çünkü ayrıntılı bakacak zaman enerji ve izin vermeyen bir bıdık vardı. yine bakımsız süklüm püklüm dolaşmaya devam:)
şükür uyudu şimdi ama heryerim dökülüyor. yavruşum benim bizi yorsanda çok tatlı bir bıdıksın sen...




9 Ocak 2009 Cuma

bitmeyen cuma..


bugün sabah eren'in mızırtısıyla uyandık dün gecede biraz ateşi çıkmıştı. sabahta çok mızmızdı kucağımdan inmedi. sonra babannemiz geldi okula gittim ama aklım evde kaldı. geldiğimde uyuyordu sesimi duyunca uyandı mızmızlanmaya başladı. sonra çocuk hastanesinden randevu aldım.

hastanye gittik. eren bşata iyiydi yürüdü bende peşinde:) odaya giridğimizde başladı ağlamaya normalde hiç doktor kontrollerinde sıkıntı çekmezdik ama minnoş anlamaya bşladı sanırsam. allaha şükür iyi sadece doktorumuz kan ve idrar tahlili istedi. ama eren'i susturmak ne mümkün. çocuk titreye titreye ağlamaya başladı. içim acıdı ama tahlilleride yaptırmak gerekiyrodu.

kan tahlilinde uzun bi süre damarını bulamadılar eren yıktı ortalığı. gözüme bakarak bana kızdı niye bunu yaptırıyorsun diye. şu annelik ne zor bişey yarabbim.

sonra idrarını bekledik yok anacım yapmadı. eve geldik artık. tuvalete tuttum suyu açtım başladım çiş demeye:) en sonunda işedi ve dedemiz doğruca hastaneye gitti. ptesi sonuçları alacağız.

sonrasında uyuttum uyandığında keyfi yerindeydi bıdığımın. babamız geldi.

erenle ikimiz babamızın işyerinden arkadaşı ışıl ablamıza gittik.

eren orda çok mutlu oldu. çocuklar oyuncaklar ama çok bağımsız benim oğlan. heryere igdiyim iyice bi karşıtırıyım diyor. peşinde divane oldum valla. 100 gr versem bari:)

eve geldik uyuttum miniğimi.

bitmeyen bir cuma günüydü arada ekstralarda var ama biraz üzücü orası. yazmak içimden gelmiyor.

herkese sevgiler iyi hafta sonları...

mutlu yıllar


Glitterfy.com - Glitter Graphics


minik prenses nilay'ın bitanesi ilkecik iyi ki doğdun...seni çok seviyoruz.
eren ve cavidan...

8 Ocak 2009 Perşembe

salıncak...

güzel bi güne uyandık oğluşumla. kahvaltı boğuşma faslı derken istikamet doğru mutfak oldu tabiki. oğluşum şu sıralar fırın hastası. hatta dün babannesinin yaptığı poğaçaları fırından yürütüp yedi bile:)
bugün eren'i günlerden sonra dışarı çıkardık gezdi dolaştı fırsattan istifade dedemiz oğluşuma salıncak aldı. ne büyük rahatlıkmış valla çok sevdi oğluşum çok ta rahat uyudu. tşk ederiz dedesi. ananesiyle dedeye gülücük atıyor bıdığım.

dedemiz...



işte salıncağında uyuyan al yanaklı yavrum. uyumak bu kadarmı yakışır masum miniğime.




emziğinide atmış:)





akıllı bıdığım. babamız yine geç geldi bugün. oğluşumla baş başa oynadık gezdik . öpüştük reklam izledik. harikaydı..


çubuk krakere bayılıyor aynı performansı diğer yemekler içinde gösterse çok sevinecez.









minişim şimdi uyuyor annede not girmeye çalışıyor babamızda yemekteyizi izliyor:)




bu ne yaman uykuymuş:(


evet uzun zamandır yoktum maalesef:( hem okulun yoğunluğu malum yıl sonu geldi hemde eren'in anlaşılmaz bi biçimde huy değiştirmesi nedeniyle bloğumu güncelleyemedim.

oğlum çok yaramazlaştı şu sıralar ve inatçı bi şekilde uykuya direniyor. akşam gece 11 lere kadar bizimle oturuyor biz yatmasak onu zorla yatırmasak nerdeyse sabahlayacak velet. moralim acayip bozuk bu işe bu çocuğu bi şekilde düzene alıştırıyorum sonra cumburlop bişeyler oluyor sil baştan başlıyor herşey.

yememe sorunumuz da devam ediyor. sadece zevkle yediği muhallebi ve süt. emmeyide bıraktı artık :( yani son zamanlarda acayip sıkkınım ve çaresizim.

bi de canımı sıkan diğer bi konu bilmem siz yaşıyormunuz işten gelince eren benden resmen kaçıyor neden olduğunu bilmiyorum babası geldiğinde gösterdiği sevinç gösterilerini maalesef benim için göstermiyor. yani anne olarak çok üzülüyorum acaba beni sevmiyor mu annesi olarak görmüyormu diye. belki paranoyadır ama moralim sıfır bu konudada:(

uff ne çok dert yandım ya. iyi şeylerde oluyor tabi: kuzm neler yapıyor neler.

işte bikaçı. bu arada fotolarımızda yok inanın foto çekecek zaman ve takat bırakmıyor bende bu minik.


  • babasıyla düğün resmimizi alıyor öpüyor bişeyler anlatıyor seviyor gün boyu elinde resim haşat olmuş vaziyette.

  • dün eren'i ilk defa çişe tuttum:) şaşırdı ama yaptı. ama nereye baktım çişini yapmıyor odaya getirdim altını bağlayım diye hoop halıya saldı bizimki.

  • biri evden gideceği zaman peşinden gidip bay bay yapıp direk kapıyı kapatıyor:)

bunlar hatırladıklarım. yakında resimlerle buluşmak dileğiyle eski bi resmimizi koyuyum:)

7 Ocak 2009 Çarşamba

sobe:)))

canım arkadaşım dilek beni sobelemiş.:) işte cevaplarım.

1- en sevdiğim kelime

tabi ki ınneee:)

2-en nefret ettiğiniz kelime

aynı konuyu defalarca anlatmama rağmen öğrencilerimden birinin ben anlamadım demesi:(

3-sizi ne heyecanlandırır

aslında bi çok şey heyecanlandırır ama hayatımın büyük bir bölümü erenle geçtiğinden eren'in yapmış olduğu herşey özellikle ilkleri heyecanlandırır.

4- heyecanınızı ne öldürür

karşılık alamamak

5-en sevdiğiniz ses nedir?

çıkış zili. çünkü oğluma kavuşma anıdır benim için:)

6-nefret ettiğiniz ses

üst kat komşumun günün her saatinde çektiği sandalyenin çıkardığı ses. bu saatler gece 2 bile olabiliyor:(

7-hangi mesleği yapmak istemezsiniz?

doktorluk. kesinlikle bana göre değil. sebebini bilmiyorum ama benim mizacıma göre değil.

8- hangi doğal yeteneğe sahip olmak istersiniz?

çocuk özlemi çekmiş biri olarak sihirli bir ele sahip olup tüm özlem çeken annelerin miniklerine kavuşup koklamalarını sağlamak isterdim.

9-kendiniz olmasaydınız kim olurdunuz?

ben yine kendim olmak isterdim ama başka bi zamanda yaşamayı düşlerdim. örneğin 60 yıllar çok hoşmuş.

10-nerde yaşamak isterdiniz

sahil kasabasında yaşaamk isterim. sakin huzur dolu.

11-en önemli kusurunuz nedir

herşeyi içime atarım kendimle yaşarım. insanlara kolay kolay hayır diyemem ve kendimi ilk planda tutamam. ve bu bana stres hastalık olarak geri döner.

12-size keyif veren kötü alışkanlığınız

çok şükür yok :)

13-kahramanınız kim

miniğim eren'im

14-en çok kullandığınız küfür nedir

gerizekalı

15- şu anki ruh haliniz

yorgun yapacak işleri yapamanının verdiği sıkıntı ve annemin rahatsızlığından duyduğum endişe hüzün.

16-hayat felsefenizi hangi slogan özetler

anne olmaya çalışan tipik bir matematikçiyim..

17-mutluluk rüyanız nedir

hamileyken sürekli miniğimi emzirirken gördüğüm rüyam.

18-sizce mutsuzluğun tanımı nedir

erensiz bir dünya:(

19-nasıl ölmek istersiniz

çabuk ağırsız ele eteğe düşmeden.

20-öldüğünüzde cennete giderseniz Tanrı'nın size kapıda ne söylemesini istersiniz?

hoşgeldin iyi kulum.

bende forum arkadaşlarım minik ilkenin annesi nilayı,durucuğun annesi şehribanı sobeliyorum. hadi hanımlar çalışsın eller:)

4 Ocak 2009 Pazar

aşure+eren=yorgun cavidan:)

bi matematikçi olarak uygun bi başlık atmayı kendime görev bildim:) bugün aşure yapmaya karar verdik kayınvalidemle. sabah yine eren'in dürtüklemesi sonucu uyanıp ev halkı hummalı bi çalışmaya giriştik. erende peşimizde..hiç ama hiç durmadı sürekli gezindi uyumadı ...en sonunda 30 dakikalık bir uyku uyudu bizde o aralıkta nefes almaya çalıştık.
eren'e yeni bir diş fırçası aldım. dişlerini fırçalamayı öğrettim o da kendince fırçalamaya çalıştı. yavrum benim hergün yeni bişeyler öğreniyor.

hımmm bu böyle mi tutuluyordu acaba?



ana oğul iş başında yine..benim acil tarafından kendime bakmam lazım :(


eren ev turlarında beni yorunca çiçeklerin arasına koydum istediği kadar karıştırsın diye ama maksimum 1 dk lık bir süre ona yetti sonra hoop başka yerlere yöneldi.







aynada kendini seviyor:)




çirkin şey seni..





şimdiki favorimiz bozuk telefon ahizesini alıp evi turlayıp aloo diye bağırmak.









akşam üzeri banyosunu yaptı ve uyku çalışması başladı ama ne mümkün salla babam salla en sonunda pes edip babaya teslim ettim. bende günün yorgunluğunu duş alarak atmaya çalıştım döndüğümde eren uyumuştu.
bu arada eren son zamanlarda çok şeyler yapıyor ve ben yazmayı unutuyorum.
  • parmaklarımızı şaklatarak oynuyoruz buna ayakalrımızda eşlik eidyor tam bir fırlama..
  • televizyondaki güzel hatunlara bayılıyor pis pis sırıtıyor.
  • kucak kucak dediğimzde koşuyor bazen bizi aldatıyor.
  • uyuymak istediğnde başını sallıyor yada battaniyesini getiriyor.
  • uyandığı zaman ev patiklerini getirip giydirtiyor kaymadan evi turlayacak ya:)
  • müziklere ve ritim tutmaya bayılıyor.
  • kalemle kendince karalamalar yapıyor.
  • tam düzen hastası oyuncakları istediği yerde bulmayınca gidip yerlerine koyuyor.

bizden böyle çok yazdım bu gece ama bu gidişle eskisi gibi yazamayacağım bu bıdık gün geçtikçe beni yoruyor. sağlıklı huzurlu olsun ben herşeye razıyım.

bizden sevgiler..