12 Aralık 2009 Cumartesi

kısa..kısa..

  • bir haftadır küçük bi şeytanla baş etmeye çalıştım..bağırmalar vurmalar sürekli nedensiz ağlamalar ve ne yapacağının bilemeyen bir anne..
  • haoldu olacak derken konuşmalarımız tam gaz devam ediyor..
  • ben okula gittikten sonra susmayan bi minik olmuş oğluşum..anneee diye diye ağlıyormuş:(
  • arabalar,kitaplar,kalemler ve toplar sevdiğimiz nadirde olsa dikkatimizi vererek oynadığımız oyunlar.
  • bide diğer blog annelerininde yazdığı kremler...akşama kadar yağlı güreş yapar gibi kremleniyoruz.
  • ilgi odağı olmaya bayılıyor ve ilgi başka şeye yöneldiği anda basıyor bağlığı. elimde bi kitap gördüğü an kitabı alıp yere atıyor. yemek yaptığım yada temizlik yaptığım anlarda yanıbaşımda bitip menimmm o diye bağrına bağrına ortalığı birbirine katıyor.
  • çişş konusu bir muamma..biliyor ama istemiyor. zorlanacak gibiyim. tatili bekliyorum..

böyle geçiyor bizim günler anlamadan bazen boş bazen dolu...

3 Aralık 2009 Perşembe

heyecanım kalmadı

blog yazma konusunda eski heyecanım kalmadı nedense..eren'i eskisi gibi fazla da gözlemlemiyorum son zamanlarda..üzerimde bir boşvermişlik derin bir bunalım var. aslında monoton fazla ekşın olmayan çoğun zaman 3 kişilik bir hayatımız var.
kendime göre yakınımda bir arkadaşım yada aile dostumuz yok...yaşadığımız şehir okulum hatta evim bile beni acayip daraltmaya başladı.
yine kilo aldım,eren'i bir türlü mutlu edemiyorum aktvite yaratamıyorum,evimi temizlesemde gözüme pis görünüyor..aynalardan uzaklaştım.
hiçbişey karşı eski heyecanım kalmadı. blogları sadece okuyorum...bloğumuzuda elimden geldiğince güncellicem ya da 'zirvede bırakcam' :))

2 Aralık 2009 Çarşamba

eren'in objektifinden..
















tüm resimler erenimoya ait olup hakkı bizde saklıdır:)))

30 Kasım 2009 Pazartesi

bayram..

öncelikle hepinizin geçmiş bayramınızı kutlarım..huzur sevgi mutluluk dolu nice bayramlar dilerim..
bu bayramda gezdik eğlendik tatilin tadını çıkardık ve sona geldik..yarın okul zamanı..erenimo bize bizde erenimoya daha çok alışıyoruz iş zamanı gelince sudan çıkmış balığa dönüyoruz.
minno daha bi dillendi,daha bi inatçılaştı ve sinirli bi hal aldı..geçer bu da geçer diyip sineye çekiyoruz.
yazacak çok şey var ama toparlayıp bi türlü yazamıyorum...yazasım yok ..
bugün küçük kardeşin doğum günü kutlarız labiş...
sevgiler bizden..

25 Kasım 2009 Çarşamba

öğretmek..


17 eylül 2002 tarihinde ilk adım attım okuluma...bıcır bıcır öğrencilerim..üni yıllarında öğrendiklerimdden çok farklı bir ortamdı...8. seneye başladım öğretmenlik hayatımın..geçte olsa tüm öğretmenlerin öğretme arzusuyla yanıp tutuşan herkesin öğretmenler gününü kutluyorum..

bizde liste çok ama yazacağım...

annecim

babacım

küçük kardeş

emin

dayılarım

yengecim

kuzenler...

öğretmektir bizim aşkımız...

23 Kasım 2009 Pazartesi

25 aylık olduk..


ah zaman su misali akıp giidyorsun biz daha ne olduğumuzu anlamadan.küçük sıpam koca dana oldu artık..25 aylık olduk...çok daha büyüdük benliğimizi kazandık.olmazsa olmazlarımız beğendiklerimiz beğenmediklerimiz sözcüklerimiz cümlelerimiz sevgilerimiz var..

seni seviyorum benim akıllı fındık kurdum..


Fiziksel gelişim2. ve 3. yaşlarda boy ve kilo artmaya devam eder. Ama bu artış ilk yıldaki kadar hızlı değildir. Büyüme hızı zamanla azalır. İki yaşında çocukların boyu yaklaşık 83 - 86 kilosu ise 12 - 14 kilodur; üç yaşında bir çocuğun boyu 93 - 96 cm ve ağırlığı da 14 - 16 kilo civarında olur. İki yaş çocukların 20 süt dişi vardır ve 3 yaşına kadar bu dişlerin çoğu tamamlanır.
Hareket gelişimiBu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır. Ellerini ve parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir kaptan diğerine su boşaltabilir, 5 - 6 küp üst üste koyabilir, topu havadan atabilir. Dendesi oldukça gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top oynayabilir ve yardımla veya yardımsız merdivenlerden aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları cesaretlendirirlerse, bu becerileri hızla gelişecektir. Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini kendileri giymekten çok hoşlanırlar. Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla çocuklarının bu becerilerini geliştirmeleri için onlara fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm nesnelerle oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından itibaren objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı ve sınıflandırmayı becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6 - 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz seramiği ile oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır ama müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına katılıp kendilerini lider gibi hissettirmeniz kendilerine olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişimBu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha dikkatle incelemeye ve yetişkin rollerini daha iyi taklit etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri artmıştır ve oyunlara konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan olayları ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı nesneleri sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az ve çok kavramlarını anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri eşleştirebilirler. Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu, farklı renkteki ve objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri eleştirme oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuz bu dönemde basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimiBu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki kelimeyi yan yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır. Geçmiş yaşantılarını basit bir şekilde anlatır, kendini ve duygularını ifade etmek için sözcükleri kullanabilirler. Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin altına giden topu vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle birlikte bizlerin en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişimÇocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır. 2. yıldan sonra bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir. Diğer çocuklarla oyun oynamaya başlayabilirler, ancak gene de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun süreleri kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz arkadaşlarınızın çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa, onun bencil bir çocuk olduğu yargısına varmanız kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir özelliği olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat oyun oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin üzgün ya da kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilirler. Bu dönem çocukların korkular ve fobiler geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve farklı olan herşeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu değişime kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının yersiz olduğunu anlatmak yerine onların kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar.


21 Kasım 2009 Cumartesi

anne oğul agulaşmaları







- anneee anneee



- efendim oğluşum



-geeel



- noldu



- döktüüü



-olsun annecim toplarız



...............



-anneeeeeee



-efendim



-bopu ve



- annecim uyuyacaksın



- bopu veee



.......................



oyuncaklarıyla oynarken ambulansı görür.



- anneee bak doktu



-aa evet oğlum doktor arabası



- anneee vaaav vaaav ( ambulans sesi yapılır.)



...............................



oğluşumla artık gözlerle konuşmuyor resmen çene çalıyoruz..sevincimi paylaşayım dedim:)))