23 Kasım 2009 Pazartesi

25 aylık olduk..


ah zaman su misali akıp giidyorsun biz daha ne olduğumuzu anlamadan.küçük sıpam koca dana oldu artık..25 aylık olduk...çok daha büyüdük benliğimizi kazandık.olmazsa olmazlarımız beğendiklerimiz beğenmediklerimiz sözcüklerimiz cümlelerimiz sevgilerimiz var..

seni seviyorum benim akıllı fındık kurdum..


Fiziksel gelişim2. ve 3. yaşlarda boy ve kilo artmaya devam eder. Ama bu artış ilk yıldaki kadar hızlı değildir. Büyüme hızı zamanla azalır. İki yaşında çocukların boyu yaklaşık 83 - 86 kilosu ise 12 - 14 kilodur; üç yaşında bir çocuğun boyu 93 - 96 cm ve ağırlığı da 14 - 16 kilo civarında olur. İki yaş çocukların 20 süt dişi vardır ve 3 yaşına kadar bu dişlerin çoğu tamamlanır.
Hareket gelişimiBu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır. Ellerini ve parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir kaptan diğerine su boşaltabilir, 5 - 6 küp üst üste koyabilir, topu havadan atabilir. Dendesi oldukça gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top oynayabilir ve yardımla veya yardımsız merdivenlerden aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları cesaretlendirirlerse, bu becerileri hızla gelişecektir. Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini kendileri giymekten çok hoşlanırlar. Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla çocuklarının bu becerilerini geliştirmeleri için onlara fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm nesnelerle oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından itibaren objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı ve sınıflandırmayı becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6 - 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz seramiği ile oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır ama müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına katılıp kendilerini lider gibi hissettirmeniz kendilerine olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişimBu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha dikkatle incelemeye ve yetişkin rollerini daha iyi taklit etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri artmıştır ve oyunlara konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan olayları ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı nesneleri sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az ve çok kavramlarını anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri eşleştirebilirler. Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu, farklı renkteki ve objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri eleştirme oyunları oynayabilirsiniz. Çocuğunuz bu dönemde basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimiBu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki kelimeyi yan yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır. Geçmiş yaşantılarını basit bir şekilde anlatır, kendini ve duygularını ifade etmek için sözcükleri kullanabilirler. Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin altına giden topu vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle birlikte bizlerin en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişimÇocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır. 2. yıldan sonra bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir. Diğer çocuklarla oyun oynamaya başlayabilirler, ancak gene de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun süreleri kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz arkadaşlarınızın çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa, onun bencil bir çocuk olduğu yargısına varmanız kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir özelliği olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz. Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat oyun oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz. Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin üzgün ya da kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilirler. Bu dönem çocukların korkular ve fobiler geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve farklı olan herşeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu değişime kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının yersiz olduğunu anlatmak yerine onların kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar.


21 Kasım 2009 Cumartesi

anne oğul agulaşmaları







- anneee anneee



- efendim oğluşum



-geeel



- noldu



- döktüüü



-olsun annecim toplarız



...............



-anneeeeeee



-efendim



-bopu ve



- annecim uyuyacaksın



- bopu veee



.......................



oyuncaklarıyla oynarken ambulansı görür.



- anneee bak doktu



-aa evet oğlum doktor arabası



- anneee vaaav vaaav ( ambulans sesi yapılır.)



...............................



oğluşumla artık gözlerle konuşmuyor resmen çene çalıyoruz..sevincimi paylaşayım dedim:)))

17 Kasım 2009 Salı

neler neler...

çok ama çok hastayım izin aldım..bu grip salgını bizi vurmadan olmazdı öğretmenliğin garip cilvesi sanırım.
neler neler yapıyoruz biz..
  • cümle kurmaya başladık..geç oldu konuşmamız ama güç olmadı çok şükür.
  • acayip inatlaşmaya ayaklarımızı yere vura vura ağlamaya başladık. ve istediği yapıldığı an o salya sümük ağlayan velet bi anda kuzu kesiliyor.
  • gece uykularımız yiner azap oldu sürekli uyanıp anne anne baba diyerek resmen yoklama alıyor.
  • kitap okumaya resimlerle konuşmaya bayılıyor.
  • birlikte resim yapmaya bayılıyor. en çok ta kayyunun resmini yapıyoruz.
  • elleri kirlendiği an yada üzerine bişey döküldüğü an ammaaan diyerek yanıma geliyor temizlettiriyor. bu kadar da olunmaz ki oğluş...
  • diş macunuyla diş fırçalamaya başladık...
  • bugün kek yaptık fındığımla...bayıldı ..
  • müzik duyduğu an kafayı sallamaya başlıyor rock çı olacak küçük sıpam benim.

13 Kasım 2009 Cuma

imaj yeniledik..
















anne oğul bu hafta imaj çalışması yaptık...erenimonun saçları uzamıştı bizde hop bi akşam berbere götürdük. önceki deneyimlerimiz oldukça yorucu ve salya sümük olduğu için biraz endişelendik ama sanki sihirli bi değnek değmişti oğluşuma. tabi koltuğa ben geçtim eren benim kucağıma kuruldu ve amerikan traşı yaptırdık fındığıma.





anneside ertesi gün kuaföre gitti bi güzel perçem kestirdi 5 yaş gençleşti birden:)) oğluşumda yanımdaydı . abisi keserken o da izledi.





son zamanlarda eren çok inatçı ve çabuk sıkılan bir çocuk haline dönüşmeye başladı. sürekli gel kalk otur evde robot haline döndüm. hiçbişeyden memnun değil. youn oynamaktan oyuncaklardan sıkılıyor. tvde sadece kayyu izliyor. seçici bu konuda..ama bende bittim nasıl memnun edeceğimi bilemez oldum. artık arkadaş istiyor sanırsam. biz yetersiz kalıyoruz. havalar boğucu domuz gribi telaşı da ekleninice bu hafta imaj çalışmamız dışında sıkıcı idi.





sevgiler.

10 Kasım 2009 Salı

mim..

tatlı batıkan'ın annesi beni mimlemiş. şu günlerde başlayan kitap aşkıma uygun bir mimi olmuş:))
1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu
elif şafak 'aşk' kitabını okuyorum. aşkın her türlüsünün anlatıldığı bir kitap. tasavvuf aşkı daha baskın.
2.En son aldığınız kitap
elif şafak aşk ve grange siyah kan...
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz
buket uzuner kumral ada mavi tuna hikayesi beni çok etkilemişti.
4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar
orhan pamuk kar ve oya baydar sıcak külleri kaldı.bir gün mutlak bitireceğim.
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap
grange siyah kan okuyacağım..

bende lena ve tatlı ikizlerimin annesi dileği mimliyorum..

atam...





AH KEŞKE DEDİĞİMİZ O KADAR ÇOK ŞEY ,AN VARKİ.... ÖZLEDİK ATAM ÖZLEYECEĞİZ..
1881-....

6 Kasım 2009 Cuma

erenimo coşarsa..







hemde ne coşmak..2 yaş sınırımızmış bizim. bıdık bi anda değişti. bilmiş bilmiş davranışlar ordan oraya zıplamalar anne babayı takmamalar ağlamalar v.s v.s..



hafif ses yükseltmeye azcık çatık kaşla bakmaya kalkmayın nasıl ağlıyor sanki etinden et kopartılmış. bide şikayet ediyor. o anda kendinizi insanlık suçu işlemiş gibi görüyorsunuz. kayyu başalyınca kumanda beyefendinin hakimiyetine geçiyor. beynimiz kayyu nun o cırtlak sesiyle dolmuş vaziyette aile keyfi yapıyoruz kendimizce.



coştu bizim oğlan..ama bi o kadarda tatlandı bal oldu. okuldan gelince kucağıma atlamalar anne diyerek 'ma' ( bu ne demek) sorular sorması..birlikte kitap okumak boya yapmak gezmek ..



bu iki yaş mucize gibi bişeymiş valla. dolaplar yine gözdemiz oldu. iç dışı bi güzel karıştırılıyor. ev almış başını gidiyor. anne de tarifsiz bir yorgunluk okulda yoğunluk.



seni seviyorum kuzum hayatımıza renk hareketlilik ve kayyu yu kattığın için:)