
15 Eylül 2009 Salı
13 Eylül 2009 Pazar
minik ağızdan dökülen kelimeler..

- usde(sude)
- duyydu(duygu)
- abba(abla,anane,anne,babanne) çok amaçlı bir kelime:)
- ba (baba)
- dede(dede)
- isbel(sibel)
- ebi(abi)
- bitbi(bitti)
- gel
- gitti
- hoppa
- memi(meme)
- alla alla(allah allah)
- bop(top)
- ekbek(ekmek)
- bakka(bakkal)
- düddüü(araba)
- akkı(ayakkabı)
- cavina(cavidan)
- ibinn(emin)
- egge(yenge)
- edde(teyze)
- iyi
- lerde(nerde)
- pippiş(pipi)
- arçe(arçelik)
- huv huv(köpek)
- miyaaaaaaaa(kedi)
- bebi(bebek)
- çişş
- bak
- dit(git)
- uff
- apperi(aferin)
11 Eylül 2009 Cuma
10 Eylül 2009 Perşembe
erenimo anneyle okula giderse....
seminerler başladığından beri eren ferteğe babannesine gidiyordu. ama bu hafta inatla gitmek istemedi. ağladı bağırdı çağırdı. babannesi bize geldi ondada kadıncağızı mahvetmiş. evin içinde ordan oraya savrulmuşlar. işten bi geldim apartmanın kapısında topaç çeviriyorlar. babannemiz çok yorulmuştu. bende okula götürmeye karar verdim.
iki gündür benimle okula geliyor. keyifler gıcır. herkes onunla ilgileniyor. ordan oraya koşturuyor. karıştıracak biçok şey var. ama ben harap bitap vaziyette eve kendimi zor atıyorum. çünkü merdiven hastası olan deli oğlum bi türlü rahat durmuyor. en tehlikeli yerleri buluyor.
diğer arkadaşların çocukları da geliyor. bazen oynayabiliyorlar. eren biraz kendi haline takılıp keşfetme arzusunda olduğundan oyun onlara pek cazip gelmiyor.
bugün oynadıkları nadir zamanların birinde Atatürk büstünün çevresindeki saksılardaki kumları birbirlerine atmışlar. bi baktım hepsi kum havuzuna dönmüş. iki gündür eve geliyoruz hooop banyo ve uyku. bende kendimi kanepeye atıyorum. sadece bakıyorum. kafayı dinliyorum ayaklarımı dinlendiriyoum.
ev temizlenmeyi bekler halılar yıkanmayı ...herşey bekleyip duruyor. haftaya halletcem inşallah.
eren 2 yaş sendromuna fena yakalandı bizide yakaladı maalesef. sürekli hareket halinde ilgisini toplamıyor. tırmanma koşma zıplama faaliyetleri daha cazip geliyor. beni dinlemiyor inadıma yapıyor. bağırıyor inatlaşıyor..
şikayet yok cavidan herşeye rağmen afacan sağlıklı bir oğluşun var dimi.
p.s: sel felaketini yaşayan herkese geçmiş olsun diliyorum. ülkemiz bi daha bu felaketleri yaşamasın diliyorum.
iki gündür benimle okula geliyor. keyifler gıcır. herkes onunla ilgileniyor. ordan oraya koşturuyor. karıştıracak biçok şey var. ama ben harap bitap vaziyette eve kendimi zor atıyorum. çünkü merdiven hastası olan deli oğlum bi türlü rahat durmuyor. en tehlikeli yerleri buluyor.
diğer arkadaşların çocukları da geliyor. bazen oynayabiliyorlar. eren biraz kendi haline takılıp keşfetme arzusunda olduğundan oyun onlara pek cazip gelmiyor.
bugün oynadıkları nadir zamanların birinde Atatürk büstünün çevresindeki saksılardaki kumları birbirlerine atmışlar. bi baktım hepsi kum havuzuna dönmüş. iki gündür eve geliyoruz hooop banyo ve uyku. bende kendimi kanepeye atıyorum. sadece bakıyorum. kafayı dinliyorum ayaklarımı dinlendiriyoum.
ev temizlenmeyi bekler halılar yıkanmayı ...herşey bekleyip duruyor. haftaya halletcem inşallah.
eren 2 yaş sendromuna fena yakalandı bizide yakaladı maalesef. sürekli hareket halinde ilgisini toplamıyor. tırmanma koşma zıplama faaliyetleri daha cazip geliyor. beni dinlemiyor inadıma yapıyor. bağırıyor inatlaşıyor..
şikayet yok cavidan herşeye rağmen afacan sağlıklı bir oğluşun var dimi.
p.s: sel felaketini yaşayan herkese geçmiş olsun diliyorum. ülkemiz bi daha bu felaketleri yaşamasın diliyorum.
Etiketler:
bizi üzenler,
günce,
terrible two,
yaramazlıklarım
7 Eylül 2009 Pazartesi
çişşş olayı..
netten bulduğum bir yazıyı sizlerle paylaşayım dedim. umarım faydası olur ...umarım en çok bana faydası olur:)
Çocuğunuzun lazımlığını tuvalette kolaylıkla ulaşabileceği bir yere koyun. Ama lazımlığı evin her yerine götürmesine de izin vermeyin.
Bezini gündüzleri ne zaman kirlettiğine dikkat edin. Bu zamanlarda lazımlığa oturtmaya çalışın. Eğer bu zamanı tespit etmekte zorlanıyorsanız, kendiniz belli saatlerde onu lazımlığına oturtun. Yemekten sonra uygun bir zamandır. Beslenmeden sonra çocuklar daha kolay kaka yaparlar.Buna gastro-kolik reflex denir.
Lazımlığa oturmaktan çekiniyorsa ona rahatlatıcı şeyler söyleyin. Onu yalnız bırakmayın. Konuşarak, sevdiği bir oyuncakla beraber oynayarak onu rahatlatmaya çalışın. Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ilgi ve zaman gerektirdiği için, anne ve babanın sabırlı olmaları çok önemlidir
Kimi çocuklar lazımlığı sevmezler. Israrla lazımlığı kullanmaya çalışmayın. Çocuklar için özel üretilen, tuvalet adaptörlerinden deneyin.
Çocuğunuz inatla lazımlığı da tuvaleti de kullanmayı reddediyorsa zorlamayın. Sonra oturursun diyerek onu zorlamadığınızı ama bu işten de vazgeçmediğinizi belirtin.
Çocuğunuzun kakasından iğrenir ya da burnunuzu tıkayarak rahatsız olduğunuzu belirtir davranışlarda bulunursanız, çocuğunuz bu normal yaşamsal ihtiyacının ayıp, kötü bir şey olduğunu düşünecektir. Ona, mutlaka bunun çok normal ve herkes tarafından yapılan bir şey olduğunu anlatmanız gerekir.
Çocuk, çişi geldiğinde oturağı kullanması konusunda cesaretlendirilmelidir,
Çocuk, düzenli olarak yatağa girmeden önce tuvalete götürülmeli ve oturak yatağın yanına veya yakınına konularak, çocuğun oturağa kolay ulaşması sağlanmalıdır.
Çocuğunuza bezini yavaş yavaş bıraktırabilirsiniz. Başlarda, gündüz belli saatlerde çıkarılan bezler, daha sonra daha uzun saatler takılmayabilir. Bu dönemde alıştırma külotları size yardımcı olacaktır. Uyuduğu anlarda altını bezlemeye devam edebilirsiniz. Çocuk gündüz düzenli olarak kuru kalıyorsa, evin içinde bezsiz alt çamaşırlarıyla dolaşmasına izin verilmelidir.
Her çocuk tuvalet eğitimi sürecinde ara sıra altına kaçırabilir. Bu durumda çocuğa kızılmamalı, ayıplanmamalı, cezalandırılmamalıdır. Kaslarını kullanmayı öğrenirken kaçırmalar olağandır ve biraz zaman alabilir,
Tuvalet eğitiminin her aşamasında çocukla konuşularak, çocuğu cesaretlendirmek gerekir,
Gece kuruluğu nadiren gündüz kuruluğu ile aynı anda başlayabilse de, çoğunlukla gerçekleşmesi aylar, yıllar alabilir.
Tuvalet eğitiminin tamamlanması çocuktan çocuğa değişmekle birlikte çocuğun 5 yaşına kadar altını ıslatmamayı, 4 yaşına kadar da altını kirletmemeyi öğrenmesi beklenir.
Tuvalet eğitimi sürecinde geri dönüşler yaşanabilir. Geri dönüşlerde eğitime bir süre ara verilmelidir. Başarısızlık hissine kapılıp, panik olunmamalıdır.
Çevrenizdekileri bu dönem hakkında uyarın. Çocuğunuzu olumsuz etkileyecek şeyler söylemelerine engel olun. Onları da ne yapılıp, ne yapılmaması gerektiği konusunda bilgilendirin.
5 Eylül 2009 Cumartesi
Eren'in listesi

- 12 dev adam şarkısına bayılıyor..hu ha diye diye oynuyor.
- burun,kulak,ağız,diş,saç,göz,pipi,ayak,el sorulduğu zaman gösteriyor..
- arabanın kontak anahtarı şimdilerdeki tek oyuncağı. gördüğü tüm deliklere yerleştirip araba sürüyor.
- kendi ve benim saçımı taramaya bayılıyor.
- tehlikeli hareketlere devam. salıncağına kendi çıkıyor,sabdalyeye çıkıp ordan hoop bilgisayar masasına devamında duvara tırmanacak diye bekliyoruz:)
- oyuncak laptopunda anne,baba,otobüs,ördek kelimelerinin yerini gösterebiliyor.
- uyku konusu bir işkence..dün gece ilk defa uyudu(K)...
- bugün çişşş diyerek klozete götürdü beni ama icraat gerçekleşmedi:)
- konuşma çabası tam gaz devam az bi zaman sonra açılacak bi dil bizi bekliyor. ve sanırsam bitmek bilmeyen sorularda:))
Etiketler:
agu agu konuşuyoruz,
fotolarım,
list,
yaramazlıklarım
2 Eylül 2009 Çarşamba
kime çekmiş ?
annem küçüklüğümü anlattığında çok uslu her dediğimizi yapan akıllı her zaman olgun gibi tanımlamalarla beni anlatırdı. kendimi hatırladığım dönemlerde de öyleydim. çılgınlıklar yapmazdım . hiç evcilik oynadığımı hatırlamıyorum daha farklı şeylere yönelirdim. yaşımın üstünde davranışlar sergilerdim.
babamıza gelince kayınvalideme sorduğumda düşse bile ağlamayan çok hareketli olmayan oldukça sakin bir çocukluk geçirdiğini anlatırdı. belki bunlardı eşimle bizi birbirimize bağlayan.
peki erenimo kime çekti? gün boyu düşündüm durdum. asla yerinde armut gibi oturan bir çocuk istememişimdir. ama hiç oturmayan bir çocukta hayal etmemiştim:))
bugün eren sabır taşımı defalarca çatlattı. ferteğe gittiğimizde uyuyordu ve uyuyalı 5 dakika olmuştu. sesimizi duyar duymaz kalktı . ve başladı maraton. bi dakika durmadı. merdivenleir tırmandı . tandır ocağının bulunduğu balkona indi çıktı bi ara az kalsın tandıra düşüyordu. bisiklete bin kere bindi indi bindi indi...ben hiç seslenmeden sürekli peşindeyim. yemek namına bişey yemedi. uyumadı kesinlikle. en sonunda kayınvalidemle azmettik uyuttuk.
1 saat sonra uyandı kuzenleri geldi. mahallenin diğer çocuklarıyla oynadı koşturdu durdu. ama ne koşturma her an düşecek gibi. cavinan diye diye bana top attı. en sonunda bir çığlık ve ağlama sesi. korktuğum başıma geldi. eren düşmüştü. kucağıma aldım sakinleştirmeye çalışıyorum . olmadı bi baktım alnında koca bi şişlik. hemen ekmek basmaya çalıştık olmadı. babasıyla doğru arabaya gitti. oynadı sakinledi. ee böyle bir durumda çocuk sakinler oturur ağrısını çeker dimi. cık bizimki öyle değil. daha bi coştu. bisikletin tepesine çıkmalar merdivene farklı yöntemle çıkmalar. coştu da coştu. en sonunda babasıyla gülmeye başladık. çok afacan bir çocuğumuz vardı ve kendine zarar vermediği sürece bu durum bizi rahatsız etmiyordu.
düşündüm de bu minik oğluş kime çekmişti? ...
seni seviyorum yaramazım..
babamıza gelince kayınvalideme sorduğumda düşse bile ağlamayan çok hareketli olmayan oldukça sakin bir çocukluk geçirdiğini anlatırdı. belki bunlardı eşimle bizi birbirimize bağlayan.
peki erenimo kime çekti? gün boyu düşündüm durdum. asla yerinde armut gibi oturan bir çocuk istememişimdir. ama hiç oturmayan bir çocukta hayal etmemiştim:))
bugün eren sabır taşımı defalarca çatlattı. ferteğe gittiğimizde uyuyordu ve uyuyalı 5 dakika olmuştu. sesimizi duyar duymaz kalktı . ve başladı maraton. bi dakika durmadı. merdivenleir tırmandı . tandır ocağının bulunduğu balkona indi çıktı bi ara az kalsın tandıra düşüyordu. bisiklete bin kere bindi indi bindi indi...ben hiç seslenmeden sürekli peşindeyim. yemek namına bişey yemedi. uyumadı kesinlikle. en sonunda kayınvalidemle azmettik uyuttuk.
1 saat sonra uyandı kuzenleri geldi. mahallenin diğer çocuklarıyla oynadı koşturdu durdu. ama ne koşturma her an düşecek gibi. cavinan diye diye bana top attı. en sonunda bir çığlık ve ağlama sesi. korktuğum başıma geldi. eren düşmüştü. kucağıma aldım sakinleştirmeye çalışıyorum . olmadı bi baktım alnında koca bi şişlik. hemen ekmek basmaya çalıştık olmadı. babasıyla doğru arabaya gitti. oynadı sakinledi. ee böyle bir durumda çocuk sakinler oturur ağrısını çeker dimi. cık bizimki öyle değil. daha bi coştu. bisikletin tepesine çıkmalar merdivene farklı yöntemle çıkmalar. coştu da coştu. en sonunda babasıyla gülmeye başladık. çok afacan bir çocuğumuz vardı ve kendine zarar vermediği sürece bu durum bizi rahatsız etmiyordu.
düşündüm de bu minik oğluş kime çekmişti? ...
seni seviyorum yaramazım..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)