1 Eylül 2009 Salı

işbaşı











finish...tatil bitti. bugün işbaşı yaptım. gerçi tüm gün çalışmasamda yinede kuzuyla ayrılık göründü bize.
sabah erken kalktı her zamanki gibi . türlü şebeklikler sevimliliklerden sonra hazırlandık doğru babanneye ferteğe gittik. seminerler boyunca ferteğe gidecek minnoş.
yolda sevindi durdu araba sürdü kahkahalar attı.
babannesini görünce alkışladı sevindi doğruca bisikletlere gitti. bizi unuttu hemen. hoşuma gitti ağlayarak bırakmak yerine böyle güle oynaya kalması içimi rahat ettirdi.
eve geldim hazırlandım yeni bir yıla başlamak için yola düştüm. arkadaşlarla hasret giderdik ortama yeniden alışmaya çalıştık.
öğlen olunca babamızla oğluşu almaya gittik. gittiğimde uyuyordu çok yoruldu dedi babannesi. gün boyunca merdivelerden inmiş çıkmış. uyanmasını bekledik uyanınca benim sesimi duydu. Allahım ne sevindi ne güzel güldü. gittim sarıldık koklaştık seviştik. yüzüme baktı kıyafetlerime baktı. güzel olmuşmuyum oğlum dedim 'hı hı' dedi:)))
sonra hoop eve geldik. soyundu dökündü bi güzel oynadı kendi kendine. çorbasını içti.
sonra küçük teyzemizle emin abisi geldi. emin'i görünce ''ibiiin'' diye sevindi. çok seviyor.
güldü eğlendi yedi içti şimdi uyuyor.
bende ise bi enerji düşüklüğü var sebebini bilmediğim.:((

30 Ağustos 2009 Pazar

6. yıl

evet 2003 yılı 30 ağustos günü sevgili eşimle dünya evine girdik. el ele başladığımız bu yolculuğumuz küçük oğluşumla devam ediyoruz.
sizleri çok seviyorum oğlum ve biricik eşim..

28 Ağustos 2009 Cuma

kudurdum kuzenimle..







hep annem kendi yazar ya bloğumu bugün ben yazayım dedim.



sabah ''ba'' nidalarıyla uyandım. bu arada ba baba demek benim lügatımda. sonra annemi uyandırdım . sabah temizliği kahvaltı derken her yeri kolaçan etmeliyim hoplamalıyım dedim durdum kendime. annem yemek işiyle haşır neşirken ben içeri dışarı girip çıktım. annemin paçalarına yapıştım. canım sıkılıyor napıyım.



yavaş yavaş uykumun geldiğini hissedince annemin tuttum elinden doğru yatağa. koyun koyuna uyuduk annişimle. bayılıyorum böyle uyumaya.



sonra uyandım annemi aradım bağırdım hemen geldi annişim. şeviştik koklaştık. çorbamı içtim yoğurdumu yedim derken kapı çaldı. bi baktım teyzemle şevval ablam gelmiş. bol bol oyun oynadık kudurduk dans ettik. harika bi gündü. ben şu sıralar çok konuşuyorum ama her zaman dediğimi anlamıyorlar. annem hep güerek evet oğlum tabiki bitanem diyip duruyor.



sütümü içtim gece bahçesini izledim ve hooop uyudum.



hepinize baş baş...

27 Ağustos 2009 Perşembe

kutlamalar başlasın..elveda emzik..

ha oldu olacak derken bu hafta başında iyice niyetlenmiştim. ne olursa olsun emziğe veda edecektik. çünkü hem dil hem de diş gelişimi için emzik bize tehdit oluşturmaya başlamıştı. hele anası gibi 6 yaşına kadar emer diye düşününce:))
artık eren emziksiz..geceleri uyuyor hiç aramıyor. hatta dün gece çok huysuzlanınca dayanamayıp vereyim dedim attı emziği:))
sıra geldi çişşşş olayına. ama ona tam hazır olmadığını düşünüyorum zamanına göre başlamaya karar verdim:))
tabi emziği atınca bıdık daha çok bıdırdamaya başladı. daha çok konuşma hevesli oldu. bişeyler söylemeye yeni kelimeler çıkarmaya başladı. salyalarımız azaldı ve uykuya daha çabuk daldığını farkettim.
şimdilerde en büyük keyfi hopppaa yaparak oynamak koltuklardan hoplamak. hatta dün ana oğul hoppa hoppa diyerekten karşılıklı oynadık bile. biri videoya çekse kesin you tube luk olurduk..
herşey tabii güllük gülistanlık değil. hayatın iki yönü her an kapımıız çalabiliyor. küçük kardeşim ikinci kez hamile idi. ilkini kalp sesi duymadan kaybetmişti. bu sefer kalp sesini duyup çok rahatlamamıza rağmen dün miniğimize veda ettik. yine gelişemedi. herşeyde var bir hayır diyerek kabullendik ama kardeşimin ikinci kez aynı şeyi yaşaması kürtaj olması bizi çok üzdü.
b,izden böyle..

24 Ağustos 2009 Pazartesi

el ele şehir turu
















sabah kalkıldı her zamanki rutuin uygulandı ve ilk emziksiz güne başlandı. öğlen birde kucağıma aldım mis kokulumu bi bakmışım saat üç olmuş bi güzel uyumuşuz. miniğim 4 e doğru uyandı. meyvesini yedi keloğlanı izledi hadi bitanem gezelim biraz dedim. bu teklif kaçar mı doğru yatak odaısna gitti. kıyafetlerini seçti annesini bekledi ve ana oğlu el ele düştük yollara:)





eren'le yolda yürümeye bayılıyorum. öyle kolay kolay elimi bırakmıyor. çok temkinlidir arabalara çok yaklaşmaz kendini sağa sola atmaz. izin verdiğim anda istediği gibi yürür çevreyi kolaçan eder. yani el ele şehir turu atmak her zaman keyiflidir erenimo ile.





şimdilerde sokakta gördüğü her kişiye el sallama abba ebi gibi sıfatlar yakıştırmada üstümüze yok. kuzumla yeni açılan lc waikiki ye gittik. çok beğendim özellikle miniğim için bol çeşit beni memnun etti. orda her yeri kolaçan etti kendine kıyafet baktı bir abi buldu onunla kendince oynadı derken bi ara bi baktım yanımda değil. sadece 2 sn lik bir zaman diliminde yanımdan yokolmuştu. başımdan kaynar sular döküldü çıldırcaktım bi baktım soyunma kabinin orda. hemen aldım karşıma yanımdan ayrılma dedim^'hı hı' diye cevap verdi bilmiş ..





sonrasında eve doğru yola çıktık. uzun bir yürüyüşten sonra eve geldik.





şimdi yine emziksiz uyudu umarım gece çok uyanmaz şu emziği çöpe atar kutlamalar yaparız:))










ps: sude naz'ın tatlı annesi eylemcim ya ben o arka planı bulmadım yaa:(( linkini verir misin?

23 Ağustos 2009 Pazar

22 aylık olduk...

ağustos-2009
22 Aylık Bebekler : Merdiven çıkabilir. İlk kısa cümlelerini kurabilir Ellerini yıkayıp kurulayabilir. Zıplayabilir ve tümsek yerlerden atlamak ister. Etrafını daha dikkatli izler. Kendi kendine yemek yiyebilir. Büyük parçalı legolarla 7-8 parçalı kule yapabilir. Kitaplardaki resimler daha çok ilgisini çeker. Boya kalemleri ile resim yapabilir. Yüksek eşyalara tırmanmaktan hoşlanır. İsteklerini daha rahat ifade edebilir. Yardımla dişlerini fırçalayabilir. Gösterilen resimdeki tanıdık nesnelerin ya da kişilerin adını söyler. Tuvaleti geldiğinde haber verir. Kendi kendine giyinmek ister. Şarkılar söyler, dans eder. Evdeki elektronik eşyaları kullanmak ister. ağustos 2008

küçük danam 22 aylık oldu...
neler yapıyoruz..
  • ayakkabılarını kendi giyebiliyor..
  • kelime hazinemiz hergeçen gün artıyor..ekbek(ekmek) yeni kelimelerimizden.
  • hoplamaya kanepelerden zıplamaya bayılıyor. hooppa diyerek kendine cesaret vermeyide ihmal etmiyor.
  • elinde taş varsa attı diyor atıyor yada atar gibi yapıyor.
  • bazen hayır dediğimiz şeyleri gözümüzün içine baka baka yapıyor sonra gülerek bizden kaçıyor. kendince oyun oynuyor.
  • vücudundaki her organı rahatlıkla gösterebiliyor.
  • çok güzel taklit yapıyor.
  • elektronik eşyalara çok düşkün ilgisini çekiyor ve çalışmalarını dikkatlice izliyor.
  • gezdiği dolaştığı yerleri biliyor. marketlerin yerlerini gösterip illa gidelim diye tutturuyor:)
  • çok sıcakkanlı ve sempatik olmaya başladı. insanlardan eskisi gibi çekinmiyor hatta hiç çekinmiyor. dün kırmızı ışıkta durmuştuk bi baktım yandaki arabadaki bayana el sallıyor oda ona salladı. çok güldük:)

2 yaşımıza 2 kala bizi şaşırtıyor sevindiriyor mutlu ediyorsun bebeğim.



21 Ağustos 2009 Cuma

ah geceler uykusuz geceler..

valla artık kendimi şikayet ederken bulunca çok kötü hissediyorum. herkes aynısını yaşıyor senin farkın özelliğin ne diyip duruyorum. şu sıralar kendimle inanılmaz bir çekişme içerisindeyim.
herneyse iki gecedir eren uyumuyor. aslında uyuyor gözler kapalı ama sürekli ağlıyor beni istiyor. babasını istiyor gezdirin diyor salıncakta sallayın diyor. her isteğini istisnasız yapıyoruz. dün gece hiç kolumu bırkamadı sürekli o yana bu yana döndü durdu. napacağımı şaşırmış durumdayım. dualar okuyorum karnın ovuyorum dün hiç gereksiz yere ağrı kesici bile verdim.
sanırım dişlerde son demlere geldik. arka azılarımız çıkıyor . gündüzleri çok neşeli uyumlu yemeğini yiyen çocuk gece tamamen değişiyor. bugün farkettim eli sürekli ağzında kaşıyor. umarım diştir başka şeyler değildir.
bunların yanı sıra güzel şeyler paylaşımlar yaramazlıklar yaşıyoruz.
en önemli problemimiz eren'in çok sıkılıyor olması. oyuncaklarıyla çok haşır neşir değil. en fazla 10 dakika. bende yanına oturuyorum oyuncakları konuşturuyorum yediriyoruz içiriyoruz ama nafile. yaşadığımız yerin sıkıntısını çocuk yetiştirirken bi kez daha gördüm. kuzum sürekli dışarda gezmek isityor. maalesef evimizin çevresi ona uygun değil. anca kapı önüne indiriyorum ondada arabalar geçtiğinde sürekli panik halde çocuğu da boğuyorum. inşallah ev aldığımızda site olmasına dikkat edeceğim. birlikte dışarı çıktığımızda elimden tutup marketleri geziyoruz işte ozaman tam bi arkadaş modundayız. birlikte rafları inceliyoruz arabaları seyrediyoruz ..benim küçük dostum:))
konuşma olayı yavaş ama her geçen gün artarak devam ediyor. eren kendi isteği dışında zorlamayla bişeyleri yapan bir çocuk değil. konuşması da öyle. durup dururken bişey diyor bizde şaşırıyoruz. şimdiki kelimesi bibi(pipi) :)) çok şirin söylüyor.
uykularımızda artık kucağıma geliyor başını omzuma koyuyor bi bakıyorum uyumuş. emzik olayımız ise sadece uykularda onun dışında yatağımıza atıyoruz birlikte bundada yavaş ve üzmeden halledeceğimize eminim.
çok sevgi dolu bir oğluşum var. gün boyu defalarca sarılır öper beni babasını. en ufak bir üzüntümüzde hemen gelir yanımıza..canım benim..hayat kaynağım..
yaramazlıklarımızda yok değil ama ben onun o halini daha çok seviyorum afacanın.. bugün eline boya kalemlerini almış duvarı bulaşık makinesini hep çizmiş. allahtan sildiğimde hepsi çıkmşıtı. bulaşık makinesi bu anlamda iyi bir alternatif her türlü sanatsal çalışma yapılabilir. :) sürekli hoppa hoppa diyerek hopluyor bayılıyor. babasıyla boğuşmayı çok seviyor. onunla oynamaktan ayrı bi zevk alıyor. çünkü çok az zaman geçiriyorlar:(
şimdiki takıntımız taş:)) yolda bulduğu taşları inceliyor atmaya çalışıyor ayrı bir bağ oluştu:))
tv ye sadece kendi seçtiği programları seyrediyor. onlarda çok az..gece bahçesi,bernard..favorileri. çok bağımlı değil allahtan..zaten öyle oturup izleyen bir cins değil:)
herşeye rağmen kendimi çok yetersiz hissediyorum. ona bişeyler verirken dikkatli olsamda hep bişeylerin eksik kaldığını düşünüyorum. dediğim gibi yaşadığım yer beni bu anlamda etkisiz kılıyor. komşuluk olayımda maalesef yok..bunlardan dolayı ikimizin kurduğu bir dünyada oğlumla birbirimizi eğliyoruz.
çok uzuuuuuuuun bir yazı oldu farkındayım. umarım beni okuyan beni anlayan yada bana yol göstermek isteyen anneler vardır...
sevgiler.